Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanı Muhammed İsmail, Suriye’nin geleceği için en uygun yönetim modelinin federalizm olduğunu belirterek, Kürtlerin anayasal ve siyasi haklarının güvence altına alınması gerektiğini söyledi. İsmail, federalizmin mümkün olmaması halinde güçlü bir adem-i merkeziyetçi modelin uygulanabileceğini ifade etti.
Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanı ve Suriye Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-S) Genel Sekreteri Muhammed İsmail, Rûdaw TV’den Dilbixwin Dara’nın sorularını yanıtladı. ENKS Başkanı İsmail Kürtlerin Suriye’nin geleceğine ilişkin temel yaklaşımının federalizm olduğunu söyledi.
“Suriye için en iyi sistem federalizmdir”
İsmail, “Kürtlerin temel duruşu, federalizmin Suriye için, ülkenin sorunlarını çözmek ve kalkınmak adına en iyi sistem olduğudur” dedi.
Federalizmin ayrılık anlamına gelmediğini savunan İsmail, Birleşik Arap Emirlikleri’ni örnek göstererek, farklı emirliklerin federal bir yapı altında birleştiğini ve bu sistemin ülkenin ilerlemesine katkı sağladığını belirtti.
Ancak mevcut siyasi koşullarda federalizmin hayata geçirilmesinin mümkün olmaması halinde adem-i merkeziyetçi modellerin değerlendirilebileceğini söyleyen İsmail, yerel yönetimlerin yetkilerinin genişletilmesini önerdi.
İsmail, mevcut 107 Sayılı Yasa’nın genişletilebileceğini belirterek, valilerin merkezi hükümet tarafından atanması yerine yerel halk tarafından belirlenmesi gibi düzenlemelerin hayata geçirilebileceğini ifade etti.
“Anayasa için tüm seçeneklere hazırız”
ENKS’nin yeni Suriye anayasasına ilişkin hazırlık yaptığını belirten İsmail, örgüt bünyesindeki hukuk ofisinin anayasa, adem-i merkeziyetçilik ve federalizm konusunda öneriler hazırladığını söyledi.
İsmail, hangi modelin mevcut aşