"Türkiye ve Umman'a yönelik saldırıyı İran gerçekleştirmedi"

Seyyid Mücteba Hamaney, Türkiye ve Umman'a yönelik saldırıların İran tarafından gerçekleştirilmediğini belirtti. Hamaney, komşu ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesine inandığını ifade etti.

İran lideri Seyyid Mücteba Hamaney, Türkiye ve Umman'a yönelik saldırıların İran tarafından gerçekleştirilmediğini belirtti.

Hamaney'in açıklaması şöyle;

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ey kalpleri ve gözleri evirip çeviren, ey geceyi ve gündüzü düzenleyen, ey yılları ve hâlleri değiştiren; bizim hâlimizi en güzel hâle çevir.

Bu yıl maneviyatın baharı ile tabiatın baharı, yani mübarek Ramazan Bayramı ile kadim Nevruz Bayramı aynı döneme denk gelmiştir. Bu vesileyle bu iki dinî ve millî bayramı aziz milletimizin tüm fertlerine tebrik ediyorum; özellikle Ramazan Bayramı’nı tüm Müslümanlara kutluyorum. Ayrıca İslam mücahitlerinin elde ettiği önemli zaferler dolayısıyla da herkesi tebrik ederim. Bunun yanı sıra, Haziran ayındaki ikinci dayatılmış savaş, Ocak ayındaki darbe girişimi, üçüncü dayatılmış savaş ile güvenlik, sınır koruma ve isimsiz kahramanlar dâhil olmak üzere tüm şehitlerin ailelerine ve yakınlarına taziyelerimi sunuyorum.

1405 güneş yılının (miladi 2026) başlaması münasebetiyle bazı hususları arz etmek istiyorum.

Öncelikle geçen yılın bazı önemli olaylarına kısaca değineceğim. Geçtiğimiz yıl halkımız üç askerî ve güvenlik savaşı yaşadı. Birinci savaş, Haziran ayında gerçekleşti; siyonist düşman, ABD’nin özel desteğiyle ve müzakereler sürerken, alçakça bir saldırıyla ülkemizin en seçkin komutanlarından ve bilim insanlarından bazılarını ve ardından yaklaşık 1000 vatandaşımızı şehit etti. Düşman büyük bir hesap hatası yaparak, bir-iki gün içinde halkın İslamî sistemi devireceğini sanıyordu. Ancak sizin bilinçli duruşunuz, İslam mücahitlerinin eşsiz kahramanlığı ve fedakârlıkları sayesinde kısa sürede acziyetini ortaya koydu ve arabuluculuk yoluyla çatışmayı durdurmaya yönelerek kendini uçurumdan kurtarmaya çalıştı.

İkinci savaş, Ocak ayındaki darbe girişimiydi. ABD ve siyonist düzen, ekonomik baskılar nedeniyle halkın kendileriyle birlikte hareket edeceğini düşünerek, kendi unsurları aracılığıyla büyük felaketlere yol açtı, önceki savaştan daha fazla sayıda insanımızı şehit etti ve ağır zararlar verdi.

Üçüncü savaş ise hâlen içinde bulunduğumuz süreçtir. Bu savaşın ilk gününde, ümmetin şefkatli babası, yüce liderimiz—Allah makamını yüceltsin—şehitler kervanının öncüsü olarak ilahî rahmetin gölgesine doğru yol alırken, onu gözyaşlarıyla uğurladık. Bu süreçte Minab’daki okul çocuklarından Dena destroyerinin kahraman mürettebatına, ordunun ve Devrim Muhafızları’nın komutanlarına, güvenlik güçlerine, gönüllülere ve halkın her kesiminden şehitlere kadar birçok kaybı derin üzüntüyle uğurladık. Düşman, sistemin başını ve bazı etkili askerî unsurları hedef alarak halkı korkutabileceğini ve geri çekilmeye zorlayabileceğini düşündü. Ancak siz, bu mübarek ayda orucu cihatla birleştirerek ülke genelinde geniş bir savunma hattı oluşturduğunuz ve onu şaşkına çevirdiniz.

Siz daha önce 12 Ocak darbe girişimini bastırdınız, 11 Şubat’ta bir kez daha küresel güçlere karşı duruşunuzu gösterdiniz ve 13 Mart’ta (Dünya Kudüs Günü) ona güçlü bir darbe indirerek, karşısında sadece askerî güç değil, çok daha geniş bir halk cephesi olduğunu ortaya koydunuz. Bu büyük destanı yaratan tüm halkımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca halkın arasında sade bir şekilde yer alan cumhurbaşkanı ve yetkililere de teşekkür ederim; bu tür davranışlar millet ile yöneticiler arasındaki birliği güçlendirir.

Bugün sizler arasında oluşan birlik, düşmanda kırılmaya yol açmıştır. Bu, Allah’ın özel bir nimetidir ve hem dil hem kalp hem de eylemle şükredilmelidir. Şükredilen nimet artar ve güçlenir. Bu nimetin korunması, onu doğru kullanmakla mümkündür; böylece birlik daha da güçlenecek ve düşmanlarınız daha da zayıflayacaktır.

Şimdi 1405 yılına girerken birkaç hususla karşı karşıyayız. Birincisi, mübarek Ramazan ayına veda ediyoruz. Bu ayda kalpleriniz yüce âleme yöneldi ve dualarınız kabul buldu. Allah’ın lütfuyla, dilediğiniz ya da daha hayırlısı size nasip olacaktır. Aynı zamanda Şevval hilalini karşılıyor ve ilahî mükâfatı umut ediyoruz.

Diğer yandan Nevruz Bayramı’nı karşılıyoruz; bu bayram yenilenmenin, canlılığın ve hayatın sembolüdür. Bu yıl aynı zamanda şehit liderimiz ve diğer şehitler olmadan geçirdiğimiz ilk yıldır. Şehit ailelerinin acısını paylaşıyoruz. Bununla birlikte, hayatın devam ettiğini unutmadan, yeni yuva kuran gençlerimizin mutluluğunu da desteklemeliyiz. Halkımızdan, bayram ziyaretlerini şehit ailelerine saygıyı gözeterek gerçekleştirmelerini ve mümkünse yeni yıl ziyaretlerine şehitleri anarak başlamalarını tavsiye ediyorum.

Bu vesileyle, zor şartlara rağmen topluma hizmet eden tüm kesimlere—üreticiler, hizmet sektörü çalışanları ve gönüllü olarak halka hizmet sunanlara—teşekkür ediyorum.

Düşmanın bir diğer cephesi medya faaliyetleridir. Bu süreçte toplumun zihnini hedef alarak millî birliği zayıflatmaya çalışmaktadır. Bu nedenle, iç medya organlarının farklı görüşlere sahip olsalar dahi zayıf noktaları öne çıkarmaktan kaçınmaları gerekmektedir.

Düşmanın bir diğer umudu ekonomik ve yönetsel zafiyetlerdir. Bu nedenle halkın geçim şartlarının iyileştirilmesi, altyapının güçlendirilmesi ve refahın artırılması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda yılın sloganını “Millî birlik ve millî güvenlik gölgesinde direnç ekonomisi” olarak ilan ediyorum.

Komşu ülkelerle ilişkiler konusunda daha önce ifade ettiğim görüşler ciddidir. Ortak din, kültür ve çıkarlar, bu ilişkileri güçlendirebilir. Özellikle doğu komşularımızla yakın bağlara önem veriyoruz. Afganistan ve Pakistan’ın ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini düşünüyor ve bu konuda katkı sunmaya hazır olduğumu ifade ediyorum.

Ayrıca Türkiye ve Umman gibi dost ülkelerde gerçekleşen bazı saldırıların İran veya direniş güçleriyle ilgisi olmadığını, bunların düşman tarafından gerçekleştirilen “sahte bayrak” operasyonları olabileceğini vurgulamak isterim.

Son olarak, yüce Allah’tan yeni yılın milletimiz, komşu ülkeler ve tüm İslam dünyası için başarı, zafer ve bereket getirmesini diliyorum.

“Biz istiyoruz ki yeryüzünde zayıf düşürülenlere lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları mirasçılar kılalım.”

Selam, rahmet ve bereket üzerinize olsun.

Seyyid Mücteba Hüseynî Hamanei
29 Esfend 1404 (20 Mart 2026)

ÜMMET COĞRAFYASI Haberleri

İran, Hürmüz’de geçişi izin ve ücret sistemine bağladı
Lübnan'da şehit sayısı bini aştı
İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Naeini şehit edildi
60 Yıldır ilk kez Mescidi Aksa'da Bayram Namazı Kılınamadı
İran: F-35 savaş uçağını vurduk