İran, ABD ile İsviçre’de gece boyunca süren teknik görüşmelerde “büyük ilerleme” sağlandığını duyurdu. Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen temaslarda, Lübnan’daki çatışmaların durdurulması, yaptırımlar, nükleer dosya ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin güvenliği için yeni mekanizmalar kurulması gündeme geldi.
ABD ile İran arasında İsviçre’de yürütülen görüşmelerde kritik bir aşamaya geçildi. İran, gece boyunca süren teknik temaslarda “büyük ilerleme” sağlandığını açıkladı. Taraflar, geçen hafta varılan geçici mutabakatın ardından iki ay içinde daha kapsamlı bir barış anlaşmasına ulaşmaya çalışıyor.
İsviçre’nin Bürgenstock bölgesinde başlayan görüşmelerde, Katar ve Pakistan arabulucu ülkeler olarak masada yer alıyor.
ARAKÇİ: LÜBNAN SAVAŞINI BİTİRMEK İÇİN ÖNEMLİ İLERLEME SAĞLANDI
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, pazartesi sabahı yaptığı açıklamada Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunun özellikle Lübnan başlığındaki tansiyonu düşürdüğünü söyledi.
Arakçi, X hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Pakistan ve Katar’ın yorulmak bilmeyen arabuluculuğu, Lübnan savaşını sona erdirmek için büyük ilerleme sağladı.”
İranlı bakan, geçen hafta imzalanan mutabakatın ekonomik sonuçlarının da görülmeye başladığını belirterek, petrol ve petrokimya ihracatına yönelik yaptırım muafiyetleri, ablukanın kaldırılması, bazı dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve İran için yeniden inşa-kalkınma planı başlatıldığını duyurdu.
KATAR VE PAKİSTAN’DAN “CESARET VERİCİ İLERLEME” AÇIKLAMASI
Katar ve Pakistan da ortak açıklamalarında görüşmelerde “cesaret verici ilerleme” kaydedildiğini bildirdi.
Açıklamaya göre ABD ve İran, süreci denetlemek üzere “üst düzey bir komite” kurulması konusunda uzlaştı. Ayrıca nükleer başlıklar ve İran’a yönelik yaptırımlar için ayrı çalışma grupları oluşturulacak.
Lübnan’daki askeri operasyonların durmasını sağlamak ve olası ihlalleri önlemek için de bir “çatışmasızlık hücresi” kurulması planlanıyor.
HÜRMÜZ İÇİN İLETİŞİM HATTI KURULACAK
Görüşmelerde en kritik başlıklardan biri Hürmüz Boğazı oldu.
ABD ve İran, Hürmüz’deki deniz trafiğiyle ilgili yanlış anlaşılmaları ve kazaları önlemek için bir iletişim hattı kurulması konusunda anlaştı.
Son günlerde Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi trafiğinde toparlanma işaretleri görülse de akışın savaş öncesi seviyelerin hâlâ altında olduğu belirtiliyor.
Taraflar, enerji sevkiyatının yeniden güvence altına alınmasını geçici mutabakatın temel unsurlarından biri olarak görüyor.
GÖRÜŞMELER HAFTA BOYUNCA SÜRECEK
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, pazar günü İsviçre’ye gelerek Washington heyetinin başına geçti. Vance’in birkaç gün daha İsviçre’de kalması bekleniyor.
ABD heyetinde Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ve özel temsilci Steve Witkoff da yer alıyor. İran heyetine ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf başkanlık ediyor.
Taraflar arasındaki teknik görüşmelerin hafta boyunca devam etmesi planlanıyor.
GÜVEN EKSİKLİĞİ EN BÜYÜK ENGEL
Görüşmelerde ilerleme sağlansa da sürecin önünde ciddi engeller bulunuyor.
Bahrain merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nden Hasan Alhasan’a göre en büyük sorun taraflar arasındaki derin güvensizlik.
Alhasan, her iki tarafın da taviz vermeden önce karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirdiğinden emin olmak istediğini belirtti.
Bu nedenle görüşmelerde yalnızca anlaşmanın içeriği değil, adımların hangi sırayla atılacağı da kritik önem taşıyor.
LÜBNAN DOSYASI ANLAŞMANIN İLK TESTİ
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Lübnan başlığını sürecin “ilk gerçek testi” olarak tanımladı.
İran’a göre geçici mutabakatın kalıcı anlaşmaya dönüşebilmesi için İsrail’in Lübnan’dan çekilmesi belirleyici olacak.
Görüşmelere yakın bir yetkili de İsrail’in Lübnan’dan tamamen çekilmesinin sürecin ilerlemesi açısından kritik olduğunu söyledi.
Ancak İsrail, İsviçre’deki görüşmelerin tarafı değil.
Tel Aviv yönetimi ise Hizbullah’ın kuzey bölgelerine füze ve insansız hava aracı tehdidini sona erdirmeden Güney Lübnan’dan çekilmeye sıcak bakmıyor.
İSRAİL ÇEKİLME İÇİN LÜBNAN ORDUSUNU BAHANE EDİYOR
İsrail’in Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Danny Danon, İsrail ordusunun Güney Lübnan’dan ancak Lübnan ordusunun bölgeye yerleşmesi halinde çıkacağını söyledi.
Danon, “Bizim açımızdan önemli olan sahadaki gerçeklik” diyerek İsrail’in güvenlik koşulları oluşmadan çekilmeyeceği mesajını verdi.
