
Dargeçit JİTEM davasına zamanaşımına ailelerden tepki
Yargıtay, Dargeçit’te 3’ü çocuk 7 kişinin gözaltında kaybedilmesi ve öldürülmesine ilişkin davada zamanaşımı kararına yakınlarını kaybeden aileler tepki gösterdi. Aileler, Adalet Bakanlığı bünyesi kurulan 'faili mehçul birimi' hatırlatarak, 'Dargeçit'ten
Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, Mardin’in Dargeçit ilçesinde 29 Ekim 1995 ile 8 Mart 1996 tarihleri arasında 3’ü çocuk 7 sivilin gözaltına alındıktan sonra öldürülmesi ve uzman çavuş Bilal Batırır’ın kaybedilmesine ilişkin olan “Dargeçit JİTEM Davası” ile ilgili “zamanaşımı” kararı vererek, dosyayı düşürdü.
Aralarında dönemin Mardin Jandarma Komando Tabur Komutanı Hurşit İmren, Dargeçit İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Tire ve Dargeçit Merkez Jandarma Karakol Komutanı Mahmut Yılmaz’ın da olduğu 18 fail hakkında 4 Temmuz 2022’de Adıyaman 1’inci Ceza Mahkemesi tarafından beraat kararı verildi.
Kaybettirilen Abdurrahman Coşkun'un ağabeyi Mehmet Coşkun ile 12 yaşındaki Davut Altınkaynak’ın babası Abdülaziz Altınkaynak, adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirti.
30 yıl önce yaşananları anlatan Mehmet Coşkun, kaybettirilenlerin hepsinin öğrenci olduğunu belirterek “12 yaşında çobanlık yapan Davut Altınkaynak’ı bile ‘terörist’ diyerek hedef aldılar” dedi.
'ANNEM YILLARCA CUMARTESİ ANNELERİ İLE MÜCADELE VERDİ'
Mezopoptamya Ajansı'nda konuşan Coşkun, “Annem her gün Cumartesi Anneleri ile beraber meydanlarda kardeşimi aradı. Kimi zaman o meydanlarda biber gazına ya da coplara maruz kaldı. Ancak hiçbir zaman aramaktan vazgeçmedi. Yıllar sonra, birinin verdiği bilgilerle izlerine ulaştık. En son 2019’da Kızıltepe’de kardeşimin cenazesine ulaştık" diye konuştu.
'SANIKLARIN ANLATIMINA RAĞMEN BERAAT VERDİLER'
Yapılan yargılamalara da değinen Coşkun şöyle devam ettİ:
“Bunlar mahkemede başta inkar ettiler, sonra ‘devlet için yaptık’ dediler. 12 yaşındaki bir çocuğu öldürmüşler. Peki bu 12 yaşındaki çocuk ne teröristlik yapmış olabilir? Bu bir sistemdi. Devletin politikasıydı. Çocuklarımızı bilerek öldürdüler, çukurlara attılar. Bazılarını yaktılar, asit döktüler. Her birini farklı yerlerde bulduk. Çocuklarımızın ifadelerini almışlar, belge imzalatıp ‘serbest bıraktık’ demişler. Ama infazcılar kapıda bekliyormuş. 30 yıl mahkeme kapılarında bekledik. Şimdi de zamanaşımı diyorlar. Oysa sanıklar bile olanları anlattı. Buna rağmen beraat verdiler. Daha ne delil istiyorlar? Bu sadece Dargeçit karakolunun yaptığı bir şey değil; bu devletin eliyle yapılmış bir şey. Biz ölsek de bu davanın peşini bırakmayacağız.”
'FAİLİ MEÇHUL DOSYALARA DARGEÇİT'TEN BAŞLASINLAR'
Kaybettirildiğinde 12 yaşında olan Davut Altınkaynak’ın babası Abdülaziz Altınkaynak ise, karara tepki göstererek, “Bu savcı ve hakimler dosyayı bilerek zamanaşımına götürdü” dedi. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı” kurulduğunu hatırlatan Altınkaynak, “Türkiye’de ‘JİTEM dosyalarını açacağız’ diyorlar. O zaman Dargeçit dosyasına tarafsız baksınlar ve karar versinler. Her şey ortada. Tanıklar mahkemede itiraf etti” diye konuştu.
'OĞLUMU FİLİSTİN ASKISINA ASMIŞLAR'
Altınkaynak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mahkeme heyetleri hakimlik yapmak yerine çocuklarımızın katillerine adeta avukatlık yaptı. Bize ‘görüntü getirin’ diyorlardı. Ben nasıl görüntü getireyim? Sonuna kadar davanın takipçisi olacağız. Hiçbir zaman bu davanın peşini bırakmayacağız. Oğlum Davut ve eşim o akşam gözaltına alındıkları zaman evde değildim. Hatta gözaltı sürecinde eşime bir ara oğlumu gösteriyorlar. Oğlum Filistin askısında, kanlar içinde annesinden su istemiş. Biz bunları nasıl unutalım? Benim oğlum daha 12 yaşında idi. Davut’un katilleri bellidir. Zamanaşımına girmeden önce de mücadele ettik, Meclis’e gittik, tüm partilerle görüştük. Tarafsız bir yargılama istedik ama olmadı. Biz ölsek bile çocuklarımız bu davanın peşini bırakmayacak.”
Artıgercek


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.