Cumhuriyet bir asrı geride bıraktı; daha uzun asırlar yaşasın. O bir asırlık ömrün üç çeyreğini bizzat yaşamış, önceki bir çeyreğini de kitaplar yanında siyasete meraklı yakın çevresinden de öğrenmiş biri olarak, her dönemle ilgili tespitler yapabilecek durumda olduğumu sanıyorum.
Özellikle de her dönemin basına bakışı söz konusu olduğunda…
Her yıl ‘Gazeteciler ve basın bayramı’ olarak kutlanan günde doğmuş olmamın da bunda payı var.
Öyle bir gün doğmakla kaderimin ‘gazeteci’ olarak belirlendiğine inanırım.
Gazeteciler, 24 Temmuz’u, İkinci Meşrutiyet’in ilan edildiği ve o güne kadar sıkı biçimde uygulanan ‘sansür’ün kalktığı gün olduğu için kutluyor…
Tarih kitapları o tarihten hemen önceki uygulamaları basın açısından hayırla yad etmezler…