MAGA dedikleri bu muydu?
Venezuela güzel bir ülke. Güney Amerika’nın en kuzeyinde, ekvatora yakın. İklimi ne sıcak ne soğuk. Yüzölçümü Türkiye’den biraz büyük. Nüfusu bizim nüfusumuzun yarısından az (30 milyon.)
Kimse dokunmasa, kimse sömürmese, idarecileri makul ve sükunetli olsa, dışarıdan ecnebiler kurcalamasa zengin, müreffeh bir ülke haline gelmesi çok kolay. Dünyada en çok petrol orada var. Doğalgazı da çok. Bizim Karadeniz’de bulduğumuzu söylediğimiz doğal gazın milyonlarca katı rezervleri var. Venezuela halkına yeter de artar bile. Varlık içinde yokluk yaşıyorlar.
Petrollerini işletemiyorlar. Yeraltından çıkaramıyorlar. Çıkardıklarını doğru dürüst satamıyorlar. ABD en büyük müşterileriydi, şimdi almıyor. Satabilirlerse Hindistan’a ve Çin’e satıyorlar.
Venezuela’nın iktisadi ve idari durumunu Türkiye’yle kıyaslayabilir miyiz?
Haksızlık olur.
Ekonomik çöküşü göstermemek için 10 yıldır ekonomik veriler yayımlanmıyor. Bir ara enflasyon 10 binin üzerine çıkmış. Son günlerde yüzde 500 civarında ve hızla artıyor. Milli gelir son yıllarda 3 bin dolara düşmüş gitgide azalıyor.
Meclis’te çoğunluk muhalefette olduğu için yasama mekanizmasını işletemiyor. 2017’de yüksek mahkeme meclisin yetkilerini elinden almış ve yasama yetkisini kendisinin kullanacağını ilan etmiş. Maduro ulusal meclise alternatif paralel bir meclis kurmak için referanduma gitmiş. Buna benzer bir sürü tuhaflıklar.
Şimdi, ABD Başkanı Trump Venezuela’da darbe yaptı, bir bakıma yönetime el koydu, iyi oldu mu dememiz gerekiyor?
Kesin bir şekilde hayır.
ABD Başkanı Trump operasyon yaptı, Venezuela’ya saldırdı, devlet başkanı Maduro’yu uluslararası hukuku, Venezuela halkının egemenliğini hiçe sayarak kaçırdı, kelepçeledi, rehin aldı, yine herhangi bir hukuk, meşruiyet aramaksızın ABD mahkemelerinde yargılayacağını söylüyor.
‘Devletler hukuku’nun tamamen dışında, devlet terörü kavramına daha yakın hareketler.
Kaldı mı ‘uluslararası hukuk?’
Bilhassa Gazze’deki soykırımdan sonra?
İsrail’in yaptığı ve ABD’nin eski ve yeni başkanlarının himaye ettiği işgal ve katliamlardan sonra?
ABD’nin Ortadoğu’da yaptığı operasyonlar daha kapsamlıydı. Irak’ı işgal etti. Saddam Hüseyin’i işgal altında kurduğu mahkemede yargıladı, idam etti. Arap Baharı’nda Libya, Mısır ve Suriye halkıyla, ekonomisiyle, asayişiyle perişan oldu.
Kaddafi’yi vahşi bir şekilde öldürdüler. Mısır’ı altüst ettiler, önce İhvan-ı Müslimin’in önünü açtılar, sonra yine Mısır ordusunu kullanarak kanlı bir darbe ile devirdiler.
MAGA böyle bir şey miydi? Making Amerika Great Again? Amerika’yı Yeniden Harika Yapmak? Yeniden darbe yapmak mıydı?
***
Yeni bir hukuk mu doğuyor?
Aslında doğmuyor, daima mevcuttu. 2. Dünya Savaşından sonra tesis edilen uluslararası hukuk da güçlülerin hukukuydu.
Güçlülerin talepleri o hukuka sığmamaya başladı.
Rusların Avrasyacı siyaset bilimcisi Alexander Dugin’in Venezuela yorumları iki gündür ortalıkta dolaşıyor.
“Venezuela’daki ABD operasyonu dünyanın yeni bir küresel çatışmaya girdiğinin işareti. Uluslararası hukuk yok. Galip büyük güçler tarafından yeniden yazılacak.”
Bunu görmek için bilim adamı olmak şart değil. Bakınca görülüyor.
Ama Putin’e yakın bir yazar olarak Ukrayna işgalini emsal göstermesi anlamlı.
“Ukrayna’daki çatışma büyük güçler kulübü için Rusya’ya bilet sağlıyor.”
Bir ülkenin kötü yönetilmesi harici müdahalenin gerekçesi olabilir mi?
Ya da dahili bir askeri müdahalenin gerekçesi?
Olmaz. İkisi de gayrimeşrudur.
Tamam. Darbe yanlış. Darbe bir tür faşizm. Bir tür hak gaspı.
Darbenin hak gaspı olması kötü yönetmenin mazereti ya da gerekçesi olabilir mi? Benim kötü yönetmemi eleştirmeyin, susun, demek caiz midir?
Fetva lisanıyla söyleyeyim: ‘Esah’ olan kavle göre caiz değildir.
Buna rağmen Trump’ın darbesini Türkiye’deki muhalefeti ihanetle suçlamak için vesile yapan yeterli sayıda aklı evvelimiz mevcuttur.
MHP lideri Bahçeli’nin Trump’ın darbesine tepkisi tereddütsüzdü.
“15 Temmuz’un birebir aynısı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan henüz darbe hakkında müspet veya menfi bir şey söylemedi.
Trump’la ters düşmek istememiş olabilir. Kolay değil.
CHP lideri Özgür Özel de muhalefet görevini yaptı, bu duraksamayı eleştirdi.
Ardından Cumhurbaşkanı’nın danışmanları da görevini yaptı, Özgür Özel’i eleştirdiler. Hepsi normal.
İktidardaki insanların ve muhalefetteki insanların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nasıl bir tepki vereceğini merak etmeleri de normal.


