Kürdistan Bölgesi Hükümeti, Irak Anayasası’nın 140. Maddesinin uygulanmasının önündeki engelleri, tartışmalı bölgelerde Kürtlere yönelik sistematik ihlalleri, demografik yapıyı değiştirmeye dönük girişimleri ve 16 Ekim 2017 sonrası yaşanan insani felaketi belgeleyen kapsamlı bir rapor yayımladı.
Kürdistan Bölgesi Hükümeti Medya ve Bilgi Ofisi, bugün (23 Şubat 2026 Pazartesi) yayımladığı belgesel nitelikli raporda, 2005–2025 yılları arasında 140. Maddenin hayata geçirilmemesinin nedenlerini ayrıntılarıyla ortaya koydu. Açıklamada, raporun söz konusu bölgelerde Kürt halkına karşı işlenen hukuki ve insani ihlalleri net biçimde belgelediği vurgulandı.
16 Ekim 2017 Sonrası: İnsani Felaket
Rapora göre, 16 Ekim 2017’de yaşananlar yalnızca askeri bir güç değişimi değil, aynı zamanda derin bir idari ve insani kriz yarattı. Özellikle Tuzhurmatu’ta yaşananlara dair veriler çarpıcı:
15 sivil hayatını kaybetti, 115 kişi yaralandı.
Kürtlere ait 3 bin 150 ev yağmalandı.
530 ev ve iş yeri yakıldı ya da patlayıcılarla tahrip edildi; 21 fabrika ve okul ateşe verildi.
İlçeden 53 binden fazla kişi zorla göç ettirildi.
“Beyaz Araplaştırma” ve Demografik Değişim
Raporda, bölgelerin kimliğini değiştirmeyi hedefleyen “İdari Araplaştırma” politikasına dikkat çekildi. Bu kapsamda:
Kerkük’te 10, Şengal’de 10 olmak üzere Kürtlere ait üst düzey idari makamların başka bileşenlere devredildiği,
Baas dönemindeki tarım sözleşmelerinin yeniden canlandırılarak Kerkük, Dakuk ve Sergeran’da Kürt çiftçilerin arazilerine dışarıdan getirilen Arapların yerleştirildiği,
Binlerce Arap ailenin gıda karnesi ve nüfus kayıtlarının Kerkük’e taşınması için girişimlerde bulunulduğu kaydedildi.
Mali İhmaller
Raporda yer alan mali veriler, Bağdat yönetiminin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ortaya koydu. Buna göre Irak Hükümeti, 2014, 2015 ve 2018–2021 yıllarında 140. Madde kapsamında hiçbir ödenek ayırmadı. Son 20 yılda harcanan 2,08 trilyon dinar, çözüm bekleyen 118 bin dosya ve hasarın büyüklüğü karşısında son derece yetersiz kaldı.
Uluslararası Süreç ve Yargı Kararları
Raporda, UNAMI’nin 2007–2017 yılları arasında sunduğu çok sayıda öneri ve raporun uygulanmadığına dikkat çekildi. Ayrıca Federal Mahkemenin 2017 tarihli 113 sayılı ve 2019 tarihli 71 sayılı kararlarının, 140. Maddenin iptaline yönelik girişimleri engellediği ve maddenin referandum aşaması tamamlanana kadar yürürlükte kalacağını teyit ettiği hatırlatıldı.
Medya ve Bilgi Ofisi’ne göre bu rapor, 140. Maddenin yalnızca anayasal bir hüküm değil, aynı zamanda barınma, tarih ve ulusal kimlik meselesi olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.