1. YAZARLAR

  2. Bercan Tutar

  3. Yakışmadı!
Bercan Tutar

Bercan Tutar

Yakışmadı!

A+A-

Akıl alır gibi değil. ABD ve İsrail'in elleri tetikte İran'a saldırı için gün saydığı ve Müslüman soykırımcısı Hindularla Yahudilerin ittifaklarını alenen ilan edip İslam dünyasına meydan okuduğu mübarek ramazan ayında, iki Müslüman ülke Pakistan ve Afganistan birbirine saldırdı. İkisine de yakışmadı. En çok da ağabey konumdaki Pakistan'a... Her ne olursa olsun bu görüntü İslam âlemini derinden yaralıyor.
Bu tablo en çok da "Karşımızda yaralı bir Şii dünya ve güçlü bir Sünni blok var" deyip İran dışında Türkiye ve Suudi Arabistan ile Müslüman dünyadaki tek nükleer güç olan Pakistan'ı açıkça hedef alan Gazze Kasabı Binyamin Netanyahu'nun ekmeğine yağ sürüyor.
Kızıldeniz, Kuzey Afrika, Aden ve İran Körfezi'ndeki ülkeleri tüketen çatışmalar yetmezmiş gibi şimdi de Güney Asya Müslümanları bu kaotik şiddet sarmalına ekleniyor.
Fuzuli'nin dediği gibi 'düşmanın kavî talihin zebun' olduğu çetin bir süreçten geçiyoruz. Haliyle şu sıralar hiçbir şey tesadüfi değil.
Zira düşmanlarımız kirli planlarını çekinmeden dile getiriyor. Buna rağmen oyuna gelmek acıklı.
Güney Asya'nın bu iki önemli ülkesinin Keşmir'i işgal eden Hindistan'ı bırakıp birbirine saldırması İslam dünyasındaki güç boşluğunu ve güven krizini daha da derinleştirecektir. Bu kavga, siyonist emperyal çevrelerin değirmenine su taşımaktan başka bir işe yaramayacaktır.

***

Burada asıl hedefin Türkiye ve Suudi Arabistan ile askeri ve teknolojik alanda birçok stratejik anlaşmaya imza atan Pakistan olduğunu unutmamak lazım.
Hassasiyetleri kaşınan Pakistan üzerinden İslam dünyasında uzun yıllar sonra ilk kez ortaya çıkan bu 'stratejik ve jeopolitik sinerjisi' hedef alınıyor.
Pakistan'ın sahip olduğu nükleer gücün ve askeri üstünlüğün İsrail ve Hindistan'ın kâbusu olduğunu bilmeyen yok.
Ankara ve Riyad ile yakınlaşarak daha da kuvvetlenen Pakistan'ın bu caydırıcılığını fakir ve savunmasız Afganistan'a karşı kullanması her açıdan zillettir.
Bu yanlış hamleler, Pakistan'ın gücünü dışarıya yöneltmek yerine içeriye çevirterek etkisizleştiriyor.
Dışarıdaki düşmanlarına yönelmek yerine Pakistan kendi sınırlarına hapsediliyor.
Etnik ve mezhebi terör stratejileriyle kuşatılan Pakistan, kardeş kavgasına sürükleniyor.
Çevresine istikrar, barış ve huzur sağlamak yerine kendi iç güvenlik krizleriyle uğraşan sorunlu bir aktöre dönüştürülüyor Pakistan.
Bu yolla Ankara'nın Riyad ve İslamabad ile elde ettiği çarpan etkisi hayli yüksek 'yeni stratejik sinerjinin' Ortadoğu başta olmak üzere İslam dünyasının diğer kriz alanlarına taşınarak istikrar üreten bir işlev görmesinin önü kesilmek isteniyor.
Hâsılı kelam, insanlar bilmese de devletler birbirlerinin niyetini gayet iyi bilir. Dolayısıyla Türkiye ve diğer bölge ülkeleri bir araya gelerek Pakistan'ın bu zillet dolu tuzağa çekilmesine izin vermemelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar