1. HABERLER

  2. ÜMMET COĞRAFYASI

  3. KÜRDİSTAN

  4. Mazlum Abdi: DSG teslim olmadı, mücadele yeni bir aşamaya geçti
Mazlum Abdi: DSG teslim olmadı, mücadele yeni bir aşamaya geçti

Mazlum Abdi: DSG teslim olmadı, mücadele yeni bir aşamaya geçti

.

A+A-

Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) Suriye ordusuna entegrasyonunun ardından Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olan Mazlum Abdi, Türkiye’den gazetecilere verdiği kapsamlı röportajlarda yeni döneme ilişkin önemli mesajlar verdi. Abdi, entegrasyonun “teslimiyet” olmadığını belirterek Kürtlerin bundan sonraki mücadelesinin anayasa, demokratik siyaset ve diplomasi alanında süreceğini söyledi. Türkiye ile temas ve diyalog kanallarının açık olduğunu ifade eden Abdi, “Artık yeniden savaşa dönmek istemiyoruz” dedi.

Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) Suriye ordusuna entegrasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olarak yeni bir göreve başlayan Mazlum Abdi, Türkiye’den İlke TV’den Banu Güven, Yeni Yaşam Gazetesi’nden Nezahat Doğan ve Spot Basın Kooperatifi’nden İrfan Aktan ile gerçekleştirdiği görüşmelerde Suriye’de başlayan yeni dönemi değerlendirdi. Abdi; DSG’nin geleceği, entegrasyon süreci, Kürtlerin anayasal hakları, Kürtçe eğitim, yeni siyasi yapılanma, Türkiye ile ilişkiler ve Suriye’nin geleceği konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Abdi’nin röportajlarında öne çıkan temel mesaj, yaklaşık 15 yıl süren savaş ve silahlı mücadele döneminin ardından Kürt siyaseti açısından yeni bir aşamaya geçildiği oldu.

DSG’nin Suriye ordusuna katılmasını bir teslimiyet olarak görmediklerini vurgulayan Abdi, yeni dönemde mücadelenin silahlı alandan anayasa, siyaset, diplomasi ve hukuk alanına taşınacağını söyledi.

“Entegrasyon bir son değil, yeni bir başlangıç”

Mazlum Abdi, DSG’nin Suriye ordusuna entegrasyonunu ne bir yenilgi ne de tek taraflı bir zafer olarak değerlendirdi.

DSG’nin yıllar boyunca bölgede önemli bir askeri, siyasi ve idari deneyim oluşturduğunu belirten Abdi’ye göre asıl mesele, bu deneyimin ardından Kürtlerin yeni Suriye devletinde hangi statü ve haklarla yer alacağı.

Abdi, geçmişte Baas rejiminin Kürt kimliğini inkâr eden politikalarıyla bugün ortaya çıkan yeni durum arasında önemli farklılıklar bulunduğunu belirterek, Kürtlerin ilk kez kendi kimlikleriyle Suriye devletinin yeni yapılanmasında yer alma imkanına sahip olduğunu ifade etti.

Ancak mevcut kazanımların Kürtlerin bütün taleplerini karşılamadığını da vurgulayan Abdi, Kürtlerin ulusal, kültürel, idari ve anadili haklarının anayasal güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

“DSG teslim olmadı”

Yeni Yaşam Gazetesi’ne verdiği röportajda entegrasyon tartışmalarına özel olarak değinen Mazlum Abdi, DSG’nin Suriye ordusuna katılmasının teslimiyet olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.

Abdi, DSG birliklerinin tugaylar halinde, yöneticileriyle birlikte Suriye ordusuna katıldığını ve bulundukları bölgelerin savunmasında rol almaya devam edeceklerini belirtti.

Entegrasyon konusunda iki farklı yanlış yaklaşım bulunduğunu ifade eden Abdi, bir kesimin “DSG teslim oldu ve artık ortada hiçbir şey kalmadı” şeklinde değerlendirme yaptığını, diğer kesimin ise “Hiçbir şey değişmedi” görüşünü savunduğunu söyledi.

Abdi’ye göre her iki yaklaşım da gerçeği yansıtmıyor.

DSG güçlerinin varılan anlaşmalar doğrultusunda planlı ve kademeli biçimde Suriye ordusuna dahil olduğunu belirten Abdi, güçlerin bundan sonra Suriye ordusunun resmi bir parçası olarak bölgenin ve ülkenin savunmasında görev alacağını ifade etti.

Silahların yerini siyaset alacak

Abdi, 15 yıllık mücadele boyunca binlerce kayıp verildiğini ve DSG’nin toplum içerisinde güçlü bir karşılığı bulunduğunu belirterek, entegrasyon sürecinin kendileri açısından kolay bir karar olmadığını söyledi.

