1. YAZARLAR

  2. Fehmi Koru

  3. İktidar durduk yere üç isme kilitlendi
Fehmi Koru

Fehmi Koru

İktidar durduk yere üç isme kilitlendi

A+A-

Ülkemizin geleceği açısından önem taşıyan bir tartışma şimdiye kadar benim katkım olmaksızın yürütüldü. Muhalif veya muvafık hemen herkesin görüş açıkladığı bir ortamda sessizliğim yanlış yorumlara yol açabilir.

Tartışma Berat Albayrak’ın iktidar yönetiminde söz sahibi olması temennisinin dile getirilmesiyle başladı; Bilal Erdoğan’ın o konuma daha uygun olacağı uyarısıyla da devam etti.

Hiç değilse algı böyle.

Ankara’dayım ve siyasete yakın duran insanların konu üzerinde çene yorduklarını görüyorum.

Son ayların yükselen yıldızı Adalet Bakanı Akın Gürlek’i de tartışılan konumlara uygun bir isim olarak değerlendirenler az değil…

Şimdiye kadar haleflik konumu için ismi geçen partililerin bir süre sonra sessizce mevcut konumlarını da kaybettiği görülen çeyrek yüzyıllık iktidar partisi için bu tartışma bir yenilik…

Meramlar sanki birmiş gibi algılansa bile, isimleri dile getirenlerin tavsiye ettikleri kişiler için değişik mevkiler tasavvur ettiklerini sandığım için, öncelikle tartışmanın hangi konum için söz konusu olduğuna bakabiliriz.

Berat Albayrak için öngörülen konum ‘hemen şimdi’ yerine getirilmesi beklenerek ortaya atılmış durumda. Tavsiyenin sahibi “Sivil siyaset alanının giderek daraldığı, bu boşluğa bürokrasinin yerleştiği, devlet içinde kontrolsüz yeni iktidar gruplarının peydah olduğu” tespiti eşliğinde onun ismini zikretti.

Cumhurbaşkanlığı yardımcısı makamı olabilir, ABD’de Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in yürüttüğü türden gündelik sorunların çözümünde görev üstlenecek bir konum da düşünülebilir.

Oysa, Bilal Erdoğan’ın ismini anan kişi ile destekçileri, ‘hemen şimdi’ yerine, gerektiğinde üstlenilecek bir görev tanımı yapıyorlar…

Yani?

Berat Albayrak’ın önemli bir koltuğa derhal getirilmesi, Bilal Erdoğan’ın da kendisine biçilen görevleri zamanı geldiğinde üstlenmesi isteniyor sanki…

Yoksa aynı mevki ve aynı görev için iki ayrı isim telaffuz ediliyor değil…

AK Parti içerisinde haleflik sorunu varmış da iki tarafın destekçileri şimdiden birbirlerini devre dışı bırakmak için erkenden yola koyulmuşlar türü yorumların bu olayda geçerli olmadığı kanaatindeyim.

Tartışmadan benim çıkardığım ilk sonuç bu işte: İki isim birbirine rakip olacak şekilde ortaya sürülmüyor, biri şimdilerde çıkan diğeri ise gelecekte çıkabilecek sorunları çözecek kişiler olarak gündeme taşınıyor.

Çıkardığım ikinci sonuç da ilk çıkarsamamdan hareketle aklıma geldi.

Berat Albayrak’ın isminin telaffuzuna gerekçe olarak öne sürülen ‘devlet içerisinde kontrolsüz yeni iktidar gruplarının bulunduğu’ önermesi, AK Partili bir sese ait olması bakımından önemli.

Bütün yetkiler elinde toplandığı ve çoğu kez anayasa ve yasalarda bulunmayan yetkileri bile kullandığı için eleştirilen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın böyle bir tartışmaya nasıl izin verdiği anlaşılır gibi değil.

İşini göremeyeceği mi düşünülüyor, yoksa daha seçime çok vakit varken partinin sahipsiz durumda kaldığı mı?

Kimlerdir bu ‘yeni iktidar grupları’ içerisinde yer alanlar?

Aynı soruyu “Hangi bürokratlar” diye sormak da mümkün…

Akın Gürlek’in ismi bu soruya cevap olarak anılıyor Ankara’da…

Biraz da CHP çevresinde meydana gelen gelişmeler ile yargıç ve başsavcı kimlikleriyle tarafı olduğu süreçte yaşananlar sebebiyle, şimdilerde Adalet Bakanlığı’nı işgal etmekte olan ‘bürokrat kökenli’ Akın Gürlek’e

farklı yakıştırmalar yapılabiliyor.

Fransız İhtilali öncesi ve sonrasında polis şefliğinden bakanlığa değişik makamlarda bulunan Joseph Fouché (1759-1820) gözüyle ona bakanlar var…

Dünya ünlülerinin biyografilerini yazan Stefan Zweig’in dilimize ‘Joseph Fouche - Bir Politikacının Portresi’ adıyla kazandırılan kitabında, kurnaz bir politikacının kendisini atayanlardan daha etkili ve yetkili hale gelişi anlatılır.

İhtilalin önemli isimlerinin, kralların ve naiplerin kellelerini kaybettiği kaos dönemlerinde, pek çok idam fermanının altında imzası veya parlamentoda oyu bulunan Fouché giyotinden kurtulmayı ve yatağında ölmeyi başarmıştır.

Kitabı ve internet ansiklopedilerinde bulunan Fouché maddesini okuma zahmetine katlananlar ile yapay zekadan bilgi yardımı alanlar, ona atfedilen özelliklerin günümüzdeki yerli-yabancı pek çok politikacıyı akla getireceğini bilir…

Temenni ve tavsiyeleri yüzünden zamansız olarak başlayan tartışmayla arı kovanına çomak sokanların gözden düşecekleri sanılıyordu; öyle sananlar yanıldı.

Ama ne oldu, tartışmayı başlatanlar gayya kuyusunu açtılar, çok yönlü konu günlerdir gündemde. Her iki ismin görev almasını tartışmaya açanlar halen TV kanallarında boy gösteriyorlar.

Danışıklı döğüş müydü dersiniz?

Yoksa o vesileyle Akın Gürlek gündeme gelsin mi istendi?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar