1. HABERLER

  2. EDEBİYAT DEFTERİ

  3. MAKALELER

  4. 7 Ekim ve Sumud faydasız mı oldu?
7 Ekim ve Sumud faydasız mı oldu?

7 Ekim ve Sumud faydasız mı oldu?

Doğrusu, hiçbir dini, ahlaki, hukuki kural tanımadan adım adım Filistin’i işgal ve Filistinliyi yok etmek için yıllardır hareket halinde olan İsrail’e ses çıkarmayıp, kurbanlık koyunlar gibi ölümü beklemek miydi?!

A+A-

Bilim dalı ilgili olanların bir kısmı ile ortalığı kaplayıp her telden çalan yorumcuların bir kısmı, “dengesiz güç ve vicdansız dünya var iken ve sonucun zararlı çıkmak olacağı aşikâr iken hem 7 Ekim hem de iki Sumud hareketi yanlış idi, faydalı da olmadı” diyorlar.

Yanlış ise doğrusu neydi?

Faydasız ise faydalı olanı neydi?

Birincisine bakalım:

Doğrusu, hiçbir dini, ahlaki, hukuki kural tanımadan adım adım Filistin’i işgal ve Filistinliyi yok etmek için yıllardır hareket halinde olan İsrail’e ses çıkarmayıp, kurbanlık koyunlar gibi ölümü beklemek miydi?!

Bu kadar vicdansız ülkeler halkı zulüm karşısında sessiz, vicdanlı sayılanlar da yalnızca lanetleme ve beddua ile yetinerek hareketsiz dururken, “ya bir miktar insani yardım ulaştırırız veya zalimler buna da mani olur ve bize de eziyet ederlerse belki vicdanları uyandırırız” diye canlarını ve mallarını hiçe sayanların yaptıkları yanlış da oturduğu yerde homurdanmak mı doğru?!

İkincisine bakalım:

“ABD gençliği arasında İsrail politikalarına ve siyonist yaklaşıma yönelik tepki hızla artmaktadır. Yapılan araştırmalar, 35 yaş altındaki Amerikalıların yaklaşık %63’ünün İsrail hakkında olumsuz görüşe sahip olduğunu ve gençlerin yalnızca küçük bir azınlığının mevcut ABD-İsrail ilişkisini desteklediğini ortaya koymaktadır.” 

An itibariyle Birleşmiş Milletler (BM) üyesi 193 devletten 157’si Filistin›i bağımsız ve egemen bir devlet olarak tanımakta ve desteklemektedir.

ABD başkanı bile Nitanyahu’ya “Dünya senden nefret ediyor, ne yaptığını sanıyorsun” diyecek noktaya gelmiştir.

“BM’de, Avrupa’ya ayrılan koltuklar için yapılan gizli oylamada; Portekiz 134, Avusturya 131, Almanya ise 104 oy aldı. Almanya tarihte ilk kez BM Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) seçilemedi. Gazze savaşında takındığı tutum bunda önemli rol oynadı”.

Bu önemli sonuçların sebeplerinin belki de başında 7 Ekim’de başlayan cihad vardır, iki Sumud teşebbüsü de -katılımcılar farklı ülkelerden olduğu için- dünya ülkelerinin önemli bir kısmının durumun vehametine ve zulmün fecaatına dikkatlerini çekmiş, bilgi sahibi olmalarını sağlamıştır.

Küresel Sumud Filosu’na (Sumud Hareketi) farklı dönemlerde düzenlenen organizasyonlarda 40’tan fazla ülkeden katılım sağlanmıştır. Önceki filo hareketine 46 farklı ülkeden 497 aktivist katılırken, bir sonraki dönemde bu sayı 70’e yakın ülkeden 1000’i aşkın kişinin katılımına ulaşmıştır.

Hem 7 Ekim hareketi hem de Arap Baharı’nın, “Ortadoğu’yu parçalayıp birbirine düşürerek üstüne çöreklenmek isteyen ABD-İsrail planı olduğu” görüşüne de katılmıyorum. Ortadoğu adı verilen bölgenin ülkeleri bu hareketlerden önce birlik içinde idiler de bundan sonra mı parçalandılar! Hiç öyle değil, aksine orada ve genel olarak İslam ülkelerinde bu hareketler uyanmaya ve kısmen de olsa birlikte hareket etmeye sebep olmuştur.

Şu malum yorumculara diyorum ki:

Yahu bir şey yaptığınız yok hiç değilse dilinize sahip olun!

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.