İsrail'in saldırılarında Lübnan’da binlerce kişi hayatını kaybetti, bir milyondan fazla kişi yerinden edildi.
TRUMP’IN TEHDİTLERİ MASAYI GERMİŞTİ
Görüşmeler pazar günü zaman zaman kesilme noktasına geldi.
İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a ve bölgedeki vekil güçlere yönelik tehditleri nedeniyle görüşmeleri askıya alabileceğini duyurdu ancak süreç tamamen kopmadı.
Trump, Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapatılması halinde İran’a ağır sonuçlar doğuracak bir yanıt verileceğini söyledi.
ABD Başkanı ayrıca anlaşma sağlanmazsa Hürmüz trafiğinden ücret alınabileceğini de gündeme getirdi.
Bu açıklamalar, İsviçre’deki görüşmelerin ilk aşamasında tansiyonu yükselten başlıklardan biri oldu.
PETROL FİYATLARI GERİLEDİ
Görüşmelerde ilerleme sağlandığına ilişkin açıklamalar enerji piyasalarına da yansıdı.
Brent petrol pazartesi günkü erken işlemlerde yüzde 1,6 düşerek varil başına 79 dolar seviyesine geriledi.
Petrol fiyatları geçen hafta da yaklaşık yüzde 8 değer kaybetmişti.
Ancak piyasa uzmanları, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol ve LNG akışının normale dönmesinin aylar, hatta daha uzun süre alabileceğini belirtiyor.
KATAR’DAKİ PATLAMA ENERJİ RİSKİNİ HATIRLATTI
Diplomasi trafiğinin sürdüğü saatlerde Katar’da yaşanan patlama da enerji altyapısının kırılganlığını yeniden gündeme taşıdı.
Katar’ın ana iç gaz tesislerinden Barzan’da meydana gelen patlama ve yangında onlarca kişinin yaralandığı, 18 kişiden haber alınamadığı bildirildi.
KatarEnergy olayın Barzan gaz tedarik tesisinde meydana geldiğini duyurdu.
Katar hükümeti, 54 kişinin yaralandığını açıkladı.
Bu gelişme, ABD-İran geçici mutabakatının ardından üretimini artırmaya çalışan Orta Doğu enerji tesislerinin hâlâ ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu gösterdi.
ABD İÇİNDE ANLAŞMAYA ELEŞTİRİ VAR
Geçici mutabakat, ABD içinde de tartışma yaratıyor. İsrail’e yakın çevreler ve İran’a karşı sertlik yanlısı isimler, anlaşmanın Tahran’a fazla mali rahatlama sağladığını savunuyor.
Eleştiriler, İran’ın balistik füze programı ve Hizbullah gibi bölgesel müttefiklerine verdiği destek sınırlanmadan yaptırım muafiyetleri verilmesine odaklanıyor.
Trump ve Vance ise anlaşmanın İran’ın nükleer silah edinmesini engelleyeceğini, aynı zamanda enerji fiyatlarını düşüreceğini savunuyor.
VANCE: HER SORUNU ÇÖZMEYECEK AMA YARIN İÇİN ZEMİN KURACAK
JD Vance, pazar günü yaptığı açıklamada teknik görüşmelerin tüm anlaşmazlıkları hemen çözmeyeceğini söyledi.
Vance, bu sürecin tarafların ilk kez ekipler halinde masaya oturup en önemli başlıkları belirlemesine imkan vereceğini belirtti.
ABD Başkan Yardımcısı, “Bugün başlayan şey, her anlaşmazlığı çözmeyecek bir teknik müzakere sürecidir” mesajı verdi.
Vance’e göre amaç, tarafların önceliklerini belirlemek, kritik başlıkları çözmek ve daha iyi bir yarın için zemin hazırlamak.
2015 NÜKLEER ANLAŞMASI TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE
Savaş ve mutabakat karşıtları ise ABD’nin 2015 nükleer anlaşmasından daha iyi bir sonuç almasının zor olduğunu savunuyor.
2015’te İran ile dünya güçleri arasında varılan anlaşma 20 aylık müzakereler sonunda tamamlanmıştı.
Trump, ilk başkanlık döneminde bu anlaşmayı sert biçimde eleştirmiş ve 2018’de ABD’yi anlaşmadan çekmişti.
Bugünkü görüşmeler, Trump’ın daha önce karşı çıktığı diplomatik zemine benzer bir teknik müzakere sürecini yeniden gündeme taşıdı.
İKİ AYLIK KRİTİK TAKVİM
ABD ile İran arasındaki geçici mutabakat, taraflara iki aylık bir diplomasi penceresi açmış durumda.
Bu sürede Lübnan’daki çatışmaların durdurulması, Hürmüz trafiğinin güvence altına alınması, İran’a yönelik yaptırım muafiyetlerinin çerçevesi ve nükleer dosyanın teknik ayrıntılarının netleşmesi bekleniyor.
Ancak sahadaki en küçük kriz, görüşmeleri yeniden kopma noktasına taşıyabilir.
Bu nedenle İsviçre’deki süreç, yalnızca ABD-İran diplomasisi açısından değil; İsrail-Lübnan hattı, Hürmüz Boğazı, enerji fiyatları ve küresel enflasyon açısından da kritik önem taşıyor.