DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda Türkiye’nin sınır ötesi politikalarını ve İmralı ile yürütülen süreci değerlendirdi. Bakırhan, son dönemdeki askeri ve siyasi hareketliliğe dikkat çekerek, devlet aklını "tarihi bir yol ayrımına" davet etti.
"HAKAN FİDAN’A SORUYORUZ: STRATEJİK İTTİFAK MI, ÇATIŞMA MI?"
Konuşmasında doğrudan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı hedef alan Bakırhan, Şengal, Maxmur ve Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki gelişmelere işaret ederek şu uyarıyı yaptı: “Uyarıyoruz: Irak ne Libya’ya ne Suriye’ye benzer. Irak’taki hareketlenme, Suriye’den İran’a, Yemen’den Lübnan’a kadar geniş bir coğrafyayı etkiler. Peki, böyle bir ortamda Türkiye nasıl bir pozisyon almalı? Türkiye, etnik ve inançsal fay hatlarını tetikleyen senaryolardan uzak durmalı.”
Bakırhan'ın açıklamalarının devamı şu şekilde:
Sayın Fidan’a açıkça soruyoruz: Şengal’de, Maxmur’da ve Federe Kürdistan Bölgesi’nde yeni hesaplar mı devreye sokmak istiyorsunuz? Eğer böyleyse bu yaklaşım hem barış sürecine hem de 86 milyonun geleceğine karşı yapılan en büyük yanlış olur. Aksine yapılması gereken, Kürtlerle stratejik ve tarihi ittifaklar kurmaktır. Birlikte büyümektir. Bu konuda somut bir teklifimiz var: Emperyalist kışkırtmalara ve savaş planlarına karşı Demokratik Orta Doğu Birliği’ni öneriyoruz.
15 Şubat, bugün bile devlet aklı ve Türkiye siyaseti tarafından çözümlenmeyi bekleyen büyük bir komplodur. Bugüne kadar kaybedilen tam 27 yıl var. Sadece Kürtler değil, Türkler de kaybetti. Sonuç olarak Türkiye kaybetti. Oysa 27 yıldır İmralı Adası’nda bir çözüm iradesi var. Bu irade, 15 Şubat komplosunu 27 Şubat çağrısıyla boşa çıkarmıştır. Bu komplocu akıl, Rojava’ya saldırılarla devam ettirilmek istendi. Sayın Öcalan, bu sürece müdahale ederek Arap-Kürt savaşının önüne geçti ve 2. uluslararası komployu da boşa çıkardı.
Şimdi biz de soruyoruz: 22 Ekim’de kendisine barış çağrısı yapıldı mı? Yapıldı. 27 Şubat çağrısıyla 52 yıllık çatışmalı ortamı tek seferde bitirdi mi? Bitirdi. Milyonlarca insan “siyasi irademdir” diyor mu? Diyor. Fikirleri sadece Kürtler tarafından değil; fikirleri yakından takip ediliyor mu? Ediliyor. Bu bir yılda Sayın Öcalan, süreci şiddet ve ayrışma zemininden demokratik siyaset ve toplumsal zemine geçirmiştir. Bu müzakere yeteneği ve gücü inkâr edilemez.