Mesrur Barzani: Kürdistan Bölgesi'ne 1000'den fazla haksız saldırı yapıldı

.

Başbakan Mesrur Barzani, Kürdistan Bölgesi'nin ilk günden itibaren tarafsızlığını koruduğunu ve bölgedeki askeri çatışmaların bir parçası olmak istemediğini belirtirken, Kürdistan Bölgesi topraklarının komşu ülkelerin güvenliğine zarar verecek şekilde kullanılmasına izin verilmeyeceğinin altını çizdi.

Mesrur Barzani'nin Al Jazeera Söyleşisi

- Özel hayatından kesitler paylaştı

Konuşmasının başında yaşam öyküsüne değinen Başbakan Barzani, şu ifadeleri kullandı:

"Kürdistan’da, Dilman adında dağlık bir bölgede dünyaya geldim. Siyasi koşulların olumsuz seyretmesi nedeniyle 1975 yılında İran’a geçtik ve 1991 yılına kadar orada yaşadık. Bu yüzden Farsçayı iyi derecede konuşabiliyorum. İlk olarak Kereç’te, ardından da Urmiye’de ikamet ettik. Kürdistan Bölgesi’ne döndükten sonra öğrenimime devam etmek üzere ABD’ye gittim ve 1998 yılında geri döndüm."

Başbakan Barzani, Kürdistan Bölgesi'ndeki mevcut durumun iyi olduğunu vurgulayarak, Bölge’nin tüm bölge halklarıyla olan ilişkilerine yakın bir dost anlayışıyla yaklaştığını belirtti.

- Kürdistan Bölgesi'nin bölgesel savaş ve çatışmalara karşı tutumu

Mesrur Barzani, Kürdistan Bölgesi'nin bölgesel savaş ve çatışmalar konusundaki tutumunun en başından beri son derece net olduğunu vurgulayarak, şu sözleri sarf etti:

"İlk günden itibaren bölgesel çatışmaların bir parçası olmak istemediğimizi belirttik. Biz hiçbir savaşın başlatıcısı olmadık, tek amacımız Kürdistan Bölgesi'nin statüsünü korumak ve bölgeyi her türlü gerilimden uzak tutmaktır."

Her savaşın nihayetinde büyük insan kayıpları ve ciddi maddi zararların ardından barış anlaşmalarıyla son bulduğuna dikkat çeken Başbakan Barzani, tarafların siyasi diyalog yolunu tercih etmelerinin ve tüm kesimlerin çıkarlarını göz önünde bulundurmalarının daha doğru bir yaklaşım olacağını savundu.

Mesrur Barzani ayrıca tüm tarafların Irak ve Kürdistan Bölgesi'nin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı göstermesi temennisinde bulundu. 

Bölgeyi savaşın içine çekme yönünde çeşitli girişimlerin olduğuna değinen Başbakan Barzani, ulusal çıkarların her şeyin üzerinde tutulması sayesinde hiçbir kesimin Kürdistan Bölgesi'ne bu yönde bir baskı uygulayamadığının altını çizdi.

- Savaşın ekonomi ve istikrar üzerindeki etkileri

Bölgedeki savaşın sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başbakan Barzani, yaşanan güvensizlik ve istikrarsızlığın hem bölgesel hem de küresel ölçekte ekonomi üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirterek mevcut durumu zorlu olarak nitelendirdi.

Savaşın nasıl sonlanacağına dair belirsizliğin bölgede bir huzursuzluğa yol açtığına dikkat çeken Mesrur Barzani, bu durumun Kürdistan Bölgesi'nde de endişe yarattığını ifade ederek söz konusu endişelerin en kısa sürede giderilmesi temennisinde bulundu.

- Kürdistan Bölgesi'ndeki İranlı muhalifler dosyası

Kürdistan Bölgesi'ndeki İranlı muhalif gruplarla ilgili konuya da değinen Mesrur Barzani, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu gruplar 1991 yılı öncesinden bu yana mülteci olarak bu bölgede yaşamaktadır ve bu mesele bize tarihi bir miras olarak kalmıştır. Bu sorunu biz oluşturmadık, ancak tüm tarafların Kürdistan Bölgesi Hükümetinin resmi politikalarına uyması ve komşu ülkelerin güvenliğine tehdit oluşturmaması için elimizden gelen tüm çabayı sarf ettik."

