1. HABERLER

  2. ÜMMET COĞRAFYASI

  3. Katar Başbakanı: Netanyahu Kırmızı Çizgiyi Aştı
Katar Başbakanı: Netanyahu Kırmızı Çizgiyi Aştı

Katar Başbakanı: Netanyahu Kırmızı Çizgiyi Aştı

.

A+A-

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ‘savaş suçlusu’ olarak nitelendirdi. Al Sani, bölgedeki gerilime rağmen Katar’ın diplomasi ve arabuluculuk çabalarını sürdüreceğini belirtti.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Gazze Şeridi’ndeki gelişmeler nedeniyle sorumlu tutulması gerektiğini savundu.

Gazze Şeridi’nde yaşananların savaş suçu niteliğinde olduğunu belirten Al Sani, İsrail Başbakanı için “Netanyahu bir savaş suçlusudur” ifadesini kullandı.

‘Netanyahu kırmızı çizgiyi aştı’

Katar Başbakanı, İsrail’in geçen yıl Doha’ya düzenlediği saldırıyı da yeniden kınadı. Arabulucuların hedef alınmasının tehlikeli bir emsal oluşturduğunu belirten Al Sani, “Netanyahu kırmızı çizgiyi aştı.” değerlendirmesinde bulundu.

Al Sani, tüm bölgesel karmaşıklıklara rağmen Katar’ın diplomatik girişimlerini ve barış için arabuluculuk rolünü sürdüreceğini vurguladı.

İran ile müzakerelerde diplomasi vurgusu

Bölgedeki krizlere ilişkin de konuşan Al Sani, savaşın etkilerinin İran ve bölge sınırlarını aşarak küresel ekonomiyi tehdit ettiğine dikkat çekti.

Katar’ın, ABD yönetimiyle koordinasyon içinde ABD ile İran arasında anlaşmaya varılması için diplomatik çözüm arayışlarını sürdürdüğünü belirten Al Sani, arabuluculuk sürecinin zorlu olduğunu ancak kapalı kapılar ardında yürütülen diplomasinin ilerleme sağlamak açısından en etkili yöntemlerden biri olduğunu söyledi.

Al Sani, bölgedeki gerilimi düşürmek için 3 temel dosyanın çözüme kavuşturulması gerektiğine dikkati çekerek, bunları şu şekilde sıraladı:

“İlk olarak, ABD tarafını ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansını (UAEA) tatmin eden, aynı zamanda yaptırımların kaldırılmasıyla İran’ın barışçıl nükleer enerji hakkını garanti altına alan bir nükleer anlaşmaya varılması. İkincisi, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması ve bu konudaki her türlü anlaşmanın uluslararası hukuka tabi olması. Üçüncüsü ise Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ve İran dahil olmak üzere bölgedeki güvenlik düzenlemelerinin iyileştirilmesi.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.