Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada fon krizine, soruşturma kapsamında yürütülen işlemlere ve mağdurların yaşadığı ekonomik kayıplara değindi. Erdoğan’ın kurduğu çözüm masasında bulunan isimlerin durumuna dikkat çeken Özel, krizin asıl sorumlularının Cumhurbaşkanı’nın yakın çevresinde olduğunu ileri sürdü.
"ERDOĞAN’IN KURDUĞU MASADA OTURANLAR TEKER TEKER ADAYA VEDA EDİYOR"
Fon krizine ilişkin hazırlanan listeler üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştiren Özel, 245 kişilik ana listenin kamuoyuyla paylaşılmadığını, 80 kişilik listenin ise ne doğrulandığını ne de yalanlandığını söyledi.
Özel, Erdoğan’ın fon vurgununu çözmek için bir masa kurduğunu ve altı toplantı gerçekleştirdiğini açıklamasına rağmen masada bulunan isimlerin soruşturma kapsamında gözaltına alındığını veya tutuklandığını belirterek şöyle konuştu:
“Masada liste var. Listenin içinde bakanlar var, milletvekilleri var, parti yöneticileri var, yenisi var, eskisi var ama Erdoğan’da çıt yok. 245 kişilik ana listeyi yayınlamıyor. 80 kişilik o çok dönüp dolaşan listeyi ne yalanlıyor ne doğruluyor ama bir yandan ‘Merak etmeyin, fon vurgununu çözeceğim, masa kurdum, altı toplantı yaptım.’ Bakın, kurdu masayı. Masanın burasında Yunus Arıncı, Takasbank Genel Müdürü gözaltına alındı, adli kontrolle evde duruyor. Kuzuyu kurda emanet etmişler. Kediyi ciğerin başına bekçi koymuşlar. Burada SPK Başkanı Mahmut Sütçü masada oturuyor. Krizi çözecek, gözaltında, hapiste, görevden alınmalar. Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun. Tutuklu, burada oturuyor. Bu masa ne? Erdoğan’ın fon krizini çözecek masası. Masada oturanlar teker teker adaya veda ediyorlar.”
“UZAKTAKİLERİ GÖNDEREREK BU İŞTEN KURTULAMAZSIN”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın çevresindeki isimlere de bakması gerektiğini söyleyen Özel, soruşturma kapsamında uzakta bulunan kişilerin hedef alındığını, asıl sorumluların ise korunduğunu öne sürdü.
Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in Erdoğan'a yakın isimlerden biri olduğunu belirterek Cumhurbaşkanı'na şu sözlerle seslendi:
“Şimdi ama bir şey dikkatimi çekti. Bakın uzakta oturanlar gidiyor. Bir de yakında oturanlar var. Bakın. Erdoğan’a kim en yakın? Galiba Adalet Bakanı Akın. Sayın Erdoğan, sakın ha sakın, uzaktakileri adadan yollayarak bu işten çıkamazsın. Biraz yaklaş bakalım, yakın yakın. En yakındakilere gel, görelim. O en yakındakileri koruyarak bu milletin gönlünde asla affa uğrayamazsın. Esas bu işi kurgulayanlar sağında-solunda dolaşırken, esas o içeriye konulanlar konuşmasın diye onlara her gün avukatlar yollanırken, bu işin kurgucuları en yakınında otururken uzaktan üç-beş bürokratla bu işten kurtulamazsın. Millet her şeyin farkındadır. Bu millet hakkını yiyenin hakkını sandıkta verecektir inşallah.”
"NASREDDİN HOCA HİKAYESİ GİBİ BİR KANUN TEKLİFİ"
Fon mağdurlarına yapılacağı açıklanan ödemelerin yetersiz kaldığını savunan Özel, mağdurların çözüm konusunda umudunu kaybettiğini ifade etti. Hazırlanan kanun teklifinin uygulamada sorunlara yol açtığını belirten Özel, ödeme yapmakla görevlendirilen bankaların da hukuki güvence talep ettiğini söyledi.
Özel, başlangıçta 1 milyon liranın altındaki alacakların ödeneceğinin açıklandığını, ancak 50 gün geçmesine rağmen bazı mağdurlara yalnızca 250'şer bin lira ödeme yapıldığını ve ayrılan kaynağın tükendiğini dile getirdi.
