1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Tuncer Bakırhan: Süreçte bir kırılma ve güven krizi var
Tuncer Bakırhan: Süreçte bir kırılma ve güven krizi var

Tuncer Bakırhan: Süreçte bir kırılma ve güven krizi var

.

A+A-

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Süreç devam ediyor. Ama, süreçte bir kırılma ve güven krizi var. Ve bu kırılmanın sorumlusu bizatihi iktidarın tercihleridir”  dedi.

Tuncer Bakırhan, Yeni Yaşam gazetesinin Rojava’da yaşanan saldırılar ve yeni çözüm süreci konularında sorulan sorularını cevapladı.

Eş Genel Başkan Bakırkan, “Gelinen aşamada barış ve demokratik toplum sürecinde bir kırılmadan söz edebilir miyiz?” sorusu üzerine, “Süreç devam ediyor. Ama, süreçte bir kırılma ve güven krizi var. Ve bu kırılmanın sorumlusu bizatihi iktidarın tercihleridir. Süreç başladığından bu yana komisyon dışında iktidar tek bir pratik adım atmadı. Toplumun taleplerini gören, destekleyen bir girişimde bulunmadı. Bunun yerine tüm enerjisini Kuzey ve Doğu Suriye’ye ayırdı. Suriye’ye harcadığı çabanın binde birini buraya ayırmış olsaydı, bugün bu tablo ile karşılaşmayacaktık. Biz defalarca hem kamuoyu önünde hem de iktidar ve devlet yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde şunu dedik: ‘Suriye dosyasını buradaki sürecin önüne koymayın. Türkiye’de atacağınız her olumlu adım, zaten Suriye’de de çarpan etkisi yaratır.’ Sayın Öcalan, Suriye konusunda çözüme katkı sunabilecek perspektifini, önerilerini defalarca ortaya koydu. Dinlemediler. Halep saldırısıyla sürece sabotaj yapıldı ve toplumda güvensizlik derinleşti. Şunu açıkça görüyoruz: İktidar, Suriye politikasıyla hem bölgesel barışa hem de Türkiye’deki çözüm sürecine halel getirecek pratiklerde bulundu. Ama biz parti olarak barış ve çözüm imkanına sonuna kadar sahip çıkacağız. Süreç için, barış için elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“Ulusal birlik için gerekli olan ortak mücadele ruhu sağlandı”

Bakırhan, Rojava’daki saldırılardan sora Kürtler arasında birlik ruhu oluştuğunu gördüklerini ifade ederek, “Kürt halkı tarihte ilk defa parti, inanç, dünya görüşü gibi farklarını bir kenara bırakarak hem Suriye, İran, Irak, Türkiye’de hem de dünyanın dört bir yanında bir araya gelerek Rojava için demokratik protesto hakkını en güçlü şekilde kullandı. Uzunca bir süredir çalışması yapılan ulusal birlik için gerekli olan ortak mücadele ruhu meydanda, sokakta, sosyal medyada sağlandı. Dolayısıyla artık siyasal açıdan ulusal birliği sağlamanın psikolojik ve sosyolojik zemini hazır hale geldi” dedi.

“Bu ucuz bir siyasi hesaptır”

Abdullah Öcalan ile komisyon üyeleri arasında yapılan görüşme tutanağının Meclis Başkanlığı tarafından yayınlanmasını “siyasi hesap” olarak değerlendiren Bakırhan şöyle devam etti:

“Öncelikle dikkatinizi bir konuya çekmek istiyorum. Bu tutanaklar, çözüm zemininin bugüne kıyasla daha olumlu olduğu, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik askeri operasyonların henüz gündeme gelmediği bir döneme aittir. Meclis Komisyonunun Sayın Öcalan’la yaptığı tarihi görüşmenin tutanaklarının komisyon üyeleri ve Türkiye halklarına sunulmasını talep etmiştik. Komisyonda AKP dışındaki partiler de bu yönlü talepte bulunmuştular. O dönem görüşme tutanakları yayınlanmadı. Çok kısa ve manipüle edilmiş bir özet komisyonda okundu.

Halep’teki katliam girişimi ve Rojava’ya dönük saldırıların olduğu bu dönemde tutanakların komisyon üyelerine sorulmadan ve bilgi verilmeden kamuoyuyla paylaşılması elbette bir siyasi hesabın sonucudur. Ama baştan söyleyelim, bu ucuz bir siyasi hesaptır.

Sayın Öcalan yalnızca bir “muhatap” değil; bu meselenin tarihsel ağırlığını taşıyan, barışın ve demokratik çözümün baş müzakereci adresidir. Barış ve demokrasi çizgisi konjonktürel değil; ilkesel, tarihsel ve siyasidir. Tam da bu yüzden, bugün yaratılan negatif zeminde bu tutanakları araçsallaştırmak, çarpıtmak, bağlamından koparmak; iyi niyet değil, art niyet göstergesidir. Üstelik kullanılan yöntem de başlı başına sorunludur: Tutanak dediğiniz şey yorumla, seçmeyle, montajla paylaşılmaz. Tutanak olduğu gibi aktarılır. Aksi, hakikati boğmaktır.

“Sayın Öcalan’a dair negatif kanaat oluşturmak için yayınlandı”

Tutanakların yayınlanması insanların Sayın Öcalan’a dair negatif kanaat oluşturmasını sağlamak için yayınlandığını ama bunun nafile bir çaba olduğunu düşünüyoruz. Elli yıl ısrarla sürdürülen ama tek bir sonuç üretmeyen “Anadolu’dan Görünüm ve Tek Türkiye” senaryosunun farklı araçlarla sürdürülmesidir…

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni hızlandırmamız gereken bir dönemdeyiz. Sürecin önüne yeni stres testleri koymak kimseye kazandırmaz. Bu kapsamda bu süreçleri yönetenleri ucuz siyasi hesaplara tevessül etmemeye çağırıyoruz.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.