1. YAZARLAR

  2. Nasuhi Güngör

  3. CHP'de kim nereye?
Nasuhi Güngör

Nasuhi Güngör

CHP'de kim nereye?

A+A-

CHP’de mutlak butlan kararı sonrası yaşananlar, yakın gelecekte siyaset bilimi hocalarını hayli uğraştıracak sonuçlar üretiyor.

Hukuken bir genel başkan var: Kemal Kılıçdaroğlu. Fiilen genel başkan gibi davranmaya çalışan ise Özgür Özel.

SAFLAR DEĞİŞİYOR

Kuşkusuz Özel ve arkadaşları bu yolun çıkmaz sokak olduğunun pekala farkında. Topladıkları kurultay imzalarını “tanımadıkları” bir genel merkeze sunuyorlar. Hakkındaki tedbir kararı kalkan bir grup başkanvekili görevine tekrar dönüyor.

Parti içindeki dengeler Kılıçdaroğlu’nun geldiği ilk günlerden elbette farklı. Özgür Özel cephesi hala üstünlüğü elinde tutuyor olsa da parti içinde kalıp mücadele etmeyi tercih edenlerin varlığı ellerini daraltıyor.

FEDAKÂRLIK MI, FIRSAT MI?

Çıkmaz sokaktaki ısrarın anlamı ne? Aslında çok açık. Daha ilk davasından itibaren “kopya bir hikaye” ile yola çıkarılmak istenen Ekrem İmamoğlu’nun mevcut durumda oyun dışı kalması, Özel’in önündeki siyaset alanını genişletmişti. Şimdilerde ‘el ele’ görüntüsü vermeye çalışsa da Mansur Yavaş ile bir kader ortaklığına gitmeleri çok uzak bir ihtimal.

Özel’in “Eğer İmamoğlu aday olamazsa” diye başlayan cümlelerle işi getirdiği nokta, kendi adaylığıydı elbette. Bunu İmamoğlu’nun özgürlüğü adına yapılmış bir fedakarlık gibi sunması da ayrıca ilginç.

BUTLAN GÖLGESİNDE DEĞİŞEN HESAPLAR

Ancak mutlak butlan davası, Özel’in bu konforlu yürüyüşünü zorlu bir parkura taşıdı. Mağduriyet hikayesi üzerinden İmamoğlu enerjisiyle kendisine açılan yol, Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığıyla bambaşka bir çehreye büründü. Şimdi elinde istediği gibi kendi yol haritasını çizeceği bir partisi yok. Şartların kendisini giderek mahkum ettiği “yeni parti” konusunda ise kararsız ve tedirgin.

Özel ve çekirdek kadrosunun, parti içinde mücadele etmekle ilgili söylediklerinin önemli bir bölümü, zaman kazanmak ve yeni bir partiye giden yolda çıkış aramakla ilgili. Özel ve İmamoğlu’nun “iktidara aday” parti tanımları, sahaya çıkınca farklı gerçeklerle yüzleşmek zorunda.

Kuşkusuz Özel, hatırı sayılır siyasi tecrübesiyle bu zorlukların daha çok farkında. Sadece son yargı kararının değil, hukuk ve ceza mahkemelerinde devam eden davaların sonuçlarının da ciddi yol kazalarına neden olabileceğini de biliyor.

YENİ PARTİ: YOL VAR, ZEMİN YOK

Yeni parti, siyasi merkezde bir iktidar iddiasıyla tanımlanıyor. Ancak bu iddianın altını dolduracak şartların ortada olmadığı da açık. Özel’in CHP oylarının ne kadarını yeni partiye taşıyacağı, bugün sahip olduğu milletvekili desteği üzerinden okunamaz elbette. Her durumda daha fazlasına, diğer muhalefet partilerinin desteğine ihtiyacı var.

SANDIĞI KİM DOĞRU OKUDU?

2023 seçimlerini Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı kazandı. Muhalefetin, özellikle CHP tarafının, bu durumdan yeterince ders çıkardığını söylemek mümkün mü? Şu sorunun cevabını aramaları yeterliydi. Seçmen, neden onlara siyasi merkezde iktidarı teslim edecek kadar güvenmedi. Üstelik ekonomideki sıkıntılar başta olmak üzere pek çok avantaja sahip olmalarına rağmen.

Dahası 2024 seçimlerinde sandıktan iktidara çıkan sert uyarıyı da başlı başına kendi yükselişleri olarak görmeyi tercih ettiler. Pek çok yeni belediye kazandılar. AK Parti çok sürpriz illerde kaybetti veya kazansa bile ciddi oy kayıplarına uğradı. Ancak buradaki ana dinamik, seçmenin iktidarı uyarması ve ‘eğer toparlamazsan alternatif bulabilirim’ mesajı vermesiydi.

Başka bir yazının konusu olarak not edelim. AK Parti’nin de 2024’teki bu kayıpları, kendi cephesinde ne ölçüde değerlendirip muhasebe yaptığı da hayli tartışmalı.

ALTIN TEPSİDE HİKAYE

Bugün CHP bütünlüğünü yitirmiş bir görüntü veriyor. Kılıçdaroğlu’nu hedef alan söylemler, Özel/İmamoğlu hattına gerçek bir hikayeyi altın tepside sunmuyor. Gayret kuşkusuz önemli. Ancak şartları kendi lehine inşa etme konusunda Özel ekibinin mesafe alamadığı, bu kriz vesilesiyle ortaya serildi.

Sahici bir siyasi hikayenin olmazsa olmazlarına bir başka yazıda değinmek üzere. Bugünlük bu kadar.

Önceki ve Sonraki Yazılar