
İran Düşmemeli… /Ufkumuzhaber Editöryal
İran’ın düşmesinden doğacak boşluğu doldurma umuduna kimse kapılmasın; kimseye kaptırmazlar. İran’ın düşmesinden doğacak boşluğu doldurmaya fırsat bulamadan İsrail-ABD ittifakı tarafından boğulacaklar.
Siyonist-Haçlı ittifakının saldırısına maruz kalan İran, bu savaşta düşmemeli; düşerse İsrail azgınlıkta coşar, fiilen sürdürmekte olduğu saldırılara yenilerini ekler, yeni işgal ve katliamlara kalkışır.
İran’ın düşmesinden doğacak boşluğu doldurma umuduna kimse kapılmasın; kimseye kaptırmazlar. İran’ın düşmesinden doğacak boşluğu doldurmaya fırsat bulamadan İsrail-ABD ittifakı tarafından boğulacaklar.
İkinci Körfez Savaşı öncesinde İslam ülkelerinin çoğunda ABD’nin Irak’ı işgal savaşına karşı alınacak tutum hakkında değerlendirme ve tartışmalar yaşandı. Sonuç olarak İslam ülkeleri ABD ve Batı Blokunun Irak’ı işgaline karşı önleyici bir tedbir ve tutum alamadı. Bugün İran’a yapılan saldırı, o günkü İslam dünyasının Irak işgali karşısındaki yanlış politikasının sonuçlarından biridir. Irak düşmemeliydi, işgal edilmemeliydi. Çünkü İslam ülkelerinden biri düşünce sıra diğerine gelmektedir. İran düşerse sıra Arap ülkeleri ile Türkiye’ye gelecek. Bu ülkeler de ya tek tek işgal edilecek veya Siyonist-Haçlı güçleri tarafından zihinleri işgal edilmiş yerli uşakların yönetimine verilerek kaynaklarına çökülecek.
İslam dünyasında Siyonist-Haçlı ittifakına karşı sahada askeri olarak direnen tek ülke İran’dır. Bu direnç noktasını kırana kadar diğer İslam ülkelerine nisbeten müsamaha gösteren meş’um ittifak, direnen tek ülke olan İran’ı düşürdükten sonra bugün susan ve ABD-İsrail’i kınamak yerine İran’ı kınayan İslam ülkelerinin üstüne üşüşecek. İşte o gün, bugün İran’ı kınamanın ve yalnız bırakmanın ne denli bir hata olduğunu o ülkeler anlayacaklar lakin bir faydası olmayacak.
Yeryüzünde fesad çıkaran İsrail’in şerrinden korunmak için bu müfsidin cinayetleri karşısında sessiz kalmak, susmak ve onunla ilişki kurmak kimseye bir fayda sağlamayacaktır. Çünkü Siyonistler insanlık ailesinin bir parçası olsa da sağlıklı bir insan bedenindeki kötü huylu kanser tümürü gibidir. Bedenin bir parçasıdır lakin bedeni kemirerek ölüme götürmektedir. Bu tümür, kendisini besleyen ülkeleri de yiyip bitirecektir.
İslam ülkelerinin ve bütün Müslümanların, Siyonist-Haçlı ittifakının zalimane saldırıları karşısında İran ile olan ihtilaflarını paranteze alarak bütün İslam dünyası için varoluşsal tehdit üreten bu ittifaka karşı İran’ın yanında askeri olarak olamasa bile en azından siyasi ve ekonomik imkan ve kozlarını kullanarak durmaları gerekir. Bu tutumun, İslam dünyasının varlığı ve geleceği için hayati önem taşıdığı inancındayız.
Ufkumuzhaber Editöryal


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.