Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyesi ve Van Milletvekili Pervin Buldan, çerçeve yasanın ardından kurulan "Silahsızlanma ve Siyasallaşma" isimli alt kurulda PKK lideri Abdullah Öcalan'ın da yer alacağını duyurdu. Buldan, "Abdullah Öcalan gelişleri organize edecek." dedi.
DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol ile uzun süre İmralı'da Abdullah Öcalan ile hapis yatan Veysi Aktaş, İstanbul Taksim'de bir otelde barış sürecinde gelinen aşamaları ve çerçeve yasanın ortaya çıkardığı yeni durumu değerlendirdi.
Barış süreci kapsamında çıkarılan ve Mecliste 467 oy ile geçen çerçeve yasanın ardından "Silahsızlanma ve Siyasallaşma" ismini taşıyan bir alt kurulda Abdullah Öcalan'ın da görev alacağı açıklandı.
Barış sürecinin yasal adımı olarak çıkartılan çerçeve yasanın ardından kurulan komisyonlarda Öcalan'ın da görev alacağını Pervin Buldan duyurdu.
Uzun zamandan beri devam eden ''Öcalan'a statü'' tartışmalarının ardından gelen bu açıklama dikkat çekti.
Pervin Buldan, kurullarda Abdullah Öcalan’ın da yer alacağını söyledi.
24 Ağustos tarihinde bir üst kurul kurulacağını ve bu kurulun ilk toplantısını gerçekleştireceğini belirten Buldan, ''Üst kurulun ilk toplantısının hemen ardından alt kurulların kurulması için bir süreç başlayacak. Bu alt kurulların bir tanesi silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu olacak ve burada Öcalan yer alacak. Öcalan gelişleri organize de edecek.'' diye konuştu.
Heyet üyelerinden Faik Özgür Erol ise, çerçeve yasayla yaklaşık 4 bin tutuklunun serbest kalabileceğini belirtip, 75 binin üzerinde soruşturma ve kovuşturma dosyasının da yasadan etkileneceğini ifade etti.
Veysi Aktaş da ''Süreç 2024 Ekim’de Devlet Bahçeli’nin konuşması ile mi başladı, öncesinde bir ön hazırlık oldu mu?'' sorusuna yanıt verdi:
''Devlet Bahçeli’nin açıklaması üzerinden süreç başladı. Ondan önce İmralı’da herhangi bir görüşme filan olmadı. Bu açıklamadan sonra devletle ilişki kuruldu. Öncesinden bir görüşme yoktu. Kimisi işte öncesinden vardı diyor, hayır yoktu. Kesinlikle yoktu. Yani süreç kesinlikle Bahçeli’nin çağrısı ile gelişti.'' dedi.
''Kürt meselesinin çözümü de tek başına Türkiye’nin başarabileceği bir şey değil.'' diyen Aktaş, sözlerine şöyle devam etti:
''Tek başına diyorum çünkü Orta Doğu’da hiçbir sorunun tek bir tane aktörü yok. Eğer Türkiye bu sorunu çözemezse farklı güçler devreye girecekti. Öcalan bunu proto İsrail ve post İsrail teorisi olarak tanımladı. Devlet niye bu noktaya geldi? İsrail faktörü önemli bir faktör. İlk aşama proto İsrail’di. Orta Doğu’da İsrail’in kabul edilebilmesi ve oluşturulabilmesi için Türkiye Cumhuriyeti’ne ihtiyaç vardı. Ama bugün o ihtiyaç ortadan kalktı. Post İsrail ise şu; bugün İsrail’in varlığını sürdürebilmesi için Orta Doğu’da bir Kürdistan’a ihtiyaç var ve ikinci bir İsrail’e ihtiyacı var. PKK bunu kabul etmedi. Öcalan bunu reddetti. Bu sürecin gelişmesinin bir nedeni de buydu işte.''