
Hizbullah’ın termal İHA’ları Yahudi teröristleri gece de vuruyor
Hizbullah’ın termal kameralı İHA’larla düzenlediği saldırılar, siyonist terör çetesinin gece hareketliliğini de hedef alarak Güney Lübnan’daki gözetleme ve operasyon kabiliyetini ağır darbe vuruyor.
El-Menar, Hizbullah'ın termal kamerayla donatılmış bir İHA'nın, Pazar gecesi Beyyada kasabasında Yahudi terörl güçlerini hedef aldığını ortaya koydu.
Terör çetesinin Lübnan’daki direnişçileri ve sivil halkı takip etmek için kullandığı yüksek maliyetli teknik ekipmanlar, radar sistemleri ve optik dinleme cihazları düzenlenen operasyonlarla etkisiz hale getirildi.
Direniş güçleri, terör çetesinin en önemli "gözlerini" kör ederek, yahudi teröristleri sahada hareket kabiliyetini büyük ölçüde kısıtladı.
Kaynaklar şu açıklamayı yaptı:
"Sonuç olarak, düşmanın taktik değiştirmesi ve gece hareketine güvenmesi artık etkili değil, zira gece bile açığa çıkmış durumdalar ve direniş bu saldırıların görüntülerini art arda yayınlayacak; bu da İsrail işgal güçlerinin artık Güney Lübnan'ın bataklığında fiilen sıkıştığını ve Lübnan'ın egemenliğini ihlal edenler için gerçek ve ölümcül bir kabus oluşturan helikopterlerin kontrolü altında olduğunu bir kez daha doğruluyor..."
'Gündüz hareket edemez, gece saklanamaz hale geldiler'
Saldırıların yarattığı şok etkisiyle yahudi teröristleri taktik değiştirmek zorunda kaldığı, gündüz operasyon yapmaktan vazgeçip tamamen "gece hareket etme" stratejisine geçtiği kaydedildi.
Bu operasyonlar sonrası terör birlikleri taktiksel bir çaresizliğe sürüklendi.
Gündüz vakti askeri operasyon yürütme yetisini kaybeden terörist subay ve çapulcularının, direnişin İHA saldırılarından korunmak adına tamamen gizlenmeye başladığı ve operasyonlarını zorunlu olarak gece saatlerine kaydırdığı ifade ediliyor.
Ancak Eel-Manar kaynakları, "İsrail askerleri gece hareket ederek güvende olduklarını düşünseler de direnişin takibi ve İHA saldırıları karşısında artık hiçbir saat dilimi onlara koruma sağlamıyor" diyerek, işgal güçlerinin sahadaki hareket alanının tamamen daraldığına vurgu yaptı.
Dahası direniş kaynakları, kullanılan termal İHA'lar (Ababil) ve kamikaze dronlar sayesinde, gece operasyonlarının dahi terör güçleri için bir koruma sağlamadığını öne sürüyor.
Kaynaklar, Hayfa'daki Rambam Hastanesi'ne sevk edilen yaralılar ve ölümlerle sonuçlanan bu operasyonların, teröristleri Güney Lübnan’daki bir "bataklığa" hapsettiğini ve bölgenin yahudi teröristler için "ölümcül bir kabusa" dönüştüğünü vurguladı.

Hizbullah'a yakın kaynakların El-Manar televizyonuna aktardığı bilgilere göre, Hizbullah, son 48 saat içinde İşgal altındaki Filistinin kuzeyinde stratejik askeri noktalarına yönelik "kapsamlı ve yıkıcı" bir operasyon dizisi gerçekleştirdi.
Terör çetesinin 91. Tümen karargahı ve idari birimlerine ev sahipliği yapan Branit kışlası, bu saldırıların ana hedefi oldu.
Operasyonların en dikkat çekici boyutu, Siyonist teröristlerin "askeri sanayinin gururu" olarak tanımladığı Demir Kubbe hava savunma sistemine yönelik gerçekleşti.
Kaynaklar, Branit ve Ramim kışlalarına düzenlenen yoğun füze saldırıları sonucunda toplam 7 adet Demir Kubbe bataryasının imha edildiğini belirtiyor.
İşgal altındaki Lübnan topraklarında stratejik öneme sahip Ramim kışlasındaki erken uyarı ve izleme sistemleri de etkisiz hale getirilen hedefler arasında yer aldı.
Direniş güçleri, sadece kışlaları değil, Ras el-Nakura ve Cell el-Alam gibi gelişmiş radar, optik ve teknik izleme cihazlarıyla donatılmış stratejik bölgeleri de doğrudan hedef aldı.
El-Manar kaynakları, bu saldırıların teröristlerin Lübnan üzerindeki gözetleme ve dinleme kabiliyetini "tamamen devre dışı bıraktığını" belirtti.
Özellikle Nakura'daki Rêve De La Mer Oteli ve çevresindeki mevzilerin hedef alınması, teröristlerin korunaklı bölgelerde bile direnişin taktiksel baskısı altında olduğunu gösteriyor.
YDH


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.