1. YAZARLAR

  2. Bercan Tutar

  3. Rusya ve Çin’in dökülen foyaları
Bercan Tutar

Bercan Tutar

Rusya ve Çin’in dökülen foyaları

A+A-

Dünyada gözlerin çevrildiği Rusya ve Çin arasındaki zirve fare doğurdu. Neden mi? En sonda söyleyeceğimizi başta ifade edelim ki meramımız anlaşılabilsin. Unutmayalım ki bu iki ülkenin temel hedefi birbirlerinden çok ABD ile bir uzlaşıya varmaktı. Şimdiye kadar ABD'nin hedefinde oldukları için reelpolitik dayatmalardan dolayı zoraki müttefik konumundaydılar.
Fakat ABD, stratejilerini değiştirince Moskova ve Pekin'in de tavrı değişmeye ve birbirlerine olan ihtiyaçları azalmaya başladı. Zira ABD Başkanı Donald Trump'ın devreye soktuğu yumuşak güç stratejisi, Moskova ve Pekin'in birbirlerine sunamadıkları en değerli şeyi veriyor: ABD nezdinde küresel meşruiyet...
Ukrayna'da Avrupa'yı karşısına alma pahasına Rusya'ya zeytin dalını uzatan Trump, Rus lider Vladimir Putin'i şeytanlaştıran Batı'nın adeta kimyasını altüst etti. Ardından da 2017'de ticaret savaşı ilan edip hedefe koyduğu Çin lideri Şi Cinping yönetimi ile buzları eriten Trump, 13-15 Mayıs tarihleri arasındaki Pekin çıkarmasıyla ezberleri bozdu.

***

Trump'ın hamleleri aslında Rusya ve Çin'i güçlendirmenin aksine daha da zayıflatıyor. ABD'nin meşruiyetini kazanan aktörler bu kez küresel kamuoyunun hedef tahtasına yerleştiler. ABD ile anlaşıp Küresel Güney'e ihanetle suçlanıyorlar. Her ne kadar ABD değiştiği için değişime gittiklerini söyleseler de aslında Rusya ve Çin'in değişmediğini sadece maskelerinin düştüğünü görüyoruz.
Nitekim Rusya ve Çin'in sadece Ukrayna'da değil Venezuela ve İran'da da 'stratejik bir sessizliğe' bürünerek ABD ve İsrail'in saldırganlığına pasif destek verdiği ortaya çıktı.
Haliyle Putin ve Şi, nostaljik bir çok kutuplu dünya teranesi dışında somut bir anlaşmaya varmadı. Hatta bolca reklamını yaptıkları Sibirya'nın Gücü-2 enerji boru hattı projesinde bile uzlaşı çıkmadı. Almanya ile Rusya'nın yapımı biten Mavi Akım-2 projesinin başına gelenlerin bir benzeri de Sibirya'nın Gücü-2 doğalgaz boru hattının başına gelecek gibi görünüyor.
Zira Trump yaptığı hamlelerle Rusya ve Çin arasındaki dengeyi yeniden dizayn ediyor. Çin'in nüfuzu altına girme riski yükselen Rusya'yı destekleyerek Pekin karşısındaki pazarlık gücünü artırıyor. Ayrıca Trump yaptığı hamlelerle Çin'in de Rusya, İran ve Venezuela'dan aldığı maliyeti düşük enerji döneminin sonunu getirdi. Pekin'in bu saatten sonra dünyanın en büyük petrol ve gaz üreticisi ABD'yi bypass edip diğer tedarikçilere yönelmesinin faturası ağır olacaktır.

***

Bu tehdidi gören Pekin, enerji kaynaklarını çeşitlendirerek enerji güvenliğini teminat alma bahanesiyle Rusya'nın ikinci Sibirya hattını ertelemek zorunda kaldı. Kremlin hezimeti, "Moskova ve Pekin projenin temel parametreleri konusunda genel bir anlayışa ulaştı. Ancak projeye ilişkin bazı detaylar daha netleşmedi. Bazı nüansların üzerinde anlaşılması gerekiyor" diyerek itiraf etti.
Putin ve Şi, zevahiri kurtarmak için marjinal sol örgütleri aratmayan bir ortak bildiriye imza attı. İki lider zirveyi "Çok kutuplu dünya düzeni ve yeni model uluslararası ilişkilerin inşasına dair ortak bildiriyle" noktaladı. İçinde bol bol "eşit güvenlik, ilkelere bağlılık, değer çeşitliliği ve uluslararası ilişkilerin demokratikleştirilmesi" gibi işlevsiz, muğlak ve soyut kavramlar geçen bu bildiri her açıdan bir hezimettir
İran ve Venezuela konusunda ABD'ye tek kelime eleştiri getir(e) meyen Çin ve Rusya'nın foyaları bütün çıplaklığıyla meydana çıktı. ABD'nin Çin ve Rusya ile oluşturduğu bu yeni model uluslararası ittifaka dünya 'şeytani üçgen' diyor.
Pekin'deki zirvede bu kirli küresel uzlaşı bir kez daha deşifre oldu. Dolayısıyla dünyanın geri kalanının artık bu yeni realiteyi görüp buna göre stratejiler geliştirmesi gerekiyor. Sahte kurtarıcılara bel bağlamak yerine artık her aktörün kendi göbeğini kendisinin keseceği bir döneme giriyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar