1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Trump duyurdu: İran'da düşen F-15'in ikinci pilotu kurtarıldı
Trump duyurdu: İran'da düşen F-15'in ikinci pilotu kurtarıldı

Trump duyurdu: İran'da düşen F-15'in ikinci pilotu kurtarıldı

ABD Başkanı Donald Trump, İran'da cuma günü düşürülen F-15E savaş uçağının ikinci pilotunu da kurtardıklarını açıkladı.

A+A-

Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'da cuma günü düşürülen ABD'ye ait F-15E savaş uçağının ikinci pilotunun da kurtarıldığını bildirdi.

TRT Haber Muhabiri Tuna Şanlı’nın Vaşington'dan bildirdiği bilgilere göre, Sosyal medya hesabı üzerinden uzun bir açıklama yayınlayan Trump, kurtarma operasyonunu Amerikan kamuoyuna bir "başarı hikayesi" olarak sundu. Operasyona onlarca uçağın katıldığını kaydeden Trump, süreci "mucizevi bir operasyon" olarak nitelendirdi.

Cuma günü İran tarafından düşürülen iki pilotlu F-15 Strike Eagle uçağının ilk pilotu olay günü kurtarılmıştı. İkinci pilota ulaşmak için cumartesi günü boyunca devam eden yoğun arama çalışmaları, akşam saatlerinde Amerikan özel harekat birimlerinin pilota ulaşmasıyla sonuçlandı. Pilotun, uçağın vurulması sırasında mı yoksa kurtarma esnasında çıkan bir çatışmada mı yaralandığına dair ise henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

ABD’nin bir gündeki ağır kayıpları

Şanlı'nın aktardığı bilgilere göre, cuma günü ABD ordusu için kayıpların ağır olduğu bir gün olarak kayda geçti. F-15 Strike Eagle uçağının yanı sıra, arama kurtarma çalışmalarına katılan bir A-10 savaş uçağı ve bir Blackhawk tipi helikopterin de İran tarafından düşürüldüğü Amerikan makamlarınca basına sızdırıldı. Analistler, Trump’ın pilotun kurtarılma haberini büyük bir coşkuyla duyurmasının arkasında, bir günde verilen bu çoklu hava aracı kayıplarına yönelik eleştirileri dindirme çabası yattığını değerlendiriyor.

Trump’ın ültimatomunda "saat" bilmecesi

Öte yandan, Trump’ın İran’a yönelik tehdit mesajlarındaki zamanlama tutarsızlığına dikkati çeken Şanlı, ayrıca şu analiz ve bilgileri aktardı;

Trump, cumartesi sabahı yaptığı paylaşımda İran’a tanıdığı 10 günlük süreyi hatırlatarak, "48 saat kaldı, üzerlerine cehennem yağacak" ifadesini kullandı.

Trump’ın daha önce "Hürmüz Boğazı açılmazsa enerji hatlarına yıkıcı saldırılar yapılacak" diyerek verdiği 10 günlük sürenin dolum tarihi, Türkiye saatiyle salı günü 03:00 olarak hesaplanmıştı. Ancak Trump’ın "48 saat kaldı" açıklaması, saldırı tarihini pazartesi günü saat 17:00’ye çekmiş oldu. Beyaz Saray’ın açıklamalarındaki bu saat farkı, bölgedeki gerilimi daha da karmaşık hale getirdi.

Gözler pazartesi günü saat 14:00’te

Trump’ın İran stratejisinin ekonomi ve piyasalar üzerindeki etkisi de yakından takip ediliyor. ABD Başkanı’nın son üç haftadır İran’ı tehdit etmesine rağmen saldırı kararlarını sürekli ertelemesi, piyasalarda bir taktik olarak yorumlanıyor.

