Herodot’un ‘Tarih’ini okuyalı çok oldu. Tavsiye ederim. Kitap kadri biliyorsanız pişman olmazsınız.
Herodot’un Tarih’indeki ‘tanrı piyasası’ dikkatimi çekmişti.
Yunan tanrılarından bahsediliyor. O tanrılara tahsis edilen tapınaklardan, adaklardan, kurbanlardan, bağışlardan, kahinlerden, kehanetlerden, tanrıların işlerinden bahsediliyor.
Yunanlılarla Mısırlıların müşterek tanrılarından da bahsediliyor.
Kitap elimin altında olsaydı misal verirdim.
Yunan’da ismi ayrı, Mısır’da ismi ayrı fakat aslında aynı tanrı.
İslam öncesi Arap tanrılarına malumat olarak daha yakın sayılırız. Yani bilgilerimiz daha taze.
Cahiliye Araplarının meşhur tanrıları Hübel ve kızları Lat, Menat, Uzza’nın da arkasında bir kültür var.
Hübel’in Babil’deki Baal’den dönüştüğüne dair rivayetlere rastladım. Lat’ın eski Yunan’daki Athena’ya tekabül ettiği söyleniyor. Nebatiler üzerinden Hicaz’a intikal etmiş. Uzza’yı Afrodit’le, Venüs’le ilişkilendirenler olmuş.
Tabii tanrıların kendi başlarına bir kuvvetleri yok. Onlara güç ve kuvveti insanlar yakıştırıyor.
Savaşa gideceksen Afroditle falan uğraşmazsın. Adağını Athena’ya veya Romalı’ysan Mars’a adarsın.
Cahiliye Arapları, diğer üç dişi tanrının babası olduğunu düşündükleri Hübel’in huzurunda fal oklarıyla fal bakıyorlar. Demek ki fal o devirde çok önemli.
Uzza bereket, Menat ise kader tanrıçası.
Nebatiler Menat’a eski Yunan’ın Nemesis’e izafe ettikleri güçleri ve meziyetleri izafe ediyorlar. Demek ki talihin dağıtıcısı olarak görüyorlar.
İnsan zihni, insan muhayyilesi tanrılara ihtiyaçlarına göre kuvvetler izafe ediyor.
Yeni bir ihtiyaç doğmuşsa yeni bir tanrı da vücuda getirilebilir.
Helvadan put yapıp tapınmak muhtemelen ıssız yerlerde, çöllerde acil ihtiyaçtan dolayı müracaat edilen bir tedbir.
Bunlar eski, ilkel insanların inanışları. Biz şimdi ilerledik. Dinler de çok tanrıcılıktan, paganizmden tek tanrı inancına doğru tekâmül etti. Yok artık eski batıl itikatlar, demeyin sakın.
Batıl itikatların hemen hepsi yerli yerinde duruyor.
Fal baktırmak, evrenle enerji mevzularına dalmak, yıldızlarla meşgul olmak gibi piyasası hiçbir zaman düşmeyen işleri kastetmiyorum.
Durum bu işlerin çağrıştırdığından daha ciddi.
Tamam, diyelim dinler evrildi evrildi tek tanrı seviyesine geldi.
O tek tanrı hakkında nasıl bir düşünceniz var?
Ona ne gibi güçler yakıştırıyorsunuz?
Mesela, muasır medeniyet seviyesine uygun olarak, muasır yöntemlerle, ortaklık yoluyla veya rüşvetle, iltimasla bir ihaleyi kazandınız.
Tabii dua etmeyi ihmal etmiyorsunuz.
“Hamdolsun, ihaleyi aldık.”
Muhtemelen ‘tek tanrı’ya hamd ettiğinizi düşünüyorsunuz.
Antik dinlerde ‘ihale tanrısı’ diye bir tanrı var mıydı? İşitmedim öyle bir şey.
İnandığınız ‘tek tanrı’ size gayrimeşru yoldan ihale kazandırdı.
Demek o tek tanrı ile gayrimeşru alanlarda iş birliği yapabiliyorsunuz.
Muhtemelen siyasette de sizi veya sizin partinizi destekliyor.
Partili bir ‘tek tanrı.’
Bu durum antik çok tanrılı devirlerden çok da ileri sayılmaz, ne dersiniz?
Geçen hafta (4 Mart Çarşamba) “Siyonistlerin tanrısı acaba çocukları öldürenlere mi yoksa ihtiyarları öldürenlere mi daha çok sevap yazıyor?” diye sormuştum.
Aynı günlerde Beyaz Saray’da Siyonistlerin tanrısıyla ilgilendirilebilecek bir ayin yapıldı.
Müşterek tanrılar sadece eski Yunan, Mısır veya Arap kültürlerine mahsus değil.
Evanjelistlerle Siyonistler arasında da benzer bir müştereklik teşekkül etmiş görünüyor.
Evenjelist papazlar kadınlı erkekli Trump’ın etrafına toplanmışlar.
Papazların biri ayine liderlik ediyor. Ellerini Trump’a dokundurabilenler dokunuyor, uzaktakiler başlarını eğiyor ve lider olan ‘pastör’ün söylediklerini tekrar ederek huşu içinde ayini tamamlıyorlar.
İnandıklarını söyledikleri ‘tek tanrı’dan ABD Başkanı Trump’a lütufta bulunmasını ve Trump’ı korumasını istiyorlar.
Aynı şeyi askerler için de istiyorlar.
‘Tanrı altında tek ulus’ referansıyla ayini bitiriyorlar.
Yani, ‘tanrı’dan Gazze’de ve İran’da çocuk öldüren askerlere yardım etmesini istiyorlar.
Demek ki insanlar, her iş için uygun tanrı geliştirebiliyorlar.
Bunu Beyaz Saray’da bile yapıyorlar.
Beyaz Saray’da başladı; adet buralara yayılmasa bari!