Buna rağmen yeni dönemi bir kapanıştan çok mücadele yönteminin değişmesi olarak değerlendiren Abdi, bundan sonra siyasi mücadelenin öne çıkacağını vurguladı.

Abdi’nin açıklamalarına göre yeni dönemin en önemli başlıklarından biri, DSG’nin bıraktığı siyasi alanın nasıl doldurulacağı olacak.

Bölgede yeni bir siyasi yapı oluşturulması konusunda çalışmalar yürütüldüğünü belirten Abdi, henüz kurulacak yapının adı ve biçimi konusunda kesinleşmiş bir karar bulunmadığını söyledi.

Ancak 15 yıllık mücadele boyunca ortaya çıkan toplumsal ve siyasi birikimin yeni dönemde siyasi alana taşınması gerektiğini vurguladı.

Kürtçe eğitim: “Atılan adım önemli ancak yeterli değil”

Mazlum Abdi’nin en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri Kürtçe eğitim konusunda oldu.

Rojava’daki özerk yönetim döneminde çocukların ilkokuldan üniversiteye kadar Kürtçe eğitim alabildiğini hatırlatan Abdi, bugün devlet tarafından tanınan Kürtçe eğitim hakkının bu deneyimin gerisinde kaldığını söyledi.

Kürtçenin Suriye tarihinde ilk kez resmi eğitim sistemi içerisinde tanınmasını önemli bir kazanım olarak değerlendiren Abdi, buna rağmen mevcut uygulamanın Kürt halkının beklentilerini karşılamadığını belirtti.

Abdi, Kürt dilinin kendileri açısından temel ve vazgeçilmez bir mücadele alanı olduğunu vurgulayarak, Şam ile yapılan görüşmelerde Kürtçe meselesinin kırmızı çizgilerden biri olduğunu ifade etti.

Kürt halkının anadili konusunda mücadele etmeye devam etmesi gerektiğini belirten Abdi, çocukların Kürtçe eğitim veren okullara gönderilmeye devam edilmesini de bu mücadelenin bir parçası olarak değerlendirdi.

Çocukluğunda Kürtçe nedeniyle gözaltına alınmıştı

Kürtçe meselesinin Abdi açısından yalnızca siyasi bir konu olmadığı, kendi yaşam öyküsüne ilişkin anlattıklarında da ortaya çıktı.

Abdi, çocukluk yıllarında Kürtçe kitap okuduğu ve yazdığı gerekçesiyle gözaltına alındığını anlattı.

13-14 yaşlarındayken okulunun Kürtçe kitaplar nedeniyle basıldığını ve yaklaşık bir hafta cezaevinde kaldığını belirten Abdi, yıllar sonra Kürtçenin Suriye devletinin eğitim sistemi içerisinde sınırlı da olsa tanınmasını tarihi bir gelişme olarak değerlendirdi.

Bununla birlikte mevcut düzenlemenin yeterli olmadığını vurgulayan Abdi, Kürtlerin kendi iradesini ortaya koyması halinde hakların daha da genişletilebileceğini söyledi.

Gözler anayasa sürecinde

Mazlum Abdi’ye göre yeni dönemin en kritik aşamalarından biri Suriye’de başlayacak anayasa hazırlık süreci olacak.

Önümüzdeki dönemde anayasa hazırlık komisyonunun oluşturulmasının beklendiğini belirten Abdi, Kürt temsilcilerinin de bu süreçte yer almasını istediklerini ifade etti.

10 Mart ve 29 Ocak anlaşmalarında Kürtler ve Kürtçe konusunda çeşitli kararların bulunduğunu hatırlatan Abdi, cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde de Kürt haklarıyla ilgili düzenlemeler yer aldığını söyledi.

Ancak Abdi’ye göre mevcut kazanımların kalıcı hale gelmesi için anayasal güvence şart.

Kürtlerin ulusal, kültürel, anadili ve idari haklarının yeni anayasa içerisinde açık biçimde güvence altına alınması gerektiğini vurgulayan Abdi, Kürtlerin bütün taleplerinin henüz karşılanmadığını söyledi.

Yeni siyasi yapılanma hazırlığı

DSG’nin silahlı yapı olarak geçirdiği dönüşümün ardından bölgede yeni bir siyasi yapılanmanın oluşturulması da gündemde.

Mazlum Abdi, bölgede siyasi faaliyet yürüten aktörlerin bu konuda çalışmalar yaptığını ancak henüz yeni yapının adı ve örgütsel biçiminin belirlenmediğini söyledi.

Abdi’ye göre yeni siyasi yapılanmanın temel amacı, DSG’nin yıllar boyunca oluşturduğu toplumsal tabanın ve siyasi birikimin demokratik siyasete taşınması olacak.

