
Rojava’daki eğitim-öğretimde Kürtçe için ‘resmi statü’ çağrısı
.
Kürt dilbilimci, araştırmacı ve yazarlar, Rojava’da Kürtçenin karşı karşıya kaldığı asimilasyon tehlikesine dikkat çekerek, dilin korunması için "resmi dil" statüsüne kavuşturulması ve eğitim dili olması gerektiğini vurguladı.
Rûdaw’a konuşan araştırmacı-yazar Zana Farqînî, yazar Rıfat Ronî ve yazar Ömer Dilsoz, Kürtçenin geleceği için yasal güvencelerin önemine değindi.
“Kürtçe resmi ve statü sahibi bir dil olmalı”
Araştırmacı-yazar Zana Farqînî, “Rojava’da Kürtçenin mevcut durumda dezavantajlı bir konumda olduğunu” belirterek şunları söyledi:
"Benim önerim ve talebim şudur ki; her şeyden önce Kürtçenin bir statüsü olmalı ve Kürtçe resmi bir dil kabul edilmelidir.
Günümüzde Kürtçe üzerinde yoğun bir asimilasyon politikası yürütülüyor ve bu durum dilin her geçen gün zayıflamasına neden oluyor. Kürtçe şu an dezavantajlı bir dildir ve diğer dillerle eşit koşullarda rekabet edemez. Bu yüzden Kürtçe resmi bir statü kazanmalı ve eğitim bu dille verilmelidir."
“14 yıldır eğitim modeli üzerine çalışılıyor”
Rûdaw’ın sorusunu yanıtlayan yazar Rıfat Ronî, Rojava’daki Kürtçe eğitim altyapısının önemine dikkat çekerek, bu yöndeki çalışmaların uzun bir geçmişi olduğunu hatırlattı.
Ronî, şu değerlendirmede bulundu:
"Geçtiğimiz 14 yıl boyunca çok büyük emekler verildi ve dünyadaki çeşitli modeller örnek alınarak bir eğitim sistemi oluşturulmaya çalışıldı.
Kürt halkı, bu emeklerin bir sonucu olarak kendi eğitim sistemini korumalıdır. Bakur, Başûr veya Rojhilat’taki Kürt çocuklarının, anaokulundan üniversiteye kadar ana dillerinde eğitim görme hakkı tesis edilmelidir."
“Kürtçe eğitim yasal güvenceye kavuşturulmalı”
Yazar Ömer Dilsoz ise Kürtçenin bir tercih değil, temel bir hak olduğunu vurguladı.
Kampanyaların ötesinde kalıcı bir sistemin kurulması gerektiğini belirten Dilsoz, şu ifadeleri kullandı:
"Kürtçenin bir hak olduğu ve bu hakkın asla bir tercih meselesi yapılamayacağı açıkça ortaya konulmalıdır. Bu mesele sadece duygusal bir kampanya olarak kalmamalı, kalıcı bir sisteme dönüştürülmelidir.
Bir öğrenci ana dilinde eğitim görüp diplomasını aldığında, bu diplomanın sistem içerisinde bir karşılığı olmalıdır.
Kürtçe, kreşten üniversiteye kadar eğitimin her kademesinde yer almalı ve tıpkı diğer resmi diller gibi anayasal ve yasal bir güvenceyle korunmalıdır. Kürtlerin bu konuda geri adım atmaması gerekir."


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.