
KDP-S’den Halep açıklaması
KDP-S, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırıları kınayarak, uluslararası toplumu Suriye’de barış ve sivillerin korunması için sorumluluk almaya çağırdı.
Kürdistan Demokrat Partisi – Suriye (KDP-S), geçici hükümete bağlı grupların Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılarını kınayarak, bu saldırılardan çıkar sağlayan tarafın Türkiye olduğunu ve amacın 10 Mart Anlaşması’nın uygulanmasını engellemek olduğunu açıkladı. KDP-S, uluslararası toplumu Suriye’de iç barışa yönelik sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı.
KDP-S Siyasi Bürosu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik “suç teşkil eden” saldırılar sert bir dille kınandı. Açıklamada, bu saldırılardan tek çıkar sağlayan tarafın Türkiye olduğu vurgulanırken, söz konusu silahlı grupları destekleyen tarafların sivillere yönelik işlenen tüm suçlardan tam sorumlu olduğu ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Emşat ve Hamzat çetelerinin Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik suç niteliğindeki saldırılarını, Dêr Hafir kırsalındaki saldırıları, sivillere yönelik katliamları ve yerleşim alanlarının ayrım gözetmeksizin bombalanmasını şiddetle kınıyoruz. Bu saldırılar, tüm insani değerlerin, uluslararası hukuk ve teamüllerin açık bir ihlalidir.
Bu tehlikeli tırmanış, Suriye sahasında Demokratik Suriye Güçleri ile geçiş hükümeti arasında diyalog ve görüşmelerin sürdüğü son derece kritik bir dönemde gerçekleşmiştir. Bu diyalog ve temasların amacı, gerilimi azaltmak ve Suriye’nin geleceğine ve istikrarına hizmet edecek siyasi çözümlerin önünü açmaktır. Dolayısıyla bu saldırılar, diyalog sürecini sabote etmeye, ateşkes ve güven inşası yönündeki çabaları boşa çıkarmaya yönelik girişimlerdir.
Bu saldırılardan tek çıkar sağlayan taraf Türkiye devletidir. Türkiye, vekil güçleri ve silahlı grupları aracılığıyla 10 Mart Anlaşması’nın uygulanmasını ve kapsamlı bir siyasi çözüme yönelik gerçek adımları engellemeye çalışmaktadır.
Bu çeteleri destekleyen tarafları sivillere karşı işlenen tüm suçlardan sorumlu tutuyor; uluslararası toplumu, hukuki ve insani kuruluşları, Suriye’nin tamamında iç barışı ve sivillerin korunmasını sağlama yönündeki tarihsel sorumluluklarını yerine getirmeye ve bu ihlalleri açıkça kınamaya çağırıyoruz.
Bizler diyalog ve siyasi çözüm seçeneğine bağlıyiz; istikrarı bozmayı ve Suriyelilerin kendi geleceklerini belirleme hakkını engellemeyi amaçlayan her türlü şiddet ve terör yöntemini reddediyoruz.”
Nerinaazad


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.