1. YAZARLAR

  2. Mehmet Y. Yılmaz

  3. Adaletin terazisinde bir tuhaflık var
Mehmet Y. Yılmaz

Mehmet Y. Yılmaz

Adaletin terazisinde bir tuhaflık var

A+A-

Adana Seyhan’ın halk oyuyla seçilmiş son belediye başkanı Oya Tekin, CHP’li belediyeleri “silkeleme operasyonu” nedeniyle tutuklu olarak cezaevinde.

Oya Tekin’in üyesi olduğu iddia edilen suç örgütünü kurduğu, yönettiği ve bu işten hatırı sayılır bir para kazandığı iddia edilen Aziz İhsan Aktaş ise tutuksuz yargılanıyor.

Hatta devletimiz bu müstesna şahsiyetin başına bir iş gelmesin diye kendisine koruma bile tahsis etti.

Yandaş yazarların iddiasına göre korumaların sayısı 8! Maaşlarını da biz ödüyoruz tabii.

Anneler Günü vesilesiyle “Oya Tekin’e Özgürlük” isimli bir sosyal medya hesabından şöyle bir paylaşım yapıldı: “Bir yıldır çocuklarımı göremiyorum. Neden burada tutukluyum? Aziz İhsan Aktaş ailesiyle mutlu, ben ise anneler gününü çocuklarımla birlikte geçiremiyorum.”

Suç örgütünü kurup, yönettiği iddia edilen kişinin serbest, suç örgütüyle iş tutan kişinin tutuklu olmasının nedenini biliyoruz.

Oya Hanım da etkin iftiracılık ya da parti değiştirme yollarını tercih etmiş olsaydı, şimdi hapiste olmazdı; bunu da biliyoruz.

Ayrıca Oya Tekin’in eşi Celal Tekin’in de aynı davadan tutuklu olarak yargılandığını belirteyim.

Hatırlarsınız, 2025 yılının son aylarında bir sabah çok büyük bir operasyonla uyandık.

O tarihte Show TV, HaberTürk, Bilgi Üniversitesi, Bloomberg TV, Doğa Koleji, Kasımpaşa Spor Kulübü gibi şirketler de dahil olmak üzere Can Holding’in 121 şirketine el konulmuştu.

Şirketlerin bazıları TMSF tarafından mahkeme sonucunu bekleme gereği duyulmadan satılmıştı. Bazıları için de satış sürecinin sürdüğünü biliyoruz.

Can Holding’in başkanı ve medya kuruluşlarının yöneticisi operasyondan sonra tutuklanmış, Can ailesinin bazı fertleri ise yakalanamamıştı.

Şu anda bu operasyon çerçevesinde tutuklu kimse yok.

Operasyon sırasında kaçan bazı aile üyeleri de daha sonra geldiler ve hapiste yatmalarına hiç gerek kalmadan ikametlerinde kalmaları kaydıyla serbest bırakıldılar.

Kısacası yaklaşık 6 ay içinde bu soruşturmada tutuklu kalmadı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şüpheliler için çok sayıda suçtan zincirleme ceza talep ediyor.

Bunlar şöyle: Suç örgütü kurma ve yönetme, suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık, kaçakçılık. Bu suçlamalar nedeniyle toplamı 40 yıla varan cezalar isteniyor.

Savcılık bu suçlamaları yaparken MASAK raporlarından filan da yararlanmıştı.

Oya Tekin için istenen ceza ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapis.

Yanlış anlaşılmasın, hep söylediğimi tekrar söylüyorum: Can Holding sahip ve yöneticileri de Seyhan Belediye Başkanı da haklarında kesinleşmiş bir hüküm verilene kadar masumdur.

Kimse peşinen suçlu ilan edilemez, suçlu olduklarını ispat sorumluluğu da bu iddiada bulunan savcılıktadır.

Ancak şunun altını çizmeden geçemeyeceğim:

Suç isnatları MASAK raporlarına dayanan, bazıları operasyon sırasında kaçmış kişiler evlerinde oturuyorlar.

Suç isnadı sadece bir ifadeye dayanan belediye başkanı hapiste.

40 yıla kadar ceza istenenler serbest.

12 yıla kadar ceza istenen hapiste.

Bu işte bir tuhaflık yok mu?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar