
Öcalan’dan Özgür Özel’e: Demokrasinin yolu Silivri’den değil İmralı’dan geçer
.
İmralı Adası’nda tutuklu bulanan PKK’nin lideri Abdullah Öcalan’ın Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e “Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer" çağrısı yaptığı aktarıldı.
İmralı Heyeti'yle 1 Ağustos Cumartesi günü görüşen Abdullah Öcalan'ın, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e selam göndererek partisinin Meclis İzleme Kurulu’na katılma çağrısı yaptığı bildirildi.
Gazeteci Ruşen Çakır Öcalan'ın İmralı Heyeti'yle 1 Ağustos Cumartesi günü yaptığı son görüşmedeki sözlerini gündeme getirdi.
“Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer”
Çakır'ın Medyascope'taki yazısında aktardığına göre heyet kendisine “Özgür Özel’in bir açıklaması oldu. Sürece destek veriyordu. Kürt sorunu kendileri açısından stratejik bir konu ama önce yasayı görmek istediklerini belirtiyorlar” deyince Öcalan şu yanıtı verdi:
“Özgür Bey’e özel selamlar. Bir yetkilisi Meclis İzleme Kurulu’na katılmalı. Ben bu kurulu CHP için dayattım. ‘Acaba bizi mi tasfiye ediyorlar, Cumhur İttifakı ile birleştiler, bizi mi yok edecekler?’ diyorlar ya… Her gün hukuk ve demokrasi diyorlar. Bunun yolu bu çalışmadan geçer. Biz AKP’lilerle değil, devletle demokratik hukuk çözümünü tartışıyoruz. ‘Hukuk ve demokrasi kanalını açmak herkes için hele sizin için son şanstır’ demelisiniz. Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer.”
Öcalan: Demokratik cumhuriyetle bütünleşiyoruz
Öcalan görüşmede ayrıca şu ifadeleri kullandı:
“Solcular da cumhuriyet dışıdır. Sol grupları da dahil edeceğiz. Hem solculuklarını hem cumhuriyetçiliklerini karşılayacak bir harekete ihtiyaç var. Bunun hazırlığına girin (…) Büyük bir cumhuriyet hamlesine bir halk olarak, kültür olarak katılıyoruz. Solcular da anlamıyorlar. İlk yüzyılda hepsi işkenceden geçti. Biz bu yüzyılda demokratik cumhuriyetle bütünleşiyoruz. Bu solcular için de bir fırsat, şerefli bir ortaklıktır.
Yasa çıkarsa tüm örgüt formatımız değişmek zorunda. HDP kurulduğunda böyle bir durum yoktu, bu akla bile gelmiyordu. 2013 yılında bir diyalog kapısı açıldı ve bu HDP’yi doğurdu. Bu süreç tümüyle örgütsel yapımızı, ideolojik programımızı gözden geçirmeyi gerektirir. Yasadan sonra tüm hareket planlarımızı, siyasi çalışmalarımızı yasayla uyarlı hale getirmek için görüşmeler yapacağız.
“Benim şimdi organize edeceğim hareket, Demokratik Toplum ve Cumhuriyet hareketidir”
Benim şimdi organize edeceğim hareket, Demokratik Toplum ve Cumhuriyet hareketidir. Eskiden bağımsızlıkçıydık. Artık siz engelleseniz bile cumhuriyetçi olacağız. Bunun hem tarihsel hem de toplumsal zemini var. Çünkü Kürtler henüz cumhuriyete katılmamış.
Ben yasanın çıkmasını bekliyorum. Yasa çıktıktan sonra herkes beni duyacak. En az cumhuriyetin kuruluşundaki çalışma ve fedakârlık kadar, ki cumhuriyet Kürtlersiz kurulmadı. En az başlangıçtaki kadar bir demokratik cumhuriyet çalışması sözü veriyorum.
Bu 86 milyona, herkese gerekir. 86 milyon için yapılacak büyük bir hizmettir. Bölgenin ve ülkenin kaderini etkileyecek, demokratik bir anayasanın önünü açacak, ekonomik olanakları büyütecek bir sürecin önünü açacak.”
Demokratik cumhuriyete sonuna kadar kapı aralanıyor. Buna bir bayram coşkusuyla yaklaşılabilir. Bin kilometrelik yolun ilk adımı. Bin kilometrelik bir yol için ilk adımı atıyoruz. Herkese demokrasi için bir adım atmış oluyoruz.


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.