Özellikle ABD piyasa önü işlemlerinin başladığı Türkiye saatiyle 14:00 (ABD Doğu Saati 07:00) sonrası Trump’tan gelecek açıklamalar kritik önem taşıyor. Trump’ın daha önceki erteleme mesajlarını, petrol fiyatlarını düşürmek ve borsada olumlu bir hava estirmek için piyasa açılışlarına denk getirdiği biliniyor.
Eğer pazartesi günü saat 14:00’ten sonra yeni bir erteleme gelmezse; Pazartesi 17:00 (Trump'ın son açıklamasına göre dolan süre), Salı 03:00 (Orijinal 10 günlük sürenin dolumu) tarihleri, ABD'nin İran enerji hatlarına yönelik olası saldırısı için en kritik saat dilimleri olarak öne çıkıyor.

ABD’nin Hürmüz stratejisi

ABD ve İran arasındaki askeri gerilim tırmanırken, Vaşington yönetiminin Tahran’dan taleplerinin perde arkasındaki ekonomik ve jeopolitik gerekçeler netleşmeye başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik sunduğu 15 maddelik planın merkezinde Hürmüz Boğazı’nın "ABD koşullarıyla" açılması ve zenginleştirilmiş uranyumun teslim edilmesi yer alıyor.

Hürmüz Boğazı’nda ‘petrodolar’ şartı

Bölgedeki çatışmalar nedeniyle kapanan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusu, Vaşington ve Tahran arasındaki pazarlıkların en kritik maddesini oluşturuyor. Trump yönetiminin "boğazın açılması" talebi, savaş öncesi statükoya dönüş anlamı taşımıyor. ABD, boğazın kendi ekonomik çıkarları doğrultusunda, özellikle "Petrodolar" sisteminin korunacağı şartlarla trafiğe açılmasını hedefliyor.

İran’ın Çin dahil birçok ülkeyle gerçekleştirdiği dolar dışı petrol ticareti, Vaşington tarafından petrodolar sistemine doğrudan bir tehdit olarak algılanıyor. Trump yönetimi, Hürmüz Boğazı’nı kendi kontrolünde ve dolar bazlı ticaret zorunluluğuyla açarak, İran’ın Çin ile olan bu bağımsız ekonomik hattını kesmeyi amaçlıyor.

Çin Devlet Başkanı ile görüşme öncesi "koz" arayışı

Trump’ın bu hamlesinin zamanlaması, Mayıs ayı ortasında Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı kritik görüşmeyle doğrudan ilintili. Analistler, Trump’ın Hürmüz Boğazı ve küresel petrol arzı üzerindeki kontrolü yeniden tesis ederek, Çin liderinin karşısına eli güçlenmiş bir şekilde oturmak istediğini kaydediyor.

Uranyum için özel harekat senaryosu

Krizin bir diğer ayağını ise İran’ın nükleer kapasitesi oluşturuyor. Vaşington, Tahran’dan elindeki zenginleştirilmiş uranyumu derhal teslim etmesini istiyor. Ancak İran’ın, on yıllardır süren nükleer çalışmaları ve bu süreçte suikasta uğrayan bilim insanlarını göz önüne aldığında, bu talebe diplomatik yollarla "evet" demesi beklenmiyor.

Bu noktada, Vaşington kulislerinde uranyumun diplomatik yollarla değil, özel harekat birimlerince düzenlenecek baskınlarla İran dışına çıkarılması senaryosu konuşuluyor. Pilot kurtarma operasyonundaki risklere benzer şekilde, uranyumu ele geçirmek için yapılacak bir özel operasyonun ciddi asker kaybı riski taşıdığı, Trump yönetiminin ise bu riskli kararın eşiğinde olduğu ifade ediliyor.

Kritik hafta başlıyor

Pazartesi günü itibarıyla ABD piyasalarının açılışı ve Trump’ın daha önce ilan ettiği ültimatom sürelerinin dolmasıyla birlikte, bölgedeki tansiyonun seyrinin netleşmesi bekleniyor. Hem Hürmüz Boğazı üzerindeki diplomatik baskı hem de uranyum dosyasına ilişkin askeri hareketlilik ihtimali, bu haftayı krizin en kırılgan dönemi haline getiriyor.

Etiketler : , , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.