
Hamas’tan Aksa Tufanı’nın üçüncü yılında direniş vurgusu
Hamas, Aksa Tufanı’nı onlarca yıllık işgal ve ablukanın sonucu olarak niteledi; Gazze’de soykırımın yeni yöntemlerle sürdüğünü belirterek birleşik mücadele çağrısı yaptı.
Hamas, Aksa Tufanı’nın üçüncü yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı basın bildirisinde, Aksa Tufanı operasyonunun, “onurlu Gazze’de kahramanlık, direniş ve ulusal dayanışmanın bütün anlamlarını sahada somutlaştırdığını” belirtti.
Hareket, operasyonun, onlarca yıldır Filistin meselesinin tasfiyesini ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının ortadan kaldırılmasını hedefleyen işgal politikalarına yönelik kayıtsızlık, örtülü destek ve suç ortaklığı karşısında dünya kamuoyuna Filistin halkının sesini duyurduğunu ifade etti.
Hamas, “Filistin halkının büyüklüğü, direnişi ve fedakârlıkları” karşısında “gurur ve onurla” durduğunu belirterek, “özgürlük ve işgalden kurtuluş iradesinden zerre kadar geri adım atmayan direnişçi ve kararlı halkı” övdü.
Hareket ayrıca, başta Şehit İzzeddin el-Kassam Tugayları olmak üzere direniş gruplarının savaşçılarını ve mensuplarını selamlayarak, onların “yenilmez ordu” efsanesini yıktığını vurguladı.
Hareket, Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Kudüs’teki Filistin halkını selamlayarak, Filistinlilerin “yerinden etme ve yok etme yönündeki tüm planların çarpıp parçalandığı kaya” olduğunu ifade etti. Vatandaşların evlerine ve mahallelerinin enkazına doğrudan geri dönüşünü gösteren görüntülerin, “topraklarına ne denli köklü biçimde bağlı olduklarının ve her türlü sürgün ve etnik temizlik projesini reddettiklerinin kesin kanıtı” olduğunu belirtti.
Aksa Tufanı işgal ve ablukanın sonucu
Hamas, Aksa Tufanı’nın, “işgalin onlarca yıl boyunca uyguladığı saldırılar, boğucu abluka, sistematik öldürmeler ve hakların gasp edilmesiyle dayatılan acı dolu bir sürecin doğal sonucu ve doruk noktası” olduğunu vurguladı.
Hareket, bunun yanı sıra toprakların ve kutsal mekânların Yahudileştirilmesini, Mescid-i Aksa üzerindeki egemenliğin kesinleştirilmesini ve tutuklulara yönelik baskı ve kötü muameleyi hedefleyen planların bulunduğunu belirtti.
Hamas, “Tufan’ın ruhunun Filistin halkında ve İslam ümmetinde hâlâ canlı olduğunu” belirterek, işgalin ve destekçilerinin çatışmanın 7 Ekim’de başladığını ileri sürmelerinin, “gerçekliğin ve gerekçelerin açıkça çarpıtılması” anlamına geldiğini söyledi. Hareket, çatışmanın “o gün başlamadığını ve son sayfalarının da henüz yazılmadığını” vurguladı.
Hareket, son üç yılın “bu terörist işgalin ve onun Nazi eğilimlerinin çıplak gerçeğini ortaya çıkardığını” savunarak, işgali çocukları, kadınları ve sivilleri hedef alan bir “soykırım savaşı ve korkunç katliamlar” gerçekleştirmekle ve Gazze Şeridi’ndeki yaşamın temel dayanaklarını yok etmekle suçladı.
Hamas, “soykırım savaşının sona ermediğini” belirterek, işgalin bunu yeni yöntemlerle sürdürdüğünü ve öldürme, abluka ve Filistinlilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli temel unsurlardan mahrum bırakılmasının “sessiz bir soykırıma” dönüştüğünü belirtti.
Hamas’tan birleşik mücadele çağrısı
Hamas, “bütün Filistinlilerin katılımıyla birleşik bir ulusal mücadele stratejisi oluşturmak” için çalışmayı sürdüreceğini belirterek, bunun “işgal hükümetinin faşist planlarıyla mücadele etmenin tek yolu” olduğunu vurguladı.
Hamas ayrıca, Arap ve İslam dünyasının yanı sıra “dünyanın özgür insanlarını ve diri güçlerini”, “her türlü baskı aracını harekete geçirmeye ve seferber olmaya” çağırdı. Hareket, soykırım, zorla yerinden etme ve aç bırakma savaşına karşı “gürleyen dayanışma dalgalarının ve sahadaki eylemlerin yeniden canlandırılmasını”, Filistin halkının direnişinin ve özgürlük ile bağımsızlık hakkının desteklenmesini istedi.
Hareket, Filistin halkının “kendisini, toprağını, haklarını ve kutsal mekânlarını; ayrıca işgale karşı her türlü araçla direnme konusundaki meşru hakkını savunduğunu” belirtti. Hamas, bunun işgalin sona ermesine ve “başkenti Kudüs olan, özgür, bağımsız ve tam egemenliğe sahip bir Filistin devletinin kurulmasına” kadar süreceğini ifade etti.
Hamas, bildirinin sonunda şehitlerin ruhları için dua etti ve hayatını kaybeden liderlerin mücadelelerini ve fedakârlıklarını “gurur ve onurla” andı. Hareket, onların kanlarının “kurtuluş ve dönüş yolunda yol gösteren bir ışık olarak kalacağını” vurguladı.
Kaynak:YDH


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.