1. YAZARLAR

  2. Yusuf Ziya Cömert

  3. Trump’tan korkmayan tek lider
Yusuf Ziya Cömert

Yusuf Ziya Cömert

Trump’tan korkmayan tek lider

A+A-

Temel bir gazete ilanı görmüş. İngilizce, Almanca, Rusça, Japonca, Fransızca bilen, otomobil, uçak, helikopter, tekne kullanabilen askerliğini yapmış, 30 yaşının altında eleman aranıyor.

İlanın altındaki telefon numarasını aramış. Telefonu açmışlar.

“Gazetedeki ilan için aradım” demiş temel.

“Buyurun” demişler, “İlandaki şartları taşıyor musunuz?”

“Hayır taşımıyorum” demiş temel, “Benden bir şey beklemeyin diye haberdar etmek istedim.”

Baştan uyarmış olayım, ‘Trump’tan korkmayan tek lider’ cümlesini okuyunca etrafınıza fazla bakınmayın.

Rizeli bir hemşerim var. Sosyal medyada vakit israf ederken videolarına rastlıyorum. Daha çok gündelik mevzulara temas ediyor. Bazen politikaya da bulaşıyor. Dikkatli adam, çok derinlere inmiyor.

Adı Emre Yazar. Nerelidir diye araştırdım, Hemşin’liymiş. Ben Hemşinlileri daha çok Düzce’den tanıyorum. Hanım tarafından onlarla akrabayız.

Geçenlerde bir videosuna rastladım. “Son yüzyılda en çok merak edilen sorunun cevabını şimdi size açıklıyorum, farklı ülkelerde yaşayan milyar küsur insanın inandığı benim de mensubu olduğum İslam ümmetinin lideri İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’dir” diyordu Emre Yazar. Gerekçesini de söylüyordu. İsrail’le yaptığı 700 milyon euroluk silah anlaşmasını ve 283 milyon euroluk tanksavar füzesi alım ihalesini iptal eden Sanchez.”

Mizahın içinde mübalağa olur.

Memleketimizde bilhassa son zamanlarda makbul sayılmıyor ama eleştiri de olur.

Mizahın mizah sayılması için içinde gerçek de olması lazım.

Emre Yazar’ın videosunda anlayana yetecek kadar gerçek de var.

Avrupa’daki hemen bütün liderler ABD başkanı Trump’tan ve İsrail başbakanı Netanyahu’dan korkuyor.

Trump nobran bir adam. Nerede ne yapacağı belli olmaz. Ummadığınız bir ortamda sizi bozabilir.

Sizi bozmakla kalsa iyi, ticaretinizi de bozabilir.

Almanya için durum daha hassas. Nazi geçmişi yüzünden Almanya’nın her durumda İsrail’i desteklemesi gerekiyor. Alman devletinin yazılımında böyle bir zorunluluk var.

Avrupa’nın savunma konseptinde ABD merkezi bir rol oynuyor. Nato gibi bir şemsiye var ama şemsiyenin sapı ABD’nin elinde. Şu anda Avrupa kendisini ABD’ye muhtaç olmadan nasıl savunabileceğini kara kara düşünüyor.

İspanya Başbakanı Sanchez birçok yönden bilhassa uluslararası siyasette Avrupa liderlerinden ayrışıyor.

Bu en çok Gazze’deki soykırım sırasında bariz bir şekilde ortaya çıktı.

İspanya Filistin Devleti’ni tanıdı. (28 Mayıs 2024.) Ardından Güney Afrika’nın soykırım suçlamasıyla Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail’e karşı açtığı davaya müdahil oldu. (Ekim 2024.)

ABD Başkanı Trump Gazze için bir ‘Barış Kurulu’ oluşturmuştu. (Ben onu kooperatife benzetiyorum.) Sanchez bu kurula katılma davetini de reddetti.

Sanchez’in çıkışları ABD ve İsrail’in İran’a müşterek saldırıları sırasında da devam etti. Sanchez saldırının hemen ardından yaptığı yazılı açıklamada “Daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunan ve gerilimi tırmandıran ABD ve İsrail’in tek taraflı askeri operasyonunu reddediyoruz” dedi.

İspanya dışişleri bakanı Jose Manuel Albares ise “İspanya’nın, ABD ile ortak işletilen ancak İspanya’nın egemenliği altında bulunan askeri üslerin İran’a yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermeyeceğini” açıkladı. Bunun üzerine ABD’ye ait 15 uçak İspanya’nın güneyindeki Rota ve Moron üslerinden ayrıldı. (Bizdeki Amerikan üslerinde böyle bir şey oldu mu? Ben bilmiyorum. ABD uçaklarının İran’a saldırırken Türkiye’den havalanmadığını sadece zannediyorum.)

Avrupa’da durum böyle.

İslam İş birliği Teşkilatı’na üye ülkelerde durum nasıl?

(İslam Dünyası tabiri bu bağlamda ‘sakil’ durduğu için İİT’ye üye ülkeler dedim.)

Bunların önemli bir kısmı ABD’ye göbeğinden bağlı. ABD Başkanı Trump bunlara istediği gibi salma salıyor. Bölgeden her geçişte birkaç trilyon dolarlarını alıyor. Her davranışıyla, ‘biz olmasak siz yoksunuz’ demeye getiriyor.

En önemli bahanesi de savunma. Gerçi İran’la savaş sırasında ABD korumasının çok da matah bir şey olmadığı anlaşıldı.

Trump İİT’ye üye ülkelerin liderlerinden müteşekkil bir de cemaat kurdu. Hepsinden değil. Ama çoğu girdi o cemaate.

Biz nasılız?

Öteki İİT üyelerine göre biraz halliceyiz.

(Buna rağmen Riyad’da İran’ı kınayan bildiriye iştirak ettik.)

İhtiyaç duyduğumuz zaman Netanyahu’ya bir şeyler söylüyoruz.

Ama Trump’tan çekiniyoruz, canını sıkacak bir şey dememeye dikkat ediyoruz.

Yani İspanya Başbakanı Sanchez sadece Avrupa liderlerinden değil, bizden de ayrışıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar