Dinden çıkanlar neden dinden çıkamıyor?
Dinden çıkıp asla bir daha yüzüne bakmayacağım diyen kimi eski dindarların bütün mesailerinin dinle kavga etmekten ibaret kalmasının sebebi nedir? Mesela çoğu ortalama dindar hürmet ettikleri kandilleri kutlamazken, dinden çıkanlar her vesileyle, mesela her kandilde bir eleştiri/saldırı cinsinden de olsa dini günleri ve kandilleri idrak ediyorlar. İslamdan çıkan insanların İslamla savaşmak zorunda hissetmelerinin sebebi nedir?
İslamı sorgulamak daha iyi bir İslam anlayışı için gerekli olduğu gibi kişiyi İslama mutlaka düşman yapmaz. İslama düşmanlık yapmak, İslamı sorgulamanın bir sonucu değil. Fakat İslam dinin nihayeti ve kemali olduğu için, dinden çıkan insan din adına inşa edilmiş kemalden, moral evrenden ayrışmanın intikamını dinle kavga ederek almak isteyebiliyor. Başka dinlerle kavga ederek iyi olmak mümkün. Ama iyiliğin kıvamını bulduğu bir din, son din olarak İslam ile kavga ederek iyi olmak mümkün değildir. İslamın dışında durarak, İslama kayıtsız kalarak iyi olmak mümkündür. İslamın dışında iyi insan olmak mümkündür. Bir şartla ki öyle bir insan İslami beğenmese bile İslama düşmanlık edemez. Ama İslamla kavga ederek iyi olmak mümkün değildir.
Peki Müslüman olup da İslamdan çıkanlara özgü bir patoloji var mıdır? Evet. Müslüman bir kültürde dinden çıkmak diğer kültürlerdeki dinden çıkmaktan daha farklıdır. Dini terk bir nevi değerleri, kültürü terk etmek demektir. Müslüman bir kültürde dinden çıkmanın kaçınılmaz sonucu “köksüzleşme”dir. Dinden çıkanlar İslam gibi bir kökten kopmaları durumunda hiçleşeceklerini hissettikleri için İslamla bağlarını onunla kavga ederek sürdürüyorlar. Asla bir Avrupalı veya soyut bir akıl öznesi olmayacaklarını anlamaları gerekirken anlamadıkları halde yine de kalben bunu hissettikleri için gerçek bir kopuşa elleri varmıyor. Felsefe veya evrensel akıl adına gerçekleştirilmek isteyen bu kopuşun bir türlü tamamlanamaması bu yüzdendir.
Dinin dogmalar toplamı olduğunu zanneden (mümin veya münkir) bir insan dini anlamamıştır. Din, din diye bildiğiniz şeyden fazla birşeydir. Bireyin hakikate kişisel erişimi hikayesi de ancak naif bir aydınlanma kabulüdür. Yolunu toplumsallığa düşürmeyen herhangi bir hakikat veya din tartışmasının bir ağırlığı yok maalesef. Dinsizlik bile ancak dinle yürütülen bir polemik olarak vardır. Dinsiz toplum yoktur. Bireyin tüm artistlikleri ancak ve sadece toplumsallığın içinde yürütülen gevezeliklerdir. Bütün bir sosyoloji bilimi naif aydınlanmacılığın bu bireyciliğinin bir nevi eleştirisidir.
Dinden çıkanların bir türlü İslamdan çıkamamasının sebebi dinin mahiyetini anlamamış olmalarıdır. Bazı şeylerin tarafgirliği de karşıtlığı da sığ olduğunda aynı şeydir.


