'Bugün muhatap CHP olabilir ama reflesk tanıdık'

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP’ye yönelik yargı sürecini 'siyasi çoğulculuğa tahammülsüzlüğün yeni bir halkası' olarak nitelendirdi ve 'Dün bu halkaya Kürtler kayyımlarla dahil edildi, bugün ana muhalefet yargı müdahalesiyle dahil ediliyo

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM’de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına Muharrem Orucu ile başlayan Bakırhan, "Bu vesileyle oruç tutan tüm canların lokmalarının ve ibadetlerinin kabul olmasını diliyor; Muharrem Ayı’nın toplumsal barışa, kardeşliğe ve birlikte yaşam umuduna vesile olmasını temenni ediyorum" dedi.

ABD ile İran arasındaki varılan anlaşmaya da değinen Bakırhan, anlaşmayı 'olumlu karşıladıklarını belirterek, "Anlaşmanın kalıcı olmasını ve yapıcı gelişmelerle devam etmesini umut ediyoruz. Dışarıda silahları susturan bir devlet, içeride kendi halklarıyla savaş halinde kaldığı sürece gerçek anlamda barışa ulaşmış sayılmaz. Bu nedenle bizim için en güçlü barış, toplumsal barıştır" dedi.

Konuşmasının devamında İran'a da seslenen Bakırhan, "İran; Kürtlerin, Belucilerin, Azerilerin ve en başta kadınların doğal, meşru ve demokratik taleplerini karşılamalıdır. Kürtlere ve muhaliflere yönelik idamlara derhal son vermelidir" çağrısı yaptı.

Bakırhan'ın açıklamalarının devamından satır başları şöyle:

"Bugün bu kürsüde, gündelik siyasetin sığ çekişmelerinden ve anlık hesapların gürültüsünden biraz uzaklaşarak konuşmak istiyorum.

Türkiye’nin yaşadığı krizler yalnızca bugünün krizleri değildir. Bu ülkenin sorunları yüzyıldır katman katman birikti. Üstü örtülen her mesele, gün geldi daha ağır bir fatura olarak toplumun karşısına çıktı. Bugün ödediğimiz fatura, adeta yüzyılın birikmiş faizidir.

Bu fatura bazen ekonomik kriz olarak geldi. Bazen adaletsizlik, bazen şiddet, bazen yoksulluk, bazen de siyasal meşruiyet sorunu olarak karşımıza çıktı.

Bizler yıllardır bu ülkede aynı filmi farklı aktörlerle izliyoruz. Muktedir olan kendi hukukunu kuruyor, kendi ötekisini yaratıyor. Ötekine düşmanlık üzerinden iktidarını sağlamlaştırmaya çalışıyor.

86 milyon devri sabıklardan bıktı, usandı. Artık zaman devri sabıkların değil, adaleti, eşitliği ve demokratik yaşamı sağlamanın zamanıdır.

Türkiye’nin siyasi tarihine bakın. Darbeler, muhtıralar, parti kapatmalar, siyaset yasakları, cezaevine konulan seçilmişler, görevden alınan belediye başkanları, kayyımlar ve yargı eliyle siyasete verilen ayarlarla dolu bir tarih görüyoruz. Her dönemin dili farklıydı ama refleksi aynıydı.

Bu ülkede Kürtler, Aleviler ve sosyalistler hep tehdit sayıldı. Ermeniler, Rumlar, farklı inançlar ve kimlikler tehdit sayıldı. Bir dönem muhafazakârlar, başka bir dönem milliyetçiler dahi tehdit olarak görüldü. Öyle dönemler oldu ki vatan millet diyenler de devrimcilerle birlikte aynı işkencelerden geçti.

Kürt siyasi hareketinin partileri birbiri ardına kapatıldı. HDP’ye yönelik kapatma davası ise hâlâ sürüyor. Ama her kapatmanın ardından halk yeniden sözünü söyledi, yeniden örgütlendi ve yeniden siyaset sahnesine çıktı.

'BUGÜN MUHATAP CHP OLABİLİR AMA REFLEKS TANIDIK'

Bugün CHP’ye yönelik mutlak butlan kararıyla karşı karşıyayız. Bugün muhatap CHP olabilir ama refleks tanıdıktır.

Biz bu kararı bir partinin iç meselesi olarak okumadık. Bu karar, siyasi çoğulculuğa tahammülsüzlüğün yeni bir halkasıdır.

