Komşumuz ve dindaşımız olan İran’da bir süredir toplumsal olaylar cereyan etmektedir. Geçmişte de vaki olan bu ve benzeri olaylara karşı nasıl bir tutum edinmeliyiz?
Bağımsız her ülkedeki halkın veya halkların kendi devletleri ile olan ilişkisi, kendi rejimleri ile olan sorunları, sorunlarına çözüm arayışları, çözüm yöntemleri ve devletlerinin halkın talebine verdiği cevap şekli, o ülkelerin iç işleri sayıldığından o ülke dışındaki devletlerin ilgili ülkedeki gelişmelere müdahale etmemesi gerekir. Olayların olduğu ülkede devletin veya devlet politikalarına itiraz edenlerin yanlışları varsa eleştirilir ama müdahale edilemez. ‘Müdahale edilebilir veya edilmelidir’ denirse, hiç birimizin ve hiçbir ülkenin bu kuraldan istisna olmaması gerekir.
İran’da İran halkı ve bu halkın kurduğu bir devlet vardır. İran halkı ile İran devleti arasındaki sorun İran halkını ilgilendirir. İran dışındakiler, kendi pozisyonlarına göre kimisi durumun düzelmesi için dua edebilir, kimisi beddua edebilir ama kimse müdahale etmemelidir.
Bu kural gereği İran’daki halkın ekonomik nedenlerle itirazını kendi iç sorunları, aile içi sorun olarak görüyor ve bu sorunu komşumuz ve dindaşımız olan İran’ın sühuletle aşmasını diliyoruz.
ABD ve İsrail’in İran’ın iç işlerine karışmasını, İran’ı tehdit etmesini, olayları örgütleyip kışkırtmasını, İran’da siyasi, ekonomik, kültürel veya dini nedenlerle meydana gelen her hadiseyi rejimi devirmek için su-i istifade edilecek bir fırsat olarak görmesini ifsad ve zorbalık olarak değerlendiriyoruz.
İran’ın bugün yaşadığı ekonomik buhranın en temel nedeni ABD tarafından uygulanan zalimane ambargolardır. ABD, bir yandan İran’ın ekonomisini felç edecek düzeyde ambargo uyguluyor, öte yandan bu ambargodan kaynaklı halkın itirazını bahane ederek karşı darbe yapmaya çalışıyor, askeri saldırı tehdidinde bulunuyor.
ABD ve İsrail, uyguladıkları dış politika ile iki haydut devlete dönüşmüş durumdadırlar. Bu siyasetlere dünya sessiz kalırsa dünyayı haydutlar yönetmeye başlar ve saldırı sırası sırayla hepimize gelir.
İran’a uygulanan ambargolara karşıyız.
İran’a yönelik olası saldırılara sonuna kadar karşıyız.
İran’ın kaosa sürüklenmesini istemiyoruz.
İran’ın kendi halkının sorunlarını çözmesini, halkının taleplerini yerine getirmesini ve ekonomisini düzeltmesini arzu ediyoruz.
Ufkumuz editoryal