Dünyanın en garip “gizli terör örgütü” Ankara’da ele geçirildi.
Acayip bir örgüt, içlerinde bilim insanlarından tutun da avukatlara, gazetecilere kadar kimi ararsanız var.
Tuhaflıkları şuradan kaynaklanıyor ki silahları yok!
Silahsız gizli terör örgütü!
Hedeflerine ulaşmak için hepsi kaldırımda yan yana dizilecek, mesela Trump, Kızılay’dan geçerken hep bir ağızdan “bommm” diye bağıracaklar, çıkardıkları ses hedefin fücceten öbür dünyayı boylamasına neden olacak!
Savcılığın tutuklama isteğinden, hâkimin tutuklama kararından çıkarabildiğim sonuç bu.
Bu yazıyı yazdığım saate kadar “örgüt üyesi” diye tutuklananların sayısı 174’e, adli kontrolle serbest bırakılanların sayısı 34’e yükselmişti.
“Adli kontrol” de bir tür “tutuklama” sayılır ki 208 kişinin 208’inin de tutuklandığını söylemek yanlış olmaz. “Adli kontrol”, takipsizlik anlamına gelmez.
Öte yandan dünyanın en garip gizli örgütünü ele geçiren emniyet güçleri ve savcılar ile tutuklama kararı veren hâkimin de dünyanın en garip “legal örgütü” olduğunu söyleyebilirim.
Gariplikleri şuradan ileri geliyor ki tutukladıkları kişiler ile ilgili bir bilgiye esasen hiç sahip değiller.
Çünkü örgüt o kadar gizli ki polisin ve savcının bu örgüte üye olduklarını iddia ettiği kişiler bile üye olduklarını bilmiyorlar!
Sordukları sorulara bakılırsa polis ve savcı da zaten örgüte kim üye kim değil bilmiyor, üyelerden yardım istiyor. Üye iseler kendilerini söylesinler diye! Ama söyleyemiyorlar, çünkü onlar da bilmiyorlar, üye olmuşlar mı, olmamışlar mı?
“Zanlılara” sorulan sorulara bakın:
“Herhangi bir sendika, parti, dernek üyeliğiniz var mı?”
“Daha önce hakkınızda adli işlem yapıldı mı?”
“TKP / ML ile bağlantınız nedir, örgütle nasıl tanıştınız?”
“Örgütün yapılanması hakkında bildiklerinizi anlatınız?”
“Örgüt içinde kod isim kullandınız mı?”
“Örgüt size silahlı / silahsız eğitim verdi mi?”
Esasen normal bir hukuk devletinin polisi ve savcısının soruları böyle olmaz.
Polis, jandarma ve savcı o kişiler ile ilgili olarak önce bu soruların yanıtlarını bulur, elde ettiği somut deliller ile hâkimin karşısına çıkar.
Normal bir hukuk devletinde zaten deliller ayrıntılı incelenir, ifadeler alınır. Delilleri kuşku duymak için yeterli bulursa tutuklar, adli kontrol kararı verir vs.
Ama bu tutuklamaya sevk yazılarında delil falan hak getire.
Olaylar bizim anlayamayacağımız bir başka kozmik boyutta cereyan ediyor gibi.
Bu sorgular sırasında, polis ve savcı soruları çoktan seçmeli olarak sorsaydı daha iyi olurdu diye de aklımdan geçirdim.
Mesela şöyle: Aşağıdaki terör örgütlerinden hangisine üyesiniz?
A) Falan
B) Filan
C) Şu
D) Bu
E) Hiçbiri.
E’yi işaretleyenlerin için “aşağıdaki cümledeki boşluğu doldurunuz” gibi sorular kurgulanabilirdi mesela.
Öte yandan Türkiye gibi otokratik bir rejim ile yönetilen bir ülkede bile “herhangi bir sendika, parti, dernek üyeliğiniz var mı?” gibi garip bir soru sorulmaz.
Çünkü bunlara üye olmak suç değildir, zaten savcı ya da polis de o kişilerin böyle bir yere üye olup olmadığını kolayca bulabilir, sormasına gerek yoktur.
Bizde soruyorlar çünkü dertleri zaten suçlu bulmak değil, suçlu yaratmak.
Kanunlarımızda bir “suç uydurma suçu” var ki son aylarda bu suçu en çok işleyenlerin, suçları kovuşturmak durumunda olanlar olması bir başka gariplik.
Bu son “NATO tutuklamalarıyla” adalet sistemimize “önleyici tutuklama” kavramı da girmiş oluyor ki nereye kadar yayılabileceğini yakında göreceğiz.
“Suç işleyebilir” diye insanları uyduruk gerekçelerle tutuklamaya başladığınızda artık sınırınız gökyüzüdür, uçabildiğiniz kadar uçabilirsiniz.
“Aklından falancaya suikast fikri geçti” diye tutuklanıp, ağırlaştırılmış müebbet istemiyle bile yargılanabilirsiniz ki delil falan da gerekmiyor zaten.
Ya da “rüyasında suç işlemiştir mutlaka” diye hapse tıkılmanız da olası.
Adalet sistemimiz, mülkiyet hakkını, tapunun delinmemesi ilkesini çoktan rafa kaldırmıştı, şimdi geçtiğimiz aşamada suçun işlenmiş olması da gerekmiyor.
Savcının, suç işleyebileceğinizden kuşkulanması yeterli oluyor.
“Ama Anayasa” falan diye itiraz etmeyi de aklınızdan geçirmeyin: Anayasa, bir köşede kendi kendine ağlıyor.