
Şam ile DSG arasında kritik süreç: Askeri entegrasyonda yeni aşama
Özerk Yönetim müzakere heyeti sözcüsü Meryem İbrahim, DSG’nin Suriye ordusuna entegrasyonuna ilişkin görüşmelerde 2026’nın ilk günlerinde somut bir ilerleme sağlanmasının beklendiğini açıkladı.
Rojava (Kuzey ve Doğu Suriye) Özerk Yönetimi’nin Şam ile yürüttüğü müzakerelerde, Suriye Demokratik Güçleri’nin (DSG) ulusal ordu yapısına entegrasyonunun 2026 yılı başlarında bir atılıma sahne olması bekleniyor.
Özerk Yönetim müzakere heyeti sözcüsü Meryem İbrahim, Rudaw ajansına verdiği röportajda, Şam’daki geçici yönetimle ilişkilerin hâlâ “zayıf” olduğunu ancak tarafların görüşmelerde önceliği askeri dosyaya verdiğini söyledi.
10 Mart’ta DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara arasında imzalanan anlaşmada öngörülen yıl sonu takvimi aşılmış olsa da, İbrahim sürecin sona yaklaştığını belirtti. “Net bir takvim yok, ancak önümüzdeki günlerde ilerleme umudu var. Asıl atılımın 2026’nın ilk günlerinde gerçekleşmesini bekliyoruz” dedi.
İbrahim, Abdi ile Şam’daki üst düzey yetkililer arasında önümüzdeki 10 gün içinde yeni bir görüşme yapılmasının planlandığını aktardı. Aralık 2025’te yapılması öngörülen benzer bir toplantı, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan çatışmalar nedeniyle ertelenmişti.
Entegrasyon Modeli Anlaşmazlığı
Müzakerelerin merkezinde askeri düzenlemelerin yer aldığını vurgulayan İbrahim, DSG’nin Suriye ordusunun bir bileşeni haline gelmesinin hedeflendiğini, ancak Kuzey ve Doğu Suriye’deki varlığını koruyacağını söyledi. Şam güçlerinin bölgeye konuşlandırılmasının gündemde olmadığını ifade etti.
Taraflar arasındaki temel anlaşmazlığın entegrasyon modeli olduğunu belirten İbrahim, Şam’ın DSG savaşçılarının bireysel olarak orduya katılmasını istediğini, DSG’nin ise mevcut bölgelerinde bütünlüklü bir güç olarak kalmakta ısrar ettiğini kaydetti. DSG’nin üç askeri yapı halinde, bunlardan birinin Kadın Savunma Birlikleri’nden (YPJ) oluşacak şekilde entegrasyonunun planlandığını aktardı.
Siyasi Çerçeve ve Türkiye Faktörü
Siyasi boyuta da değinen İbrahim, Özerk Yönetim’in ayrılıkçı bir hedef taşımadığını vurgulayarak, “Amacımız ayrı bir yönetim kurmak değil, demokratik ve adem-i merkeziyetçi bir Suriye’nin inşasına katkı sunmak” dedi. Şam yönetiminin son dönemde merkeziyetçiliğin sorunları derinleştirdiğini kabul etmeye başladığını da sözlerine ekledi.
İbrahim, Türkiye’nin sürece müdahalesinin geçmişte görüşmeleri yavaşlattığını, ancak Ankara’nın son dönemde daha yumuşak bir tutum sergilediğini belirterek bunun olumlu bir rol oynayabileceğini dile getirdi. Görüşmelerin, DSG’nin IŞİD’le mücadelede ana ortaklarından biri olduğu ABD’nin garantörlüğünde sürdüğünü de vurguladı.
10 Mart anlaşması, DSG ve Özerk Yönetim kurumlarının devlet yapılarıyla entegrasyonu için bir çerçeve sunarken, süreç Halep’teki güvenlik gerilimleri ve adem-i merkeziyet tartışmaları gölgesinde ilerlemeye devam ediyor.
rudaw


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.