- Füze saldırıları ve mesnetsiz gerekçeler

Kürdistan Bölgesi'nin İran içerisinden veya Irak merkezli bazı milis gruplar tarafından düzenlenen 1000'den fazla füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısına maruz kaldığını kaydeden Başbakan, durumdan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Saldırıların hiçbir haklı gerekçesi bulunmadığını vurgulayan Mesrur Barzani, şu ifadeleri kullandı:

"Bu saldırıların tamamı mesnetsizdir. Sivil altyapımızın zarar görmesinin yanı sıra can kayıpları yaşadık ve çok sayıda sivil vatandaşımızı kaybettik. Kürdistan Bölgesi'nin bölgeye yönelik bir tehdit olarak görülmesini istemediğimiz için bu saldırıların tamamını şiddetle kınıyoruz."

Saldırıları koalisyon güçlerinin varlığına bağlayan iddiaları kesin bir dille reddeden Başbakan, Harir Hava Üssüne ilişkin şu açıklamada bulundu:

"Harir Hava Üssü 10 yıldır boş durumda. Bu üs DAİŞ ile mücadele sürecinde kullanılmış ve savaşın sona ermesinin ardından 2017 yılında tamamen boşaltılmıştır. Dolayısıyla yapılan saldırılar, içinde tek bir ABD askerinin dahi bulunmadığı boş bir üsse yönelik."

Başbakan Barzani ayrıca Erbil'deki ABD güçlerinin görevinin yalnızca terörle mücadele ve vatandaşları DAİŞ tehdidinden korumak olduğunu, ancak şu anda ABD'nin Kürdistan Bölgesi'nde muharip gücünün kalmadığını belirtti.

- Bölgedeki Kürt meselesinin çözümü

Bölge ülkelerindeki Kürt meselesine değinen Mesrur Barzani, en doğru çözüm yolunun diyalog ve barışçıl yöntemler olduğunu vurguladı. 

Başbakan Barzani, Kürtlerin yaşadıkları ülkelerin kadim ve asli bir unsuru olduğunu ve varlıklarının göz ardı edilemeyeceğini ifade etti.

Kürtlerin İran’ın milli güvenliği için bir tehdit gibi gösterilmesinin oldukça abartılı bir yaklaşım olduğuna dikkat çeken Mesrur Barzani, Kürtlerin bölgedeki istikrarı bozmak gibi bir niyetinin asla olmadığını, aksine her zaman sınır güvenliğini koruma gayretinde bulunduğunu söyledi.

- Dış ilişkiler ve İsrail konusu

İsrail ile ilişkilere dair iddialara da açıklık getiren Başbakan Barzani, şu değerlendirmede bulundu:

"Kürdistan Bölgesi, Irak’ın bir parçasıdır ve bağımsız bir dış politikaya sahip değildir. Bu nedenle Irak Federal Hükümetinin izlediği dış politikaya bağlıyız. Resmi olarak ifade etmek isterim ki İsrail ile herhangi bir ilişkimiz bulunmamaktadır."

- Yasa dışı silahlar ve devlet otoritesi

Net bir politikaya sahip olduklarını bildiren Başbakan Barzani, "Özellikle Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin, hiçbir yasa dışı grubun Irak devleti çatısı dışında silah taşımaması gerektiği yönündeki vurgusu başta olmak üzere, federal hükümetin politikasını destekliyoruz. Bizim de politikamız aynı, hiçbir grup Irak veya komşu ülkeler için tehdit oluşturmamalı." dedi.

Söz konusu silahlı grupların eylemlerine değinen Başbakan, "Bu silahlı grupların yürüttüğü bazı faaliyetler, komşu ülkelerden önce Irak'ın kendisine zarar veriyor. Birçok ülkenin, gerek füze gerekse İHA'larla düzenlenen bu tür saldırılara nasıl karşılık verdiğini gördük." değerlendirmesinde bulundu. 

Başbakan Barzani, Irak Başbakanı Zeydi’nin silahların kontrol altına alınması ve hukukun üstünlüğünün sağlanması yönündeki çabalarına desteğini yineledi.

Bu grupların silahsızlandırılmasına yönelik adımlara da dikkat çeken Barzani, şimdiye kadar askeri ve somut bir silahsızlandırma girişiminin olmadığını, yürütülen çalışmaların daha çok barışçıl uzlaşılar veya bu yapıların resmi güvenlik güçlerine entegre edilmesi çerçevesinde kaldığını belirtti.

- Irak ile İran ilişkileri karşılıklı saygı esasına dayanmalı

Irak ile İran arasında uzun bir ortak sınırın bulunması sebebiyle iki ülke arasında ilişkilerin geliştirilmesinin doğal bir durum olduğunu kaydeden Mesrur Barzani, bu ilişkilerin karşılıklı saygı ve güven esasına dayanması gerektiğinin altını çizdi.

Mesrur Barzani, tüm ülkelerin birbirinin kültür ve geleneklerine saygı göstermesi ve ilişkilerin bu doğrultuda yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Irak'ın kendi ulusal çıkarlarını koruması ve güçlendirmesi gerektiğine dikkat çeken Mesrur Barzani, komşu ülkelerle sağlam temeller üzerine kurulu ilişkiler geliştirilmesinin tüm süreçlerin yönetilmesi açısından doğru bir yaklaşım olduğunu kaydetti.

Irak'ın egemenliğine ve bağımsızlığına vurgu yapan Başbakan Barzani, "Irak'ın kararlarında tamamen bağımsız olması, halkının ve ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutması gerektiğine inanıyorum." dedi.

- Irak’ın tarihi süreci ve nüfuz mücadelesi

Konuşmasının bir diğer bölümünde, eski rejimin devrilmesi ve ABD güçlerinin gelişinden itibaren Irak'ta yaşanan zorlu gelişmelere değinen Başbakan Barzani, yabancı güç varlığının Irak ve Kürdistan Bölgesi'nde farklı boyutlarda günümüze kadar devam ettiğini belirtti.

Terörün ortaya çıkmasının ardından ABD ve Koalisyon güçlerinin Irak Hükümetinin resmi talebi üzerine ülkeye geri döndüğünü hatırlatan Başbakan Barzani, birçok ülkenin bu sürece ortak olarak güçlerini bölgeye konuşlandırdığını ifade etti.

İran'ın da Irak üzerindeki nüfuzunu artırmak adına sürekli bir çaba içerisinde olduğuna dikkat çeken Mesrur Barzani, bu durumun Irak'ı hassas bir dengede hareket etmeye zorladığını kaydetti. 

Mesrur Barzani, Irak'ın bir yandan geçmişte kendisine destek veren ülkelerle dostane ilişkilerini sürdürdüğünü, diğer yandan ise Bağdat ile Tahran'ı birbirine bağlayan güçlü dini, coğrafi ve tarihi bağlara sahip olduğunu vurguladı.

Başbakan Barzani, Irak'ın tüm bu karmaşık ilişkileri yönetirken üstün ulusal çıkarları her şeyin üzerinde tutan bir denge politikası izlemesi gerektiğinin altını çizdi.

- Orta Doğu’daki çatışmaların belirsiz geleceği

Bölgede süregelen savaş ve çatışmalara ilişkin Başbakan Barzani, ABD ile İran arasındaki savaşın sona ereceği tarihi öngörmenin oldukça zor olduğunu söyledi.

"Bu savaşın bir noktada sona ereceğini bilsem de ne zaman biteceğine dair net bir zaman vermek mümkün değil.” diyen Başbakan, “Yaşanabileceklere dair farklı senaryolar konuşulsa da kanaatimce şu an için kesinlik taşıyan hiçbir gelişme bulunmamaktadır." diye konuştu. 

- ABD-İran savaşı Kürdistan Bölgesi ticareti %70 oranında düşürdü

Başbakan Barzani, ABD ile İran arasındaki savaşın Kürdistan Bölgesi ve Irak ekonomisi üzerinde doğrudan ve son derece olumsuz etkiler yarattığını belirtti. 

Irak'ın petrol ihracatına bağımlı bir ülke olduğunu hatırlatan Mesrur Barzani, Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle Bağdat hükümetinin petrol ihraç edemediğini, bu durumun da Kürdistan Bölgesi dahil olmak üzere tüm ülke ekonomisini doğrudan etkilediğini vurguladı.