Kanun teklifinin işleyişini eleştiren Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Bu masadan çözüm çıkmayacağı konusunda artık mağdurlar da neredeyse hemfikir olmuş durumdalar. Bunların oturup hazırladığı kanun teklifi yasalaştı. Görev verdikleri bankalar, bu işe kendileri teknik olarak uzaklaştı. Diyorlar ki ‘Niye biz? Hangi kanunla, hangi güvenceyle? Ek güvence verin, böyle kanun mu olur?’ Bir kısım mağdura ‘1 milyon hemen yatıracağız’ dediler ya. ‘1 milyon altındaki herkesin parasını yatıracağız.’ 50 gün oldu, bir kısım mağdura 250’şer bin lira yatırdılar, para bitti. Şimdi bekliyorlar ki o tamahkarların, o günahkarların, o kıyamam nefsine uyan evlatlar, tövbe hesabına para koyacaklar. Hem peşlerine Adalet Bakanlığı’nın düşmesinden kurtulacaklar, hem de bekleyenler paralarını alacak. Nasreddin Hoca’nın ‘Telleri gerdim, koyunlar gelip altından geçecek. Yünler toplanacak, eğriltilecek. Gidilecek, satılacak. Ondan sonra para olacak’ gibi bir kanun teklifine bütün millet mesafeli.”
"AMELİYAT PARASINI YATIRAN MAĞDURLAR VAR"
Fon krizinin ardından mağdurların yaşadığı ekonomik sıkıntılara da değinen Özel, paralarını ameliyat, kira, okul taksiti ve borç ödemeleri için değerlendirmeyi planlayan kişilerin şimdi bu ödemeleri yapamaz hale geldiğini söyledi.
Mağdurların yaşadıklarının derlendiğini ve bu kişilerin örgütlü bir mücadele yürütmesi için destek verildiğini belirten Özel, fon krizinin yalnızca bireysel yatırımcıları değil, şirketleri ve genel ekonomik dengeleri de etkilediğini ifade etti.
Özel, mağdurların durumunu şu sözlerle anlattı:
“Maalesef vurgunun ardından ortaya çıkan çok acı hikayeleri hep birlikte okuyoruz. Bu konuda arkadaşlarımız çalışıyorlar, derliyoruz. Hatta dernekleşmelerini, bir büyük mücadele vermelerini destekliyoruz. Ameliyat parasını yatıranlar, kirasını yatıranlar, çocuğun okul taksitini yatıranlar, borç ödemesini yani ‘Kredi kartının yüzde 20’sini yatırmak yerine fona yatırayım, herkes gibi ben de üçe katlayayım. Geçen ay öyle olmuş. Bütün herkesin parası orada büyüyormuş, ben de belki borçtan kurtulurum’ diyenlerin şimdi borçlarını ödeyemeyen, kiralarını yatıramayan, alışverişe gidemeyen bir noktaya geldiklerini, ameliyatını olamayan bir noktaya geldiklerini, özellikle KOBİ’lerin ödeme dengelerinin bozulduğunu, özel sektör tahvillerinin aksadığını, bir domino etkisinden büyük endişe duyulduğunu bir kez daha burada söylemek gerekiyor.”
"EKONOMİDEKİ TOPLAM KAYIP 195 MİLYAR DOLARA ULAŞTI"
Fon krizinin ekonomik boyutuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, ilk hesaplamalarda 20 milyar dolar olarak açıklanan kaybın, Borsa İstanbul'daki düşüşle birlikte 90 milyar dolara, ardından 110, 119 ve 129 milyar dolara yükseldiğini söyledi.
Borsa verilerinin açıklanmasıyla birlikte kaybın daha geniş bir tablo ortaya koyduğunu savunan Özel, Borsa İstanbul'da işlem gören 623 şirketin toplam 174 milyar dolar değer kaybettiğini, Merkez Bankası rezervlerindeki kaybın ise 21 milyar dolar olduğunu ileri sürdü. Özel, bu iki kalemin toplamıyla Türkiye ekonomisindeki kaybın 195 milyar dolara ulaştığını belirtti.
Özel, ortaya çıkan ekonomik kaybın büyüklüğünü 6 Şubat depremleriyle karşılaştırarak şöyle konuştu:
“Şunu söyleyelim. Geçen haftaya kadar görülebilen veri, Borsa İstanbul’un Bist100 endeksiydi. Ona göre ilk hesaplama 20 milyar dolar, sonra bu borsadaki çöküşle 90 milyar dolar, 110-119-129 milyar dolar… Şimdi tüm borsa verileri açıklandı, ayın sonu geldi ve borsadaki 100 şirketin değil, 623 şirketin toplam 174 milyar dolar kayba uğradığı, Merkez Bankası’nın 21 milyar dolar rezerv kaybettiği, toplam ekonomideki kaybın 195 milyar dolara ulaştığı ortaya çıktı. Yani asrın felaketinin 10 şehirde 100 milyar dolarlık yıkım yaptığı o büyük depremde o depremin bütün yıktığının, yarattığı bütün hasarın neredeyse iki katına kadar; 195 milyar dolar bir hacimle karşı karşıyayız. O yüzden rakamlar kimine küçük, kimine büyük gelirken doğru algılanması açısından bir kez daha vurgulamak lazım. 6 Şubat depreminin yarattığı yıkımın tam iki katı asrın vurguyla karşı karşıyayız.”