Bu nedenle silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçişin yalnızca bir söylem değişikliği olmadığını belirten Abdi, yeni dönemin aynı zamanda yeni bir siyasi örgütlenme ihtiyacını ortaya çıkardığını ifade etti.

IŞİD tehdidi devam ediyor

Suriye’de yeni siyasi dönem tartışılırken Mazlum Abdi’nin dikkat çektiği bir diğer başlık IŞİD oldu.

Örgütün eski gücünde olmadığını ancak tamamen ortadan kalkmadığını belirten Abdi, IŞİD’in hâlâ ideolojik bir tabana sahip olduğunu ve finansal ile insan kaynağına ulaşabildiğini söyledi.

IŞİD’in saldırı düzenleme kapasitesini koruduğunu ifade eden Abdi, örgütün yeniden güç kazanabilecek bir tehdit olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye ile temas ve diyalog kanalları açık

Mazlum Abdi’nin röportajlarında en dikkat çekici başlıklardan biri de Türkiye ile ilişkiler oldu.

Abdi, Türkiye’nin Suriye’nin sınır komşusu olması ve yeniden yapılanma sürecindeki ekonomik kapasitesi nedeniyle yeni Suriye döneminde önemli bir aktör olmaya devam edeceğini söyledi.

Türkiye ile ekonomik kalkınma ve bölgesel istikrar alanlarında ortaklaşabilecekleri konular bulunduğunu belirten Abdi, Suriye’nin istikrara kavuşmasının Türkiye açısından da önemli olduğunu ifade etti.

Türkiye’de yürütülen Kürt meselesine ilişkin sürecin Suriye’deki gelişmeleri de etkilediğini belirten Abdi, iki dosyanın uzun süredir birbirini etkilediğini söyledi.

Abdi, Türkiye ile ilişkiler konusunda şu mesajı verdi:

“Bugün de Türkiye ile aramızda temaslar ve diyalog kanalları mevcuttur.”

İlişkilerin bundan sonra “doğal ve yapıcı bir zeminde” yürütülmesi gerektiğini belirten Abdi, Türkiye ile kurulacak sağlıklı ilişkilerin hem Suriye’nin hem de Kürt halkının çıkarına olacağını ifade etti.

“Yeniden savaşa dönmek istemiyoruz”

Mazlum Abdi, yeni döneme ilişkin en net mesajlarından birini savaş konusundaki değerlendirmelerinde verdi.

15 yıl süren savaşın ardından halkın yeniden savaş koşullarına dönmesini istemediklerini belirten Abdi, mecbur kalınmadıkça halkın tekrar savaş ortamına sürüklenmemesi gerektiğini söyledi.

Yeni dönemin Suriye’nin yeniden inşası, barış ve siyasi mücadele dönemi olduğunu ifade eden Abdi, Kürt halkına yeni süreçte birlik ve örgütlenme çağrısında bulundu.

Kürtlere birlik çağrısı

Abdi, önümüzdeki dönemde Kürtlerin en önemli ihtiyacının ulusal ve siyasi birlik olduğunu söyledi.

Kürtlerin Suriye devletinde güçlü bir şekilde yer alabilmesi ve haklarını anayasal güvence altına alabilmesi için siyasi güçlerin ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Abdi, mevcut kazanımlar etrafında birlik oluşturulması çağrısı yaptı.

Eleştirilerin ve farklı düşüncelerin varlığına karşı olmadığını ifade eden Abdi, ancak mevcut dönemde Kürt halkının geleceği ve kazanımlarının korunmasının daha önemli olduğunu söyledi.

Yeni dönemin hedefi: Suriye’den ayrılmak değil, kurucu unsur olmak

Mazlum Abdi’nin röportajlarında ortaya koyduğu temel siyasi hedef, Kürtlerin Suriye’den ayrı bir yapı kurması değil, kendi kimlikleriyle yeni Suriye’nin kurucu unsurlarından biri olarak yer alması oldu.

Abdi, 15 yıllık savaş ve yönetim deneyiminin ardından Kürtlerin yeni dönemde elde ettikleri kazanımları korumayı ve bunları anayasal güvence altına almayı hedeflediklerini söyledi.

Yeni dönemde mücadele alanının değiştiğini vurgulayan Abdi, silahlı mücadelenin yerini anayasa, hukuk, demokratik siyaset ve diplomasinin alacağını belirtti.

Mazlum Abdi’ye göre Kürtler açısından başlayan yeni dönemin temel hedefi, Suriye devletinden ayrı bir yapı oluşturmak değil; kendi kimlikleriyle Suriye’nin siyasi ve toplumsal geleceğinde güçlü biçimde yer almak olacak.

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.