
'Yasayı gördükten sonra tutumumuzu ortaya koyacağız'
“Hareket Yönetimi” imzalı açıklamada, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün yasada netleştirilmesini ve statüsünün belirlenmesini istendi. Açıklamada ayrıca sürecin yalnızca silahsızlanmaya indirgenmemesi, Çerçeve Yasa’nın ardından demokratikleşmeye yöneli
TBMM’ye önümüzdeki günlerde sunulması beklenen Çerçeve Yasa’ya ilişkin, kendini feshettiğini açıklayan PKK’den değerlendirme geldi. Açıklamada, yasanın dar kapsamlı olmaması, barış ve demokratikleşme sürecini güvence altına alması gerektiği belirtildi.
“Hareket Yönetimi” imzalı açıklamada, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün yasada netleştirilmesini ve statüsünün belirlenmesini istendi. Açıklamada ayrıca sürecin yalnızca silahsızlanmaya indirgenmemesi, Çerçeve Yasa’nın ardından demokratikleşmeye yönelik başka yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği vurgulandı.
PKK, yasanın içeriği görülmeden nihai tutumun açıklanmayacağını belirterek, “Yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.
“Yasa basit ve dar olmamalı”
Hareket Yönetimi ismiyle yapılan PKK açıklamasında, Çerçeve Yasa’ya ilişkin kamuoyuna yansıyan tartışmaların yasanın kapsamına ilişkin soru işaretleri oluşturduğu kaydedildi.
Açıklamada, Abdullah Öcalan’ın 20 Temmuz’da yapılan görüşmede yasanın “basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen” bir biçimde olmaması gerektiğini vurguladığı belirtilerek, yasanın Kürt halkı ile Türk devleti arasındaki “yüz yıllık kopukluğu gidermede önemli bir adım” olması gerektiği ifade edildi.
“Öcalan’ın konumu yasada netleştirilmeli”
Açıklamanın önemli başlıklarından biri de Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolü oldu. PKK, barış ve demokratik toplum sürecinin ilerlemesi için Öcalan’ın rol alması gerektiğini belirtildi.
PKK, Abdullah Öcalan’ın Devlet Bahçeli’nin de önerdiği şekilde “barış ve siyasallaşma” sürecinde “koordinatör” ve “baş müzakereci” olarak rolünün yasada açıkça tanımlanması gerektiğini belirterek, konumunun dikkate alınmamasının Çerçeve Yasa’nın uygulanmasını daha baştan zorlaştıracağını savundu.
“Süreç yalnızca silahsızlanmaya indirgenmemeli”
PKK, barış ve demokratik toplum sürecinin yalnızca silahsızlanma başlığıyla sınırlandırılmasına da karşı çıktı.
Çerçeve Yasa’nın ardından başka yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği belirtilen açıklamada, demokratikleşmeye yönelik yeni yasalarla sürecin ilerletilmesinin Türkiye halklarının sürece güvenini artıracağı ifade edildi.
"Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir"
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek bu yasadan sonra başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir. Bu nedenle çıkacak yasanın bir kök yasa olduğu belirtilmesi daha sonra sürecin sorunları çözecek demokratikleşme yasalarıyla ilerletileceğinin vurgulanması tüm Türkiye halkları için rahatlatıcı olacak ve sürece güveni artıracaktır.”
“Yasayı gördükten sonra tutumumuzu açıklayacağız”
PKK, açıklamasının sonunda Çerçeve Yasa’nın mevcut içeriğini görmeden nihai bir değerlendirme yapmayacağını belirtti.
Açıklamada, “Yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız. Kuşkusuz yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız” denildi.
PKK'nin açıklamasının tamamı:
“Türkiye halklarının geleceğini ilgilendiren kök yasayla ilgili tartışmalar çeşitli biçimde sürmekte ve kamuoyuna yansımaktadır. Yapılan tartışmalar ve açık kaynaklardan yansıyanlara baktığımızda bu yasaya ne kadar ciddi yaklaşılıyor konusunda kuşkular oluşmaktadır.
Rêber Apo, 20 Temmuz tarihli görüşmede çıkacak yasanın basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması ve karşılıklı hassasiyetlerin dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Çünkü bu yasanın Kürt halkıyla Türk devleti arasındaki yüz yıllık kopukluğu gidermede önemli bir adım olması beklenmektedir. Dolayısıyla barışı hedefleyen bir yasa özelliği taşıması önemli olmaktadır.
Dünyanın her yerinde olduğu gibi barış en başta da dilde başlar. Kendini feshetmiş ve Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırmış bir örgüt için hala ‘terör’ ‘terör örgütü’ kavramlarını kullanmak daha baştan halklarımızın geleceğini ilgilendiren bir süreci sorunlu hale getirmek olur. Daha baştan hassasiyetlere dikkat etmemektir. Özcesi dil, tanımlama ve içeriğin amaca uygun olması sürecin ilerlemesi için çok önemlidir.
Kuşkusuz çatışma çözümü söz konusu olduğunda taraflar atılacak adımların kabul edilebilir ve uygulanabilir olmasını esas alırlar. Rêber Apo ve Hareketimiz buna dikkat etmektedir. Bir oyalama değil çözüm süreci olacaksa yaklaşımın bu olması gerekmektedir.
Özgürlük Hareketi olarak barış ve demokratik toplum çağrısının gereklerinin yerine getirilmesinde Rêber Apo’nun rol alması gerektiğini vurguladık. Bunun için de Rêber Apo’nun konumunun belli olması ve özgürlüğünün gerçekleşmesi gerektiğini her fırsatta dile getirdik. Çünkü Rêber Apo devreye girmeden ve bizzat bu süreci yönetmeden alınan kararların ve çıkan yasanın gereklerini yerine getirmek mümkün değildir.
Rêber Apo’nun statüsü konusunda Devlet Bahçeli, barış ve siyasallaşma koordinatörü olması gerektiğini belirtmişti. İmralı’da yapılan tartışmalarda da Rêber Apo’nun barış ve siyasallaşma koordinatörü olması kabul edilmiş, çıkacak yasanın yürürlüğe girmesinde Rêber Apo’nun rolü de belirlenmişti. Açık kaynaklardan yansıyanlara göre Rêber Apo’nun konumunun yasada dikkate alınmaması yasanın daha baştan pratikleşmesini engelleyen bir durum ortaya çıkaracaktır. Bu açıdan muhatap ve baş müzakereci olan Rêber Apo’nun konumunun netleştirilmesi önemli olmaktadır.
Öte yandan barış ve demokratik toplum sürecini sadece silahsızlanmaya indirgemek bu sürecin ruhuna uygun değildir. Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek bu yasadan sonra başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir. Bu nedenle çıkacak yasanın bir kök yasa olduğu belirtilmesi daha sonra sürecin sorunları çözecek demokratikleşme yasalarıyla ilerletileceğinin vurgulanması tüm Türkiye halkları için rahatlatıcı olacak ve sürece güveni artıracaktır.
Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi esas yaklaşım ve tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız. Kuşkusuz yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız.”


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.