Son aylarda düzenlenen bazı İHA saldırılarının Kürdistan Bölgesi'ndeki ekonomik faaliyetlerin yavaşlamasına yol açtığını ifade eden Başbakan Barzani, şunları söyledi:

"Çevre ülkelerle olan ticaretimiz ciddi oranda geriledi, mevcut ticaret hacmimizin önceki döneme kıyasla %70 azaldığını söyleyebilirim. Sürecin bu şekilde devam etmesi halinde durum yalnız Kürdistan Bölgesi ve Irak için değil, küresel ölçekte etkileri hissedilen tüm bölge için daha da kötüleşecektir."

Kürdistan Bölgesi'nin Bağdat'a her türlü desteği sunmaya hazır olduğunu vurgulayan Mesrur Barzani, Irak Başbakanı Ali Zeydi’yi desteklediklerini ve ülke ekonomisine katkı sağlamak adına üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getireceklerini belirtti.

Irak'ın daha önce güney limanlarından günlük 4 milyon varilden fazla petrol ihraç ettiğini hatırlatan Mesrur Barzani, Kürdistan Bölgesi'nin bu kaybı tek başına telafi edemeyeceğini dile getirerek, şu sözleri sarf etti:

"Kürdistan Bölgesi'ndeki üretim kapasitemiz şu an için günlük 300 bin varili geçmiyor, bölgeye daha fazla yatırım yapılması durumunda bu rakam belki 400 bin varile çıkarılabilir. Buna ek olarak Kerkük'te günlük yaklaşık 300 bin varillik bir kapasite söz konusu. Federal hükümet, Irak'ın diğer bölgelerindeki ihracatın bir kısmını Kürdistan Bölgesi üzerinden Türkiye'ye yönlendirse ve günlük ihracatımız 1 milyon varile ulaşsa bile bu miktar zararı karşılamaya yetmeyecektir. Çünkü Irak'ın gelirlerini koruyabilmesi için çok daha yüksek miktarda petrol ihraç etmesi gerekiyor. Kürdistan Bölgesi olarak bu yükü hafifletmeye hazırız ancak sorunu tek başımıza çözmemiz mümkün değil."

Kürdistan Bölgesi'nin yeni yatırımlara ihtiyaç duyduğunu kaydeden Başbakan Barzani, bazı silahlı gruplarca enerji altyapısına düzenlenen saldırı ve tehditlerin, şirketlerin yeniden yatırım yapmasını zorlaştırdığına dikkat çekti. 

Irak Başbakanı Zeydi’nin güvenceler vermesiyle şirketlerin faaliyetlerine kademeli olarak dönebildiğini belirten Başbakan, ancak üretim seviyesinin artırılmasının zaman ve daha fazla yatırım gerektirdiğini söyledi.

Irak'taki yasal altyapıya da değinen Mesrur Barzani, konuya yönelik sözlerini şöyle tamamladı:

"Tüm tarafların haklarını net bir şekilde belirleyen modern bir Petrol ve Gaz Yasasına ihtiyacımız var. Irak Hükümeti halen devrik rejim döneminden kalan ve geçerliliğini yitirmiş 1975 tarihli bir yasaya dayanarak hareket ediyor. Irak, merkeziyetçi yapıdan federal bir devlete dönüşmüş olsa da yasaların eski haliyle kalması, bugün karşılaştığımız sorunların temel nedenlerinden biridir."

- Federalizmin önündeki engeller ve anayasanın uygulanmaması

Federal sistemin ülkenin bütünlüğünü korumaya engel olmadığını, en büyük sorunun anayasanın uygulanmaması olduğunu belirten Başbakan Barzani, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bağdat'ta halen federal sisteme inanmayan, hatta bu sistemi anlamayan bir kesim var. Federalizm, uygulanması gerektiği şekliyle hayata geçirilmedi. Tartışmalı bölgelere ilişkin 140. madde, Petrol ve Gaz Yasası, ticaret ve vergilendirme gibi konuları düzenleyen anayasal maddelerin birçoğu halen yasalaşmış değil. Problem sistemin kendisinde değil, ne yazık ki bu sistemi yanlış kavrayan zihniyetlerdedir. Tüm taraflar federal sisteme saygı gösterseydi aramızdaki sorunlar en alt düzeyde kalırdı."

