
Sırrı Sakık: ‘Kürt coğrafyasında faili meçhul yoktur, faili meşhur vardır’
.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, TBMM’de yaptığı konuşmada, faili meçhul cinayetler ve Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Adalet Bakanlığı’nın yeni bir süreç başlatmasını umut verici bulan Sakık, adaletin tesisi için sadece bugünün değil, geçmişin tüm karanlık dosyalarının açılması gerektiğini vurguladı.
Dersim’de kaybolan Gülistan Doku soruşturmasında yıllar sonra faillerin ortaya çıkmaya başlamasının toplumda bir adalet beklentisi yarattığını ifade eden Sakık, "Gülistan Doku ve ailesinin 6 yıllık hukuk mücadelesinde gelinen nokta hepimizi sevindirmiştir. Adalet Bakanlığı’nın bu konudaki açıklamaları ve kurulan yeni komisyon bizleri umutlandırmaktadır. Ancak hukukta siyasetçiye, valiye, belediye başkanına bakılmaz; suçlu kimse cezasını çekmelidir" dedi.
"Diyadin’de fırında katledilen çocukları unutmadık"
Konuşmasında 2015 yılında Ağrı’nın Diyadin ilçesinde “özel harekat timlerince öldürüldüğü” iddia edilen Orhan Aslan (16) ve Muhammed Aydemir (15) adlı iki çocuğu hatırlatan Sakık, yetkililere seslenerek şunları söyledi:
"2015 yılında Diyadin’de, fırında çalışan iki masum Kürt çocuğu yüzlerce kurşunla katledildi. Sonra dönüp buna ‘faili meçhul’ dediler. Oysa Kürt coğrafyasında faili meçhul cinayet yoktur, faili meşhur cinayetler vardır. Kürtler böyle der. Eğer geçmişle yüzleşecekseniz, Diyadin’de katledilen o çocukların dosyasını yeniden açın."
Karanlık dönemin sembol isimlerini hatırlattı
Sırrı Sakık, 1990’lı yılların karanlık cinayetlerine de dikkat çekerek, mülki amirler ve güvenlik güçleri tarafından işlendiği iddia edilen katliamların hesabının sorulmasını istedi:
"Eğer samimiyseniz; Diyarbakır’ın orta yerinde katledilen İl Başkanımız Vedat Aydın’ın dosyasını açın. Bu parlamentonun üyesi olan ve Batman’da güpe gündüz öldürülen Mehmet Sincar’ın dosyasını açın. Antep’te devletin haberi dahilinde öldürülen Abdulsamet Sakık’ın dosyasını açın. Şenyayla’da katledilen 11 kişinin hesabını sorun. Bu cinayetlerin failleri devletin apoletli insanlarıydı."
"Kendi ellerimle arkadaşlarımı toprağa verdim"
Konuşmasında kişisel tanıklıklarına da yer veren Sakık, yaşanan acıların boyutunu şu sözlerle anlattı:
"Ben birçok mücadele arkadaşımı kendi ellerimle toprağa verdim. Vedat Aydın olayında ölümden döndüm, yaralı arkadaşlarımı sırtımda taşıdım. Diyadin’deki o çocukların cenazelerinin nasıl paramparça edildiğini hayatım boyunca unutamam. Anneleri feryat ediyordu. Bir anne, ‘Ben evladımı kokusundan tanıdım’ diyordu. İşte bu koku, aslında hepimizin hissettiği adaletsizliğin kokusudur."
"17 bin 500 faili meçhul aydınlatılmalı"
Sırrı Sakık, Türkiye’nin demokratikleşmesi için geçmişin sarsıcı olaylarıyla yüzleşmenin bir zorunluluk olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
"Adalet Bakanı eğer gerçekten samimiyse, sadece birkaç dosya ile yetinmemeli; Türkiye’deki 17 bin 500 faili meçhul cinayetin tamamının failleri bulunmalıdır. Geçmişimizle yüzleşmek ve bu karanlık süreci aydınlatmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Biz bu iradeye sahibiz ve sonuna kadar takipçisi olacağız."


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.