1. YAZARLAR

  2. Taha Akyol

  3. Ey Yargıtay!
Taha Akyol

Taha Akyol

Ey Yargıtay!

A+A-

Ceza hukukumuzun önce gelen hocalarından Prof. İzzet Özgenç, eski Yargıtay başkanına hakaret suçundan yargılanacak. İki yıla kadar hapsi isteniyor.

Hatırlayacaksınız, Ekim 2023’te AYM, Can Atalay’ın seçilme ve özgürlük haklarının ihlal edildiğine karar vermiş, yerel mahkeme hüküm vermekten çekinerek dosyayı Yargıtay’a havale etmişti.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM’yi suçlamış, peş peşe üç suç duyurusu yapılmıştı:

Birincisi: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, bildik bir siyasi üslupla AYM’yi terör örgütlerine paralel davranmakla ve görevini kötüye kullanmakla suçlayarak AYM üyeleri hakkında Yargıtay Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu.

İkincisi: Prof. İzzet Özgenç, X hesabından Cumhurbaşkanına seslenerek AYM kararına uymayan Yargıtay’ı sert bir dille eleştirmişti. Yargıtay 3.Ceza Dairesi üyeleri, Özgenç hakkında tehdit, iftira, adliyeyi etkileme, yargı görevini yapanları etkileme, terörle mücadele edenleri hedef gösterme gibi 6 suçtan, İzzet Özgenç hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu!

Üçüncüsü: O zamanki Yargıtay Başkanı (şimdi Kamu Başdenetçisi) Mehmet Akarca’ya hakaret iddiasıyla, Yargıtay Genel Sekreterliği Prof. Özgenç hakkında suç duyurusunda bulunmuştu

YARGITAY NE DİYOR?

Şimdi, İzzet Özgenç hakkında, sadece eski Başkan Akarca’ya hakaret iddiasıyla dava açıldı; aradan üç yıla yakın zaman geçtikten sonra!

Yargıtay Başkanı Sayın Ömer Kerkez’in kamuya açıklaması gerektiğini düşünüyorum:

- AYM üyeleri hakkında 3. Ceza Dairesinin yaptığı terör suçlaması ve suç duyurusu ne oldu? Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ne işlem yaptı?

- İzzet Özgenç hakkında 3. Ceza Dairesi üyelerinin yaptığı suç duyurusu ne durumda? Üç yıla yakın zaman geçti, hala inceleme mi yapılıyor? Oysa Yargıtay Başsavcısı Sayın Muhsin Şentürk, İzzet Hoca hakkında suç duyurusunda bulunan 3. Ceza Dairesi’nin başkanıydı, dosyayı çok iyi biliyordur.

Ayrıca, İzzet Hoca “Kirli yapılanmalarla parasal ilişkilerinin olduğu çoktan ortaya çıkmış olan bir kişinin hâlâ Yargıtay’da ‘Üye’ olarak görev yapmasına katlanılması”nı eleştirmişti. (9 Nisan)

Bu konuda da bir açıklama yapması lazım. Böyle bir kişi yok mu? Varsa ne yapılıyor?

İZZET ÖZGENÇ’İN DURUŞU

Hakkındaki hakaret davasında İzzet Hoca’nın savunmaya ihtiyacı yok çünkü hukuku karşısındaki genç hakim ve savcılardan daha iyi bilir.

3. Ceza Dairesi’nin AYM’yi terör örgütleri çizgisinde olmakla suçlayan üyeleri İzzet Hoca’yı “kendisini ceza hukukunda otorite gören, profesör unvanı taşıyan şüpheli” diye küçümsemeye kalkmışlardı. Oysa kararlarında kendileri de İzzet Hoca’nın kitaplarına atıfta bulunmuşlardı.

İzzet Hoca, her şartta hukukun üstünlüğünü savunduğu için husumete maruz kalıyor.

İktidarın evrensel hukuk yönünde reformlar yaptığı dönemde Özgenç, Başbakan/ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en yakınındaki hukuk danışmanıydı. 2005’teki yeni Türk Ceza Kanunu’nun önde gelen mimarlarından biriydi.

İktidarın tavrı değiştikçe uyardı, notlar, raporlar yazdı. Açık eleştiriler yayımladı.

OHAL döneminde hukuka aykırı KHK’ları eleştirdi.

“Suç Örgütleri” adlı akademik kitabının 15. Baskısı çıktı. Hukuk fakültelerinde, mahkemelerde, Yargıtay’da, avukat bürolarında başvuru kitabıdır çünkü.

“İltisak ve irtibat” lafının ceza hukukunda yeri olmadığını, bu kavramalara dayalı işlem yapılamayacağını, “cebir ve şiddet” olmadıkça “terör örgütü” suçunun teşekkül etmeyeceğini ilmî ve içtihadî delillerle bu kitapta yazdı.

TARİHİN HÜKMÜ

Hukuk ihlallerinin artması karşısında, eski Meclis başkanlarının tavır almasını isteyerek tam 6 yıl önce şu çağrıyı yaptı:

“Ülkemizde, hukukun dışına çıkılma yönünde hızlı bir süreç yaşanmaktadır. Normal şartlarda bir Cumhuriyet savcısının soruşturma başlatmaması gereken hadiseler dolayısıyla, sonuçsuz kalacağı daha baştan açık seçik ortada olmasına rağmen, çeşitli soruşturma işlemlerinin yapılması, ibretlik bir durumdur.” (18 Nisan 2020)

Özgenç şimdi Belediye soruşturmalarında hukuka aykırı gördüğü yönleri de ısrarla, kararlılıkla açıklıyor.
27 Mayıs darbecileri, Demokrat Partililer hakkında geçmişe yürüyen ceza yasası çıkarmak için imza topladıklarında, büyük hukukçu merhum Prof. Tahir Taner “ben tarihten korkarım” diyerek reddetmişti.

İzzet Hoca, duruşuyla hem günümüzde güven ve itibar kazanmış hem tarihte onurlu yerini almıştır.
Herkes böyle tarihin hükmünden korksa birçok sorun çözülecek.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar