Eski İran Devrim Muhafızları Komutanı Muhsin Rizai, Donald Trump ve Binyamin Netanyahu’nun bölgeye yönelik ortak bir projesi olduğunu ancak İran’ın son dönemdeki hamlelerinin bu planın başarısızlığını ortaya koyduğunu savundu.
İran’ın nüfuzlu askeri ve siyasi figürlerinden biri olan eski Devrim Muhafızları Komutanı Muhsin Rizai, bir mülakatta ABD ve İsrail’in Ortadoğu stratejilerini değerlendirdi.
Rizai, Washington ve Tel Aviv’in bölgesel çıkarlarının birbiriyle paralel olduğunu belirterek, her iki yönetimin de bölgede yeni bir sistem dayatmak için İran’ı saf dışı bırakmayı zorunlu gördüğünü iddia etti.
"İran var oldukça haritayı değiştiremezler"
İran'ın mevcut konumunu koruduğu müddetçe bölge haritasının değiştirilmesinin "imkansız" olduğunu savunan Rizai, "Onlar, bölgede yeni bir düzen kurabilmek için öncelikle İran'ı ortadan kaldırmaları gerektiğine inanıyorlar. Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik saldırılar, asıl büyük hedefleri olan İran'ı ele geçirmek için sadece birer başlangıçtı" ifadelerini kullandı.
"Trump petrolün, Netanyahu toprağın peşinde"
ABD ve İsrail’in çıkarlarının "petrol ve toprak" ekseninde birleştiğini öne süren Muhsin Rizai, şu iddialarda bulundu:
"İsrail; Suriye'nin güneyi, Lübnan'ın güneyi ile Ürdün ve Irak'ın bir bölümünü kapsayan daha fazla toprağı işgal etme peşinde. Donald Trump ise öncelikle İran, Körfez ve Kafkasya'daki petrol ve gaz kaynaklarını kontrol etmek istiyor. Trump’ın bu yaklaşımı Venezuela stratejisine benziyor; oraya da sadece petrol için odaklanmıştı."
Bölgesel iş birliği çağrısı
İran'ın bu planların uygulanmasına izin vermeyeceğini kanıtladığını belirten Rizai, bölge ülkelerine dış müdahalelerden bağımsız bir güvenlik iş birliği çağrısı yaptı.
Rizai, "Bölge ülkeleri küresel barış ve güvenliği korumak için kendi aralarında bir birlik oluşturmalı. Ancak birlikte hareket ederek adil ve eşitlikçi bir barışı tesis edebiliriz" dedi.