
Alman vekiller: Suriye’de barışın anahtarı federal bir anayasadır
.
Alman Federal Meclisi (Bundestag) Dış İlişkiler Komisyonu üyeleri Jurgen Hardt ve Christoph de Vries, Suriye’nin geleceği ve Kürtlerin statüsüne ilişkin Rûdaw’a açıklamalarda bulundu. Alman parlamenterler, Suriye’de kalıcı barışın ancak federal bir sistemle mümkün olacağını ve Irak Kürdistan Bölgesi modelinin Suriye için başarılı bir örnek teşkil ettiğini vurguladı.
Almanya Federal Meclisi’nde Suriye ve Rojava gündemiyle gerçekleştirilen üst düzey görüşmelerin ardından Rûdaw muhabiri Ala Şali’ye konuşan Jurgen Hardt ve Christoph de Vries, Berlin’in yeni Suriye yönetimine yönelik beklentilerini netleştirdi.
Milletvekili Jurgen Hardt, Suriye’nin toprak bütünlüğü korunarak federal bir yapıya kavuşması gerektiğini belirterek, "Kürtler özerklik sahibi olmalı" dedi.
Hardt, Şam’daki yeni yönetimin ancak tüm azınlıkların haklarını anayasal güvence altına alması durumunda uluslararası meşruiyet kazanabileceğini ifade etti.
Suriye’deki insani krize ve özellikle Kobani’deki kuşatmaya dikkat çeken Christoph de Vries ise, Kürtlerin Batı için "güvenilir müttefikler" olduğunu hatırlattı.
De Vries, Almanya’nın müttefikleri (ABD, İngiltere ve Fransa) ile birlikte yayımladığı ortak bildirinin arkasında olduklarını ve Kobani’ye acilen insani yardım koridoru açılması gerektiğini vurguladı.
Jurgen Hardt: Suriye, ancak federal bir yapı ile bir geleceğe sahip olabilir
Rûdaw: Bugün Almanya Dışişleri Bakanı ile bir toplantıdaydınız ve Rojava ile Kürtleri detaylıca görüştünüz. Kürtlerin katliam tehdidiyle karşı karşıya olduğu bu hassas süreçte onları nasıl korumayı planlıyorsunuz?
Jurgen Hardt: Toplantıda hem İran hem de Suriye'deki durumu görüştük. Alman Federal Meclisi'nde (Bundestag), Suriye hükümetinden net beklentileri olan geniş bir siyasi çoğunluk var. Bu beklentimiz; Suriye’de tüm toplumsal grupların, özellikle de Kürtlerin kültürel ve siyasi haklarını elde edeceği kapsayıcı bir sürecin işletilmesidir. Suriye, ancak federal bir yapıya sahip olursa bir geleceğe sahip olabilir; ancak aynı zamanda birleşik de kalmalıdır. Suriye'den kopma (ayrılma) planlarına karşı uyarıda bulunuyoruz; birlikte çalışmanın daha iyi olduğuna inanıyoruz. Eğer Şam yönetimi Kürtlerin meşru haklarına saygı duyarsa, Kürtler de kendi silahlı güçlerini devletin düzenli ordusuna entegre etme fırsatı bulur. Şam’dan beklentimiz budur ve Ahmed el-Şara’ya yapılan davet, bu konuları açıkça konuşmak için hala geçerlidir.
“Suriye’nin geleceğinde azınlık haklarından asla taviz verilmeyecek”
Rûdaw: Almanya ve çoğu Avrupa ülkesi federal bir sisteme sahipken neden Suriye'de güçlü bir merkezi devleti destekliyor? Kürtler neden Irak'taki gibi bir otonomiye sahip olmasın?
Jurgen Hardt: Aslında ben de Suriye için tam olarak bu modeli (Irak modelini) görüyorum. Yani merkezi bir devlet otoritesinin olduğu ancak farklı bölgelerin kendi seçilmiş parlamentolarına ve yerel yönetimlerine sahip olduğu bir yapı. Bu sistem Irak’ta iyi işledi; Kürtler kuzeyde ekonomik ve siyasi olarak başarılı oldular, hatta bu başarı tüm ülkeye olumlu yansıdı. Suriye için de aynısı olmalı. Şam yönetimi, her bileşenin kendi dili, kültürü ve siyasi iradesiyle gelişebileceği bir alan açmalıdır.
Rûdaw: Alman hükümeti, Rojava’daki mevcut durumla ilgili Şam yönetimiyle iletişimde mi?
Jurgen Hardt: Şara’ya yapılan davet baki. Onunla konuşmak istiyoruz çünkü ancak bu şekilde beklentilerimizi ve iş birliği tekliflerimizi iletebiliriz. Onun Berlin’e gelmesi herkesin, özellikle de bölgedeki Kürtlerin çıkarınadır. Ancak şunu belirteyim; Suriye’nin geleceğinde azınlık hakları ve insan hakları konusunda asla taviz verilmeyecektir.
Christoph de Vries: Şu an en acil konu Kobani’dir
Rûdaw: Sayın De Vries, dün Almanya Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle Rojava’daki durumu görüştünüz. Görüşmede neler öne çıktı?
Christoph de Vries: IŞİD ile mücadelede Batı’nın en güvenilir müttefiki olan Kürtlerin durumunu görüştük. Almanya, İngiltere, ABD ve Fransa’nın yayımladığı ortak bildiriden dolayı çok memnunum. Bu bildiride kalıcı bir ateşkes çağrısı yapıldı ve Suriye’deki tüm bileşenlerin, özellikle de Kürtlerin haklarının korunması gerektiği vurgulandı.
Rûdaw: Almanya, Rojava’daki Kürtlere yardım etmek için başka hangi adımları atacak?
Christoph de Vries: Şu an en acil konu Kobani’dir. İnsanlara yardımın ulaşması için Kobani’ye bir insani koridorun açılması çok önemli. Müttefik devletler bu talebi en yüksek sesle dile getirdiler. Suriye ancak tüm azınlıkların siyasi sürece dahil edildiği kapsayıcı bir devlet olursa huzura kavuşabilir.
Rûdaw: Alman yetkililer diplomatik yollarla Kürtlerin haklarının ihlal edilmemesi için baskı yapıyor mu?
Christoph de Vries: Emin olabilirsiniz ki; azınlık haklarının garanti altına alındığı ve korunduğu bir Suriye için elimizdeki tüm diyalog kanallarını kullanmaya devam edeceğiz.


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.