Trump ‘Fars Baharı’ mı istiyor?

Yusuf Ziya Cömert

Bir ara hepimiz devrimciydik. Solcular Marksist-Leninist bilemedin Maoist devrim istiyordu biz İslam Devrimi. Ülkücülerin ‘Milli devlet güçlü iktidar’ sloganı da bir çeşit ‘milli’ devrim çağrısı sayılabilirdi. Karşılaşmalarımızda, eğer kavga etmiyorsak aynı telden çalıyorduk. Biz geleceğiz vahşet bitecek. Biz geleceğiz sömürü bitecek. Daha aklınıza hangi kötü şeyler geliyorsa, hepsi bitecek. Herkes mutlu olacak.

Bir şehirlerarası otobüste solcu bir akranımla tartıştığımızı hatırlıyorum. Ben aklım erdiği kadarıyla İslam’ın adaletini, eşitliğini, güzelliklerini anlatıyorum.

“Senin özlediğin düzenin örneği dünyada yok” dedi bana.

“Geçmişte vardı” dedim.

“O geçmişte kaldı” dedi.

“Senin düzeninin örneği var mı?” dedim.

“Var” dedi, “Şu anda Arnavutluk’ta uygulanıyor.”

Hey gidi Arnavutluk! Enver Hoca’nın memleketi. Din bile yasaktı. Sıkı bir komünist rejim. Ama iyi kötü uygulanıyordu. Gitti şimdi.

Bizimki o sıralar hiçbir yerde yok.

İran İslam İnkılabı böyle bir mevsime denk geldi. Bir dergi kapağından hatırlıyorum. Hicret’ti galiba. “Her Nemrut’a bir İbrahim, Her Firavuna bir Musa, Her Şah’a bir Humeyni.”

Kulağımıza hoş geliyordu.

Zamanla, hayatı gördükçe, insanları gördükçe, ülkemizi ve dünyayı okudukça, tarihi okudukça, ütopyalarımızın, hiç kimsenin ütopyasının gerçek olamayacağını öğrendik.

Ütopya lazımdır, insana kuvvet verir, enerji verir. Büyük ihtiyaçtır.

Ama mümkün değildir.

İran için de geçerliydi bu.

Sonuçta, Şii gelenekte bir reform yaparak bir rejim kurdular.

İmamiye itikadına göre gaip imam Mehdi’nin gaybubetten çıkıp kuracağı devlet dışında hiçbir devlet meşru değildir.

Bahsettiğim reform “velayet-i fakih’in yani Mehdi gelinceye kadar fakihlerin yönetmesinin meşruiyetini hatta gerekliliğini ifade eder.

Fakihler, İran halkını mutlu edebilecek bir ‘velayet’i başaramadılar. İran halkının ‘veli’si olamadılar.

Birçok girdisi-çıktısı, ‘ama’sı, ‘fakat’ı olabilir ama sonuçta İran bir çeşit ‘ulus-devlet’ oldu. (İçindeki etnik çeşitlilik büyük sorun sayılmaz. Ülkenin etnisiteye dayalı bir adı yok. Persia değil, Farisiye değil. Bölge adı, İran.)

Dinin, Caferi din yorumunun başlıca teşri (yasama) kaynağı olduğu bir modern devlet.

Antiemperyalist bir devlet.

Sloganlarını hatırlıyorum, “Merg ber Amrika, Merg ber Şuravi, Merg ber İsrail, Merg ber zıddı velayet-i fakih.”

“Amerika’ya, komünizme, İsrail’e, velayet-i fakih karşıtlarına ölüm.”

Amerika ve İsrail de aynı şeyi İran için temenni ediyordu.

Birbirlerinin tam zıddıydılar.

Dikkat ederseniz İsrail’in Gazze’deki soykırımı sırasında sadece İran ve vekilleri İsrail’e karşı savaştı.

Emperyalistler kesintisiz bir hegemonya isterler.

İran’ın uyumsuzluğu, hegemonya kapsamının dışında kalması bilhassa ABD’yi daima rahatsız etti.

Bu yüzden ABD İran’la daima uğraştı. İran toplumundaki her sorunu, istikrarı bozma potansiyeli olan her şeyi kurcaladı.

Bunlardan biri ‘Güney Azerbaycan’ meselesidir.

Fakat bu kurcalama Azeri Türklerinde pek karşılık bulmadı.

İran devlet olarak Azerileri dışlamadı. Devrim rehberi Hamaney bile Azeridir. Keza Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan.

İran’ın huzur bulamamasının bir sebebi muhakkak dış güçlerdir.

Yıllar süren savaşlar, birbiri ardına eklenen ambargolar.

Petrolünü bile doğru dürüst satamıyorsun.

Böyle baskılar ülkeyi hırpalar.

Hırpalıyor. İnsanlar o yüzden sokağa çıkıyor.

Sadece o yüzden değil. Eğer idareden memnun değilsen ve sokağı müsait görürsen sokağa çıkmak istersin.

İran’ın huzur bulamamasının bir sebebi de rejimin başarısızlığıdır.

Ülkedeki özgürlük ve ‘demokrasi açığı’dır. Adalet açığı da eklenebilir mi? Eğer bu ikisi eksikse adaletin eksik olma ihtimali de yüksektir. (‘Demokrasi açığı’ tabirini Taha Özhan’dan ödünç aldım. Belki başkasına aittir ama ben ilk Taha Özhan’dan işittim.)

İran halkının özgürlüğü, demokrasisi, İsrail’in, ABD’nin umurunda mıdır?

Değildir.

Dışarıdan kurcalamakla rejimi yıkabilirler mi?

Zannetmiyorum.

Huzursuz edebilirler.

Ortadoğu’yu perişan eden Arap Baharına benzer bir şeyi İran’ın başına örmeye çalışabilirler.

Bir çeşit Fars Baharı icat edebilirler.

Allah muvaffak etmesin.

(İran’da sadece Farslar yok, Türkler, Kürtler ve Beluc’lar var. ‘Acem’ desem olur muydu? ‘Acem’de de sanki biraz aşağılama kastı var. Kimseyi aşağılayamam. Bu yüzden ‘Fars’ demek zorunda kaldım.)