1. YAZARLAR

  2. Yusuf Ziya Cömert

  3. Umreye gitmiş kadar oldu
Yusuf Ziya Cömert

Yusuf Ziya Cömert

Umreye gitmiş kadar oldu

A+A-

Haccetmek ya da umreye gitmek insanları günahlardan arındırır mı?

Burası fetva köşesi değil. Fetva piyasası kendi mecraında tedavül ediyor. Ben o piyasaya dahil olamam. Anca kendi halinde bir vatandaş olarak hislerimi, kanaatlerimi söyleyebilirim.

Babam hacca gidiyordu, 1971 yılıydı. Annemin babası Mehmet Ali dedem bizde misafirdi. O gün dedemin seccadeye diz çöküp, kıbleye yönelerek sessiz sessiz ağladığını hatırlıyorum.

Özleminden. Biraz da babamın gitmesine gıpta etmesinden.

Zannediyorum eğer dedem hacca gidebilseydi günahlarından arınmış olarak dönerdi.

Dedemin ne kadar günahı olabilirdi ki? 95 yıl yaşadı, insanların hakkına girmekten korkarak.

Bir de bazı insanlar vardır; din, cemaat piyasasının dışında, kendi halinde Müslüman.

Hac yollarında rastlarsanız acemiliklerini fark edersiniz. Yanlış yapmaktan korkan, din hakkında, Allah ve Resulu hakkında daima hüsnü zan sahibi, her şeyi etrafındaki bilenlere soran, aldığı cevaplara inanan temiz insanlar.

Bir de Ravza-i Mutahhara’da gördüğüm İranlı bir köylüyü hatırlıyorum. Büyük bir sevinçle mescide girdiğini, Ravza’daki sütunlardan birini aşkla kucaklayıp öptüğünü…

Nereli olduğu önemli değil, dünyanın değişik bölgelerinde böyle temiz, kendi halinde Müslümanlar var. Tabii bizim ülkemizde de var. Sayıları inşallah korktuğum kadar az değildir.

Hac ya da başka bir şey, namaz, oruç, zekât, sadaka, kurban, dua… Yaptığımız iyi işlerin çarpanı içtenliğimizdir. Kaç para harcadığımız, ihramımızın, başörtümüzün, seccademizin markası, hangi otelde kaldığımız, bizim nereli olduğumuz, ecdadımızın kim olduğu, eğer bunların bizi başkalarına üstün kıldığını zannediyorsak faydadan çok zarar bile verebilir.

Malum, cemiyetimizin içindeki varlıklılar arasında sanki bir ‘umre sosyetesi’ oluştu.

Umreye gitmeyi, Kabe’yi tavaf etmeyi, Mescid-i Haram’ın civarında vakit geçirmeyi, oralardan yüzük, tesbih gibi şeyler almayı, Zemzem suyu, Acve hurması getirmeyi, Mescid-i Nebevi’de Peygamberimiz’i selamlamayı seviyorlar.

Bence güzel şeyler. Bütün Müslümanlar bunları yapmayı ister ve sever. Helalinden kazansınlar, güle güle gitsinler, güle güle gelsinler.

Bunların yanı sıra şöyle bir düşünce de var.

İnsanların bazıları kazanırken helali, haramı, kul hakkını, yetim hakkını pek gözetmiyorlar. Kimisi pek gözetmiyor, kimisi hiç gözetmiyor. Hatta bazıları kamuya ait olan bir hakkı uhdesine almaya veya zimmetine geçirmeye kendisini müstehak görmenin bir yolunu buluyor.

Bu insanlar bazen kendi akıllarıyla, bazen etraflarında bulundurmayı sevdikleri anlayışlı hoca efendilerin kulaklarına ve gönüllerine hoş gelen teşvik ve tavsiyeleriyle birtakım ‘kefaret’ yöntemleri buluyor.

Kefaret, yani irtikap ettikleri kötülükleri örtmek temizlemek için geliştirilmiş birtakım faaliyetler.

Bazıları cami inşa ediyor. Zimmetine geçirdiği şeylerden (haşa) Allahu Teala’ya pay ayırır gibi!

Bir yerlere bağış yapabilirsin.

Mesela bir büyüğümüzün mektebine giden talebelere burs vererek arınabilirsin.

Bu verdiğin burs seni irtikap konusunda imtiyazlı zümrenin arasına sokabilir. Hem dünya hem ahiret saadeti!

Hac ve umre de bu yöntemlerin en revaçta olanları.

Hacca gidince kötülüklerin ‘sıfırlandığı’ düşünülüyor. Umreye gidince de muhtemelen, sıfırlanmıyorsa bile önemli bir tenzilat yapıldığı!

Son zamanlarda siyasi hayat bu ‘arınma’ eylemlerinin alanını genişletti.

CHP’liler de umreye, hacca giderler. Ama o kadar sık değil.

Yeni geliştirilen bu yöntem ‘arınma’ yollarını onlar için de açmış oldu.

Malum, birkaç yıldır sayısız CHP’li belediyeye yolsuzluk operasyonları yapıldı.

Siyasi hayat, operasyonlar konusunda kaygılı olan belediye başkanlarına ‘arınma’ imkânı sağladı.

AK Parti’ye geçiyorsun, o güne kadarki günahlarından kurtuluyorsun. Annenden doğduğun günkü kadar temiz oluyorsun.

Butlan döneminin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da bu imkândan istifade etmiş görünüyor.

Eskiden kötülüklerini saymakla bitiremeyenler şimdi faziletlerini saymakla bitiremiyor. Hacca gitmiş kadar değil belki ama umreye gitmiş kadar oldu.

Önceki ve Sonraki Yazılar