1. YAZARLAR

  2. Ahmet Taşgetiren

  3. ‘Ayrık sosyolojiler’i ne yapmalı?
Ahmet Taşgetiren

Ahmet Taşgetiren

‘Ayrık sosyolojiler’i ne yapmalı?

A+A-

''Ayrık sosyolojiler” ifadesi İhsan Aktaş’a ait. Aktaş, GENAR’ın sahibi, yöneticisi. GENAR, 1997 yılında kurulan ve kendisini “Eğitim – Araştırma – Danışmanlık” alanındaki çalışmalarla tanıtan bir firma.

GENAR’ın siyasetle ilişkisine baktığımızda başından beri Ak Parti ile iç içe olduğu görülür. İhsan Aktaş’ın da özellikle Ak Parti için bir “Akil insan” misyonu ifade ettiği söylenebilir.

Aktaş’ın Yeni Şafak’ta (21 Haziran) çıkan yazısının başlığı şöyle: “Büyüyen Türkiye vizyonu ayrık sosyoloji ile ne zaman uzlaşacak?”

Başlıktan da yazının genel muhtevasına ilişkin bir fikir edinilebilir. İhsan Aktaş’a göre Ak Parti iktidarı ve özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde “Büyüyen bir Türkiye vizyonu var” ama bunu Türkiye’de bir “sosyoloji” henüz kabul etmiş değil.

Ayrık” kelimesi ile tanımladığı o “sosyoloji”yi İhsan Aktaş “kendisini bir ideolojik kaleye hapsetmiş ve dünyadaki dönüşümü yeterince okuyamayan bir toplumsal kesim” olarak niteliyor ve “varlığı(nın) geleceğe ilişkin önemli bir sorun alanı oluşturduğunu” ifade ediyor.

Şu ifadeler de Aktaş’ın “Ayrık sosyoloji”ye ilişkin bakışını özetliyor:

Aldıkları eğitim, yaşam tarzları ve kültürel referansları nedeniyle Batı sistemiyle iç içe yaşayan bu kesimler, Batı’nın mutlak üstünlüğünün sorgulanabileceği, akıllarından geçen bir durum değildi. Batıya mutlak imanla bağlı olan kesimler yerli politikalar karşısında henüz ne yapacaklarına karar veremediler.”

Aktaş yazısını “Bugün ise dünya yeni bir kırılma yaşamaktadır. Türkiye’nin önündeki temel meselelerden biri, büyüyen Türkiye vizyonu ile bu ayrık sosyolojiler arasında yeni bir ortak zemin oluşturup oluşturamayacağıdır” cümleleriyle noktalıyor.

Önce sayın Aktaş’ın bu ülkedeki bir toplum kesimini “Ayrık” diye tanımlamasını değerlendirmek gerekir sanırım: Bu yaklaşım ülkede bir “büyüyen vizyonu” içselleştirmiş “ana kütle”nin varlığını, bir de onun ifadesiyle “kendisini bir ideolojik kaleye hapsetmiş” toplulukların bulunduğunu kabul etmiş gözüküyor.

Peki bu “ana kütle” toplumun ne kadarını temsil ediyor, “Ayrık” diye tanımlananlar yüzde kaçını?

GENAR ve İhsan Aktaş’ın işi sayıları doğru okumak. Türkiye’yi okuyorlar, sorunları okuyorlar, kitlelerin nereden nereye nasıl kaydığını okuyorlar.

Diyelim “büyüyen vizyon”u iyi okuduğu farz edilen sosyolojiler iktidarı destekleyen kitleler olsun, şu an yüzde kaçını oluşturuyor Türkiye toplumunun?

GENAR’ın Mayıs ayı anketinde herhalde en “Ana kütle” denecek Ak Parti’nin oyu yüzde 34.2, MHP’nin oyu 8.4 gözüküyor.

Toplamı kaç? Yüzde 43.

Peki toplumun yüzde 57’si nerede? “Ayrık sosyolojiler” içine mi itilmiş onlar?

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP birinci parti oldu, Ak Parti kurulduğundan bu yana ilk defa ikinciliğe düştü.

CHP yerel yönetimlerde toplumun yüzde 65’inin yaşadığı şehirleri yönetme yetkisini aldı.

Bu durumda nasıl şekillenmiş oldu “Ayrık sosyolojiler”? Toplumun yüzde 65’i kendisini “ideolojik kaleye hapsetmiş” mi oldu?

Hem neden 2002’den 24 yıl geçtikten sonra oldu bu?

İhsan Aktaş “Ayrık sosyolojiler”i tanımlarken “Aldıkları eğitim, yaşam tarzları ve kültürel referansları nedeniyle Batı sistemiyle iç içe yaşayan bu kesimler” diyerek “ideolojik tasnif”in kolaycılığına sığınıyor açıkça.

Bu yaklaşım satar belli muhitlerde. Ama bu okuma mevcut Türkiye sosyolojisine yönelik doğru bir okuma değil. Eğer Ak Parti’ye akıl hocalığı da böyle gidiyorsa, gerçekçilikten çok uzak bir yerde dolaşıyor demektir.

Ankara’da polisten cop yiyen, ters kelepçe takılan öğretmenler hangi sosyolojiye ait meselâ?

Eskişehir’den çıkıp Ankara’ya derdini anlatmaya gelen Madenciler nerede duruyor? Yerin 1200 metre altında açlık grevi yapanlar?

Yargısı sorgulanıyor Türkiye’nin… Yargıya güveni yüzde 20’lere düşüren halk bakışı nasıl bir “ayrık”lık probleminin esiri olmuş olabilir?

İhsan Aktaş bugüne kadar “Partili Cumhurbaşkanı” statüsünü sorguladı mı bilmiyorum. Hani ben “Cumhurbaşkanı halktan yüzde 50 artı 1 oy olsa da yüzde 80’lerin onayını almasını beklerdim” diye yazmışımdır. Olmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti Genel Başkanı şapkası ile konuştuğu her platformda, parti sosyolojisi dışında karşılık görmedi, yadırgandı.

Ama “partili cumhurbaşkanlığı”ndan vaz geçilmedi. Herkes Ak Partili mi olacaktı ki “vizyon”a uygun sosyoloji haline gelsin?

Vizyon büyülenmesi” keşke Türkiye sosyolojisindeki farklılaşmayı görmeye mani olmasa…

Ben bir “Akil İnsan”dan böyle dışlayıcı yaklaşımlar yerine Türkiye sosyolojisi ile sağlıklı iletişim kurabilmenin yollarının aranmasını tavsiye etmesini beklerdim. Ne de olsa Prokrustes yatağında sosyolojiler biçimlenmiyor.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.