1. YAZARLAR

  2. Yusuf Ziya Cömert

  3. Seçmen ‘Gordiyon’u çözer mi?
Yusuf Ziya Cömert

Yusuf Ziya Cömert

Seçmen ‘Gordiyon’u çözer mi?

A+A-

Bir mekanizma siyasetin faaliyet sahasını içini dışına çıkaracak şiddette karıştırıyor. Bilhassa son mahalli seçimlerden beri siyasetin büyük, küçük oyuncularını birbirinin içinden geçiriyor, vuruyor, hırpalıyor, yaralıyor.

Mikser var ya, hanımlar mutfakta öte beriyi karıştırmak için kullanır, onun fazlaca gelişmiş daha dallı budaklı bir çeşidi.

Mekanizmamızın unsurları iktidarın elinin altındaki vesaitten, alet ve edevattan teşekkül ediyor.

Mekanizmayı oluşturan vesaitin kontrolünü elinde tutanlar kendi bulundukları alanın karışmaması, sükunetli kalması için gerekli ihtimamı gösteriyor. Geliştirdikleri silahları muhalefetin hareket alanlarında kullanıyorlar.

Herhangi bir ahlaki ilke gözetiyorlar mı?

Hayır, gözetmiyorlar.

Muhalif belediyeleri, bilhassa son mahalli seçimlerin galibi CHP’yi hedef alan operasyonlar bu ‘karıştırma’ ameliyesinin önemli bir parçası.

Aslında parçası değil. Gövdesi.

Mümkün olan bütün vesileleri istihdam ediyorlar. Diploma davası, casusluk davası.

Hiçbir şey mi gözetmiyorlar?

Hayır, bazı şeyleri gözetiyorlar.

Mesela cumhurbaşkanlığı seçiminde seçimi kazanması ihtimal dahilinde olan adayların yolunu kesmeyi gözetiyorlar.

Yolunu kesmek?

Bir nevi kilitlemek.

Bir gerekçe bulup uzun süre çıkamayacakları şekilde hapse tıkmak.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na bunu yaptılar.

Bir başka adaya da aynısını yapabilirler mi? Mesela ABB Başkanı Mansur Yavaş’a?

Kimse yapmayacaklarını garanti edemez.

İstediğiniz kadar hukuk kitabı karıştırın, anayasa maddesi okuyun, fiili duruma mâni olacak velev ki yazılı olsun herhangi bir kanun maddesi, mevzuat yok.

Maksada hizmet eden her yol caiz. Yapınca oluyor. Fiili durum bu.

Şu anda CHP’ye yapıldığı gibi…

Denetleyicisi ve onay mercii Yüksek Seçim Kurulu olan parti kongrelerini ya da kurultaylarını ke en lem yekün yapabiliyorsunuz.

Yüksek yargının onayını mahalli mahkemede ortadan kaldırabiliyorsunuz.

Yüksek yargıyı bu olanları sineye çekecek kıvama getirmek de imkân dahilinde.

Oylarının eksilmediğini gözlemlediğiniz muhalefet partisinin aktif kısmını kapatıp pasif kısmını hizmete açabiliyorsunuz.

Kazara, o partinin aktif tarafı yargı marifetiyle şeş cihetten kuşatılmışlığına başka bir çare bulamayıp yeni bir parti kursa, kurdukları yeni parti seçimde başarılı olacağına dair alametler gösterse aynı yöntemleri o yeni partiye de uygulama seçeneği yine kullanım için müsait.

Bir ‘üst akıl’ bu işleri taşı gediğine koyar gibi aşama aşama kotarıyor demeyeceğim. Olan biteni faydasına kani olduğum ama bizde mevcut olduğuna hiç inanmadığım ‘devlet aklı’na bağlamak niyetinde de değilim. Zihnimin çalışma şekli buna müsait değil.

Birkaç gün önce arkadaşımız Yıldıray Oğur güzel bir yazı yazmıştı. “Prokrustes’in demir bir yatağı varmış.” Okumanızı tavsiye ederim. O yazıda anlatıldığı gibi olan bitene bir teori yakıştırmak için çabalamayacağım.

Ama bu defa ‘karıştırma’ ameliyesi her zamankinden daha derin ve kapsamlı.

Belki muhalefete hareket alanı bırakmamayı hedefliyordu. Fakat bu hedefi aştı.

Memlekette ‘seçmen’ adı verilen hayli kalabalık bir kitle var.

Bu işleri yapan akıl/akıllar, bir tarafıyla yaptığını başka bir tarafıyla yıktığı için muhalefeti sıkıştırmaya uğraşırken seçmeni de sıkıştırdıklarının farkına varamayabilirler.

Seçmen çoğu kez iyi niyetlidir ama işler bu derece karıştırınca ne yapsın? Nasıl yapsın?

Bizde işler zaman zaman şöyle olur. Siyaset, vesayet, devlet, iyi saatte olsunlar, artık kim varsa… İşleri karıştırırlar…

Düğümlerler, düğümlerler. Çözülemeyecek kadar düğümlerler.

Ondan sonra kördüğümü seçmenin eline verirler.

Al bunu çöz.

Seçmen, “oğlum fazla karıştırdınız, ben bunu nasıl çözeyim? Atınızı da alın tımarınızı da…”

Dese yeridir.

Gerçi bazen çözdü, bazen çözemedi ama şimdiye kadar ‘alın atınızı’ demedi.

Şöyle bir seçmen türü var mı?

İskender’in ‘Gordiyon’u çözdüğü gibi kördüğümü kestirmeden çözsün?

Bilmiyorum. Belki siyasetçiler ustalaşırken seçmen de ustalaşmıştır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar