ABD Başkanı Donald Trump, bölgesel istikrarı hiçe sayan küstah tavrını bir kez daha ortaya koydu. Trump, Irak’ta Nuri el-Maliki’nin yeniden başbakan olması halinde Washington’un Bağdat’a yaptığı yardımları kesmekle tehdit etti, bu hamleyle bir ülkenin iç siyasi tercihlerini açıkça tehdit ederek dış müdahaleye zemin hazırladı. Trump sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Maliki’yi “çılgın politika ve ideoloji” ile suçlayarak ABD’nin desteğini siyasi pazarlık kozu olarak kullanacağını belirtti.
Trump’ın küstahlığı bununla sınırlı kalmadı. Karayip adası Küba’yı hedef alan açıklamasında, ülkenin Venezuela’dan petrol ve mali destek alamaması nedeniyle “çok yakında iflas edeceğini” iddia etti. Bu söylem, Trump’ın ekonomik cezalandırma ve baskı taktikleriyle başka bir ülkeye sistematik olarak zarar verme niyetini yansıtıyor.
Trump ayrıca ticaret politikalarını da agresif bir ideolojiyle savundu. ABD’nin gümrük vergilerinden 600 milyar dolar gelir elde ettiğini öne sürerek, bu vergileri “başarı” olarak nitelendirdi. Trump’ın yüksek tarifelerle dış ticaretten devasa gelir hedeflemesi, birçok ülke ekonomisini hedef alarak ABD Hazinesi’ne kaynak aktarma yönlü bir yağma stratejisine benzediği eleştirilerine yol açtı.
Bu açıklamalar, Trump’ın küresel arenada güç politikalarını sertleştirdiğini ve başka ulusların egemen ekonomik ve siyasi tercihlerini fiilen baskı altına almayı sürdürdüğünü gösteriyor.