Yeni yasama dönemi ve "açılım süreci" tartışmaları sürerken, siyaset kulislerinde en güçlü beklenti Selahattin Demirtaş’ın özgürlüğüne kavuşması üzerine yoğunlaştı. İddialara göre, 2016’dan beri cezaevinde olan Demirtaş için Eylül ayında tahliye yolu açılabilir.
Türkiye, çerçeve yasa tasarısısnın Meclis’ten geçmesini tartışırken, sürecin en kritik tartışmalarından biri Selahattin Demirtaş’ın durumu oldu. Yeni yasanın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte başlayan 6 aylık kritik sürecin ilk ve en büyük somut adımının Demirtaş’ın tahliyesi olması bekleniyor.
"Eylül ayında serbest bırakılabilir"
Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan’ın aktardığına göre; iktidar kanadında oluşan irade, sürecin inandırıcılığı için Demirtaş’ın tahliyesini önceliklendirmiş durumda. Arka kapı diplomasisinin sürdüğü belirtilirken; iktidarın, ya yeni çıkan yasadaki düzenlemeleri ya da halihazırdaki Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını gerekçe göstererek Eylül ayı içinde Demirtaş’ın serbest bırakılmasını sağlayacağı konuşuluyor.
DEM Parti: Demirtaş’sız bir süreci Diyarbakır’da savunamayız
Haberde yer alan bilgilere göre, DEM Parti kanadı yasa görüşmelerinde bu konudaki tavrını net bir şekilde ortaya koydu. Partililerin, "Selahattin Demirtaş bu yasadan yararlandırılmazsa, biz bu süreci Diyarbakır sokaklarında kimseye anlatamayız. Yasanın savunulabilir olması için Demirtaş’ın tahliyesi şart" dediği iddia ediliyor.
Bababacan’a göre Demirtaş’ın "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya teşebbüs" (TCK 302) suçundan mahkumiyeti dikkate alındığında, yeni yasadan doğrudan yararlanması gerektiği ifade ediliyor. Bazı kesimler iktidarın bu konudaki tutumuna şüpheyle yaklaşsa da, barış sürecinin devamlılığı için bu tahliyenin kaçınılmaz bir "yol temizliği" olduğu vurgulanıyor.
Farklı açıklamalar gelse de Eylül ayı Demirtaş için bir dönüm noktası olarak işaret ediliyor. Kamuoyu, Eylül ayında yapılacak hukuki hamlelerin, yıllardır süren bu düğümü çözüp çözmeyeceğine kilitlenmiş durumda.
Babacan’ın yazısının bir kısmı şöyle:
“En önemli başlıklardan biri 2016’dan beri cezaevinde olan Selahattin Demirtaş’ın durumu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı, ilgili bakanlar ve AKP’li siyasilerin birbiriyle çelişen açıklamaları olsa da bu konuda arka kapı diplomasisinin sürdüğü biliniyor.
Demirtaş’ın cezaevinde olmasının nedeni olarak gösterilen birden fazla dosya var. “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya teşebbüs” suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 302. Maddesi kapsamında mahkum olduğu dikkate alındığında yasadan yararlanması gerekir.
Ancak, “Selahattin Demirtaş’ın örgüt üyeliği davası düşer, diğer davalarla ilgili karar iktidarda. İsterse içerde tutar, istese çıkarır. Zaten AİHM kararı vardı, görmezden gelmediler mi?” diyenler de bulunuyor. Önemli bir kulis bilgisi. İddiaya göre DEM’liler görüşmelerde, “Selahattin Demirtaş’ın bu yasadan yararlandırılmamasını Diyarbakır sokaklarda kimseye anlatamayız. Bu yasayı savunabilmemiz için Demirtaş’ın da yararlanması gerekir” değerlendirmesi yaptılar.
Önemli olan Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasıyla ilgili iradenin oluşup oluşmadığı. Bu iradenin oluştuğuna inananlar var. Onlara göre yasanın yürürlüğe girmesinden bir süre sonra, en geç eylül ayında Demirtaş serbest bırakılacak. İktidar isterse yasadaki düzenlemelerden isterse AYM ve AİHM kararlarından bir temel oluşturacak. Bu beklentileri konusunda iddialı olanları takibe devam edeceğiz!”