1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Van Emek ve Demokrasi Platformu’ndan Halep açıklaması: ‘Saldırılar açık bir Kürt düşmanlığıdır’
Van Emek ve Demokrasi Platformu’ndan Halep açıklaması: ‘Saldırılar açık bir Kürt düşmanlığıdır’

Van Emek ve Demokrasi Platformu’ndan Halep açıklaması: ‘Saldırılar açık bir Kürt düşmanlığıdır’

.

A+A-

Van Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’nin Halep kentinde bulunan Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerine yönelik devam eden saldırılara ilişkin basın açıklaması yayınladı. Saldırıları "insanlık suçu ve açık bir Kürt düşmanlığı" olarak nitelendiren platform, uluslararası kamuoyunu sivil katliamlarına karşı harekete geçmeye çağırdı.

Açıklamada, “Şam’daki geçici yönetim adına hareket eden ve HTŞ/IŞİD geleneğinden gelen cihatçı gruplar doğrudan sivilleri hedef alıyor” denildi.

Saldırıların yalnızca askeri bir hamle olmadığı, aynı zamanda Rojava’da inşa edilen demokratik, eşitlikçi ve çoğulcu yaşam modelini tasfiye etmeyi amaçladığı vurgulandı.

Platform, “Amaç; Kürt halkını statüsüz ve savunmasız bırakarak Suriye’nin geleceğini tekçi ve otoriter bir zeminde şekillendirmektir” ifadelerini kullandı.

“HTŞ saldırıları münferit değildir”

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Özellikle altını çiziyoruz: Şeyh Maksud ve Eşrefiye’ye yönelik saldırılar, daha önce Süveyda’da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine ve farklı inanç gruplarına yönelen saldırıların devamıdır. Bu saldırılar; halkları birbirine düşmanlaştırmayı, Suriye’yi kalıcı bir çatışma alanına çevirmeyi hedefleyen mezhepçi ve ırkçı bir siyasal aklın ürünüdür. IŞİD’e karşı insanlık adına bedel ödeyen Kürt halkı ve Demokratik Suriye Güçleri (DSG), bugün Ortadoğu’da barışın, demokrasinin ve halkların bir arada yaşamının en güçlü güvencelerinden biridir. Bu tarihsel gerçeklik, cihatçı yapılara bel bağlayanlar tarafından yok edilmek istenmektedir.”

“Bu mahallelere yönelik yönelik saldırılar, HTŞ ve lideri Colani gibi eli kanlı figürlerin münferit eylemleri değildir” denilen açıklamada, “Bu saldırılar; uluslararası hukukta savaş suçu sicili bulunan, IŞİD ideolojisinden beslenen HTŞ’nin yıllardır korunması, meşrulaştırılması ve siyasal muhatap hâline getirilmesiyle mümkün olmuştur” sözlerine yer verildi.

Türkiye Milli Savunma Bakanı’nın “gerekirse Suriye’ye desteğe gideriz” yönündeki açıklamasına dikkat çekilen açıklamada, “Bu söylem, sivillerin korunmasını değil; Kürt halkının kazanımlarını hedef alan, cihatçı yapılara alan açan ve savaşı derinleştiren bir tehdit dilini yansıtmaktadır. Kürtlerin statü, özgürlük ve demokratik temsil taleplerine karşı HTŞ gibi yapıların dolaylı ya da dolaysız biçimde desteklenmesi, Türkiye’nin Suriye politikasında Kürt düşmanlığının yapısal bir karakter taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır” denildi.

“Rojava’ya sahip çıkmak, insanlığa sahip çıkmaktır”

Bir yandan barış söylemleri geliştirilirken diğer yandan Kürt kazanımlarına yönelik saldırıların desteklenmesinin “kabul edilemez bir ikiyüzlülük” olduğu ifade edilen metinde, şu çağrıya yer verildi:

“Uluslararası güçleri, Birleşmiş Milletler’i ve tüm ilgili aktörleri izleyici olmaktan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar durdurulmalı ve bu suçların failleri teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır.”

Van Emek ve Demokrasi Platformu, açıklamasını “Rojava’ya sahip çıkmak insanlığa sahip çıkmaktır” diyerek, tüm demokrasi güçlerini Halep’teki Kürtlerle dayanışmayı büyütmeye davet ederek sonlandırdı.

rudaw

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.