" Terörsüz Türkiye hedefi hayatidir"

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalar yaptı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinini grup toplantısında konuştu.

Bahçeli'nin açıklamalarında öne çıkan başlıklar şu şekilde:

Dünyanın neresinde bir milletin huzur iklimi hedef alınsa, nerede bir mazlumun ahı yükselse orada yalnızca o ülkenin değil bütün insanlığın imtihanı başlamış demektir. Atalarımız "ateş düştüğü yeri yakar" demiştir fakat bugün yakın coğrafyamızda harlanan ateş yalnızca düştüğü yeri değil dumanı kapımıza kadar dayanan tehlikeli bir yangına dönüşmüştür. Tarihi tecrübelerimiz ve uluslararası gündeme Ankara'da açılan pencereden baktığımızda görünen manzara açık ve nettir. Bölgenin kalbine düşen her kıvılcım, ihmale uğradıkça yeni cephelere, yeni göçlere, yeni emperyal hesaplara kapı aralamaktadır. Sözde barış çağrılarının gölgesinde yeni cepheler açılmakta, hukukla perdelenen söylemlerin ardında kanlı çıkar hesapları yürütülmektedir. Bir tarafta haritaları cetvelle çizen hırs küpü bir emperyalist siyaset bezirganı vardır. Diğer tarafta ise sözde devlet özde bebek katili bir işgal şebekesi. Hastaneleri, mülteci kamplarını hedef alan kanlı bir savaş makinesi vardır. Bu kara batak düzeni ne ateşkes tanımakta ne de insanlığın ortak değerlerini çiğneyip geçerken küçük bir mahcubiyet göstermektedir. Küresel sistemin çivisi çıkmış, kantarın topuzu kaçmış, insanlığın müşterek vicdanı kan kokusu karışmış petrol ve rant siyasetleri arasında ağır bir imtihana mahkum edilmiştir. Washington'un tehdit dili ile Tel Aviv'in Lübnan ve Gazze'deki masumlar üzerinde yürüttüğü katliam düzeni aynı karanlık masada buluşmakta, bölgemizini kalbine her geçen gün yeni hançerler saplanmaktadır.

Orta Doğu'da yaşanan gerilimi sadece İran ile İsrail arasında bir çatışma olarak görmek büyük bir yanılgı olacaktır. Bu mesele sadece yalnızca Tahran'ın, Tel Aviv'in, Washington'un veya Beyrut'un meselesi değildir. Bu mesele Hürmüz Boğazı'ndan Doğu Akdeniz'e, Körfez'den Kıbrıs'a kadar uzanan deniz ticaret yollarından petrol ve doğal gaz yataklarına yayılan bölgedeki tarihi, kültürel, etnik ve mezhepsel hassasiyetleri kışkırtmaktan geri durmayan geniş bir güvenlik denklemidir. Bu denklemi sadece bugünün askeri hareketleriyle ve kriz başlıklarıyla okumak eksik kalacaktır. Bugün kışkırtılan siyasi fay hatlarının dün masa başlarında çizilen sınırlarla, bugün enerji yolları üzerinde kurulan baskının dün milletlerinin kaderlerine vurulmak istenen prangalarıyla doğrudan bağı vardır. Bölgemizde her kriz bir anda ortaya çıkmış değildir. Tarihi bilenler bugünkü hadiseleri daha açık okur.