Irak'taki yönetim anlayışı ve reform süreçlerine de değinen Başbakan Barzani, "Irak oldukça önemli bir ülke ve tüm bileşenlere sahip olduğu için çökmez. İhtiyaç duyduğu tek şey doğru bir yönetim ve kararlı adımlar atmaktır. Bu kararların Başbakan Zeydi liderliğinde alınmasını ümit ediyor, kendisinin ortaya koyduğu tüm girişimleri tamamen destekliyoruz." dedi.

Mesrur Barzani konuşmasının devamında, hizmetlerin dijitalleştirilmesi, özel sektörün teşvik edilmesi ve bankacılık sisteminin geliştirilmesi konularında Kürdistan Bölgesi'nin hayata geçirdiği başarılı reform tecrübesine dikkat çekti.

- Türkiye ile ilişkiler ve sınırdaki silahlı çatışmalar

Kürdistan Bölgesi'nin Ankara ile olan ilişkilerine dair açıklamalarda bulunan Başbakan Barzani, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye ile ilişkilerimiz oldukça iyi düzeyde ve aramızda güçlü bir anlayış birliği bulunuyor. Ancak sınırlarımızda devam eden silahlı çatışmalar nedeniyle halen 800 köyümüz harap durumda ve bu köyleri yeniden inşa edemedik. Türkiye geçtiğimiz iki yıl boyunca bir barış girişimine tanıklık etti, biz de bu süreci güçlü bir şekilde destekledik. Çünkü Türkiye'deki Kürt meselesinin çözüme kavuşturulması, tüm bölgedeki Kürt meselesinin nihai bir çözüme ulaşması açısından son derece kritik görülmektedir."

- Suriye’deki Kürtlerin durumu ve Şam ile diyalog

Suriye’deki duruma ve Erbil’in üstlendiği role değinen Başbakan Barzani, şu açıklamalarda bulundu:

"Suriye’de Şam yönetimi ile Kürtler arasında diyalog ve görüşmelerin yapılması hususunu güçlü bir şekilde destekledik, nitekim şu anda Erbil ile Şam arasında gelişmekte olan iyi bir ilişki zemini mevcut. Suriye Devlet Başkanı, Kürtlere vatandaşlık verilmesine yönelik resmi bir kararname yayımlayarak bu konudaki ciddiyetini ortaya koydu. Günümüzde Kürtler de dahil olmak üzere tüm Suriyeliler farklı bir aşamaya geçmiş bulunuyor. Halk Meclisinde sandalyesi bulunan Kürtlerin yanı sıra yeni Suriye Hükümetinde bakanlık düzeyinde temsil edilen Kürtler var, karşılıklı güvenin tesis edilmesi daha iyi anlaşmalara ulaşılmasının önünü açacaktır."

- İran'daki Kürt meselesi ve Bölge'deki yeni neslin beklentileri

Komşu ülkelerdeki Kürt meselesine, özellikle de İran İslam Cumhuriyeti'ndeki duruma değinen Başbakan Barzani, şu ifadeleri kullandı:

"İran'da Kürdistan adında bir eyalet bulunuyor ancak Kürtlerin hükümet düzeyindeki katılımı sınırlı kalmıştır. Biz, Kürtlerin nerede olurlarsa olsunlar eşit haklardan yararlanmalarını ve ikinci sınıf vatandaş olarak görülmemelerini destekliyoruz."

Kürdistan Bölgesi'nin yeni nesline olan derin inancını dile getiren Mesrur Barzani, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yeni neslin beklenti ve arzuları daha farklı, çünkü özgür bir ortamda büyüdüler ve kendilerini dünyadaki en iyi örneklerle kıyaslıyorlar. Çok iyimserim ve Kürdistan'ın yeni neslinin geleceğine dair büyük bir umut taşıyorum."

KÜRDİSTAN Haberleri

Başkan Barzani: Kürt meselesi barışçıl yollarla çözülmeli
Muhammed Haci Mahmud: 'Irak için en iyi model konfederal sistem'
Mesrur Barzani: İsrail ile hiçbir ilişkimiz yok
"Peşmerge, Washington'ın en önemli ortaklarından biri, daha güçlü silahlarla desteklenmeli"
Neçirvan Barzani: Kürdistan herkesin ortak vatanı olmaya devam edecek