Dün bu halkaya Kürtler kayyımlarla dahil edildi, bugün ana muhalefet yargı müdahalesiyle dahil ediliyor. Yarın bu halkaya kimin ekleneceği belli değildir.

Biz o gün de söyledik: Hukuku sopaya çevirmeyin; bu yanlış bir gün herkesi sarar.

Bugün yine söylüyoruz: Yargı, siyaseti dizayn etme laboratuvarı değildir. Mahkeme salonları, halk iradesinin yerine geçirilemez.

Hukuk eğilip bükülemez. Adalet Kürt’e ve muhalife başka, iktidara başka işleyemez.

Dünya değişiyor, ülke değişiyor, iktidarlar değişiyor; fakat birçok temel sorun olduğu yerde duruyor.

Peki bu tablonun arkasında nasıl bir mantık var?

Türkiye’yi bu hale getiren üç tarz-ı siyaset var: Korku siyaseti, erteleme siyaseti ve tekrar siyaseti.

Topluma sürekli bir tehdit anlatıldı, sürekli bir beka meselesi sunuldu ve sürekli yeni düşmanlar üretildi.

Cumhuriyetin ilk yıllarında parçalanma korkusuyla, Soğuk Savaş boyunca komünizm tehdidiyle, 1990’larda Kürt meselesiyle toplum baskı altında tutuldu."

'ÇATI DEMOKRATİK CUMHURİYET ORTAK AD TÜRKİYELİLİK'

Bakırhan konuşmasının devamında Kürt sorunun çözümü kapsamında başlatılan sürece değindi. Türkiye’nin “gerçek bir çoğulculuğa ve demokratik düzene” ihtiyaç duyduğunu belirten Bakırhan, DEM Parti’nin çözüm önerisini “demokratik cumhuriyet” olduğunu söyledi.

Bakırhan, “Zemin eşit yurttaşlık, çatı demokratik cumhuriyet, ortak ad Türkiyeliliktir” ifadelerini kullandı.

Kürt sorunun demokratik çözümünün Türkiye’deki tüm sorunların çözümünün kilidi olduğunu belirten Bakırhan, bu sorun çözülmeden Türkiye’nin demokrasisinin, ekonomisinin ve dış politikasının kalıcı istikrara kavuşamayacağını vurguladı. Bakırhan, meselenin yalnızca Kürtlerin değil, “Cumhuriyetin demokrasiyle tamamlanma meselesi” olduğunu söyledi.

Devam eden süreçle ilgili de açıklamalarda bulunan Bakırhan, çözüm için çerçeve yasası çağrısı yaptı. Bakırhan, “Bu sürecin artık somut hukuki ve demokratik zemine kavuşması gerekmektedir. Bunun yolu çerçeve yasadır” dedi.

ÇERÇEVE YASA ARTIK ERTELENEMEZ

Bakırhan, şöyle devam etti:

“Kürt meselesini çatışma zemininden çıkarıp, siyaset ve hukuk zeminine taşıyacak bir çerçeve yasa artık ertelenemez.

Türkiye’de 4 temel düzenlemeyi zorunlu görüyoruz. Kalıcı çözüm için çerçeve yasa, demokratik bütünleşme ilkelerini güvenceye alacak demokratik toplum yasası, yerel demokrasiyi, sivil toplumu ve siyasi katılımı güçlendirecek genişletilmiş yerel demokrasi yasası ve özgür yurttaş yasası. Bu adımlar bir taviz değildir. Bunlar eşit yurttaşlığın gereğidir.

Çağrımız açık ve nettir: Meclis kapanmadan çerçeve yasa kesinlikle çıkarılmalıdır. Oyalanmadan, yokuşa sürülmeden, yeni belirsizlikler yaratılmadan bu adımlar artık atılmalıdır. Çünkü barış geciktikçe güvensizlik büyüyor.

Bu Meclis önümüzdeki günlerde çerçeve yasayı çıkartarak tarih yazmalıdır. İkinci yüzyıla güçlü bir damga vurmalıdır.”

Artıgercek

Güncel Haberleri

Kurtulmuş, DEM Parti İmralı Heyeti ile görüştü
Mehmet Uçum: Erken seçim için olağanüstü bir durum yok, gündeme gelmesi gerçekçi değil
TOKİ 64 ilde 20 bin konutu bugün satışa çıkarıyor
Antep’teki depremin ardından Naci Görür’den uyarı: Korkarım levha içleri parçalanacak
Türkiye ile Suudi Arabistan Arasında Vize Muafiyeti Yürürlüğe Girdi