Bölgemiz ilk defa masa başı hesaplara, cetvelle çizilen haritalara, dışarıdan dayatılan statülere ve emperyal niyetlere maruz kalmamaktadır. Dün Sykes-Picot ile coğrafyamızın damarları kesilmek istendi. Dün Balfour Deklarasyonu ile Filistin'in kalbine zehirli bir tohum ekildi. Dün Sevr ile Türk milletine kefen biçildi. Dün Musul'dan Kerkük'e, Halep'ten Kudüs'e, Kıbrıs'tan Batı Trakya'ya kadar nice vatan parçası üzerinde hesap yapıldı. Fakat heves sahipleri bir şeyi unuttu. Türk milleti köşeye sıkıştırılacak bir millet değildir. Türk milleti karşısına yedi düvel de dizilse tarih sahnesinden silinecek bir millet değildir. Türkiye, ham hayaller kurularak çizilen haritaların kenarına sıkıştırılacak, eline bir avuç toprak verilip denizlerinden koparılacak bir ülke değildir. Lozan'da varlığını tescilleyen, Kıbrıs'ta kardeşinin imdadına yetişen, terörle mücadelede dağları titreten, Adalar Denizi'nde baskılar ve hukuksuzluklar karşısında geri adım atmayan, enginlere Türk mührünü vuran Türkiye, bugün de aynı tarihî şuurla ayaktadır. İsimler farklılaşmış, siyasi yollara yeni şeritler eklenmiş, askerî yöntemler teknolojiyle gelişmiş fakat niyet değişmemiştir. Bölgemizin topraklarına fitne tohumları ekmek, damarlarına ihanet zerk etmek, asırlık komşuları birbirine kırdırmak, devletleri içeriden zayıflatmak, enerji yollarını gasp etmek isteyen küresel şer çevreleri iş başındadır. Türkiye'yi çevresinden kuşatılmış, yılgınlığa sürüklenmiş, kolay lokma hâline gelmiş bir ülke olarak görmek isteyen karanlık odakların nefesi hemen sınırımızın dışındadır. Gözleri üzerimizde ve bir yılan gibi pusudadır. Gaflete düşmeyecek, rehavete kapılmayacağız. Fitnenin diline, fesadın gölgesine, fettanın oyununa teslim olmayacağız. Bir olacağız. Diri olacağız. Aynı bayrağın altında, aynı istikbale yürüyeceğiz. Çünkü biz Türk milletiyiz. Biz, esareti ayağının altında ezen, zilleti kapısından içeri sokmayan, ihanete nefes aldırmayan, haritalara sığmayıp nice devletler kuran, ateş çemberlerini yara yara küllerinden yeniden doğan, kuşatmaları paramparça edip ayak bastığı her toprağı vatan tutan ve tarihin akışına, çağların kapılarına Türk mührünü vuran aziz milletin evlatlarıyız. Merhum şairimiz Mehmet Emin Yurdakul, aziz Türk milletine şöyle sesleniyordu. "Senin gibi bir yiğit ve bir ulu milleti insanoğlu doğduğu günden beri görmedim." Aklımız devlette, kalbimiz millette, gözümüz istikbalde, irademiz Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın kutlu istikametindedir. İlerlemeye devam edeceğiz.

İsrail'in bölgede uyguladığı saldırgan, hukuk tanımaz ve kan dökmekten çekinmeyen siyaset artık yalnız Filistin'i değil, Lübnan'ı, Suriye'yi, İran'ı, Körfez ülkelerini ve Doğu Akdeniz'i aynı anda tehdit eden bir yangının haritasına dönüşmüştür. Gazze'de bebeklerin, kadınların, yaşlıların ve hastaların üzerine bomba yağdıran hasta ve işgalci zihniyet, bugün Lübnan'da da aynı hain yöntemi sürdürmektedir. Beyrut'un semalarında dolaşan savaş uçakları sadece Lübnan'ın egemenliğine değil, bölgesel barış çağrılarına da meydan okumakta, huzur arayış ve arzularına kulak tıkamaktadır. Vaat edilmiş topraklar masallarıyla meşrulaştırılmak istenen işgalci iştah, milletlerin kaderini Siyonist yayılmacılık saplantılarına göre yeniden biçimlendirme hevesindedir. Lübnan zaten yıllardır siyasi kırılganlıklarla, ekonomik buhranlarla, toplumsal ayrışmalarla ve dış müdahalelerle yıpratılmış bir ülkedir. Böyle bir ülkenin yeniden saldırıların hedefi hâline getirilmesi, bölgesel yangının bilinçli biçimde diri tutulduğunu göstermektedir.

Güncel Haberleri

Mardin’de ‘Ulusal Birlik Konferansı’ düzenlendi
'AB'nin Yerel Yönetimler Özerklik Şartı da bu sürecin bir devamıdır'
Bakan Çiftçi'den terörist Katz'a ''Kudüs'' cevabı
Özel: Yarın grup toplantımızı yapacağız
Koç Holding şirketlerine yeni saldırılar