Küresel bir Toplama Kampı için mıntıka temizliği

Mücahit Bilici

Onyıllardır planlanan ve onyıllar sonrasının planlarının da bir parçası olarak devreye sokulan bir savaştır bugün gördüğünüz. Sayılar önemsiz. Beş yılda yedi devlet yahut on yılda iki kıta. Bunlar işin kuruş hesabı. Sorulması gereken soru şudur: Konu İran mı? Savaş İran’a karşı bir savaş mı? Hayır. Bu savaş bütün Müslümanlara karşı yürütülen büyük bir savaşın sadece bir cephesi. Müslümanların suçu Müslüman olmak değil, işgal dozerinin önüne çıkan ilk etap kurbanlar olmalarıdır.

Hırsız, evsahiplerine “mahallenizi benim geçmek istediğim yolun üstüne kurmuşsunuz, onun için sizin evlerinize el koyacağım” diyor. Buna Büyük İşgal Projesi de deniyor. Neticede her şantiyenin bir tabelası oluyor. Birinci etap mahallede ekseri Müslümanlar oturuyor. Ama konu din değil. Sadece cahil ve gafil olanlar sözkonusu tehdidin kendilerini ilgilendirmediğini söyleyebilir. Saldırılan rejim(ler)in otoriter, gerici vs oldukları için başlarına geleni hakettiklerini iddia edenler de çıkabilir. Cephenin adı bugün İran olabilir. Yarın (şimdiden köleliği kabul etse bile) Suudi Arabistan olabilir. Çok geçmeden Pakistan. Şartlar olgunlaşınca şüphesiz Türkiye. Bu terör dalgasını görmeyen bir devlet, devlet denmeye layık değildir.

Yapılanlar küresel bir toplama kampı için mıntıka temizliğidir. Episodları da devlet çökertme operasyonlarıdır. Amaç yerlilerin devletlerini sırayla çökertmek. Bir terör örgütü bütün bir coğrafyaya çökmek için tek tek devlet çökertiyor. Yeni bir küre-kentsel dönüşüm için gerekli bir yıkım kararı var denecek. Ve bir küresel mafya ve terör örgütü işbaşı yapacak. Amacı pert edilen devletlerin üstünde görkemli bir toplama kampı inşa etmek. Ortadoğu’da başlanacak bu toplama kampı ağır bedeller ve hesaplı tehditlerle diğer kıtalara (Avrupa ve Afrika) genişletilecek. Terör örgütünün nefretinin Müslümanlara yönelik olduğunu zanneden gafil Müslümanlar, yıkım işleminde ikinci etaba geçildiğinde Hıristiyanların başına gelenleri gördükçe vay anasını sayın seyirci kalanlar deyip hayıflanacak.

Toplama kampları eskiden savaşların içinde ve kenarında olurdu. Etrafında çitler yükselirdi. Şimdi çitler elektronik. Günlük elektronik cihazlar bütün ülkelerde birer saldırı üsleri gibi kullanılacak. İlk şeytani dev robotu hakimiyeti için kullanmak isteyen bir örgüt artık oyununu açıktan oynuyor. Ebrehenin kanlı canlı filleri vardı. Bunlarınki görünmez bir cihaz. Kendilerini başkalarına rab yapmak için onu kullanacaklar. Çünkü o bir görünmez savaş makinası. Amaç kölelik. Fakat kampta köleler kendilerinden önceki esirlerin infazında işçi ve destekçi olarak çalışabilirler. Şantiyede tank-buldozerler zemin düzenlemesi (yani tasfiye ederek tesviye) için yıkım-katliam yapıyor olacak. Katmanlı bir toplama kampında yapay zeka destekli propaganda, suikast ve siberteknolojiye dayalı savaş ekipmanı harıl harıl çalışacak. Yüklenici firma yerli halkı kimyasallarla zehirlerken kendisini çevreci bir tesisat temizlikçisi gibi sunacak.

Toplama kampı çok kapsamlı ve geniş olacak. Genişleyecek. İbrahime uymak adı altında şeytana tebaiyet pazarlanacak. Bu katmanlı köleleştirme sisteminde en tepede Nazilere gıpta eden ezik ruhlu ve üstünlükçü ırkçılar olacak. Bize uymak ve kampta köle olarak çalışmak sizi özgürleştirecek diye kamptaki esirlere telkinde bulunacaklar.

Kampın inşaatı tamamlandıkça (Roma olmayan, Roma’dan intikam almak isteyen) görkemli bir imparatorluk ortaya çıkacak. Üstte üstün ırk ile altta hayvan statüsünde hizmet veren köle ırklar. Nüfus oranları burjuva ile proleterya arasındaki orana yakın olacaktır. Ama bu bildiğiniz ezber türden bir sınıf ayrışması olmayacak. İmparatorluk kendine isim olarak Pax Juka veya Pax Zista yahut Pax Şeyta gibi bir isim seçebilir. Ama oradaki pax bir pax olmayacak. Sadist bir esaret rejimi kurulmak istenecek. Kendini tanrı olarak gören Firavun ve onun köleleri.

Şeytanın önemli bir özelliği Firavun iken kendini Musa gibi göstermesidir. Musa mazlumun kekeme masumiyetini, Firavun ise ırkçının şeytani kibrini sembolize ediyor. Ebrehe’nin filleri nasıl Ebabil kuşlarına (veya belki dronlarına) yenildiyse, Firavun’un siber-askeri terörü ve saray kamuflajı giymiş toplama kampı da inşa olamadan yıkılır inşallah. Deccaliyet (İsa-düşmanı rejim) hakka tapan Müslüman, Hıristiyan, Yahudi ve diğer insanların vicdanlarının gücü karşısında tutunamayıp yıkılacak. Askerleri çil yavrusu gibi dağılıp geldikleri uzak memleketlere def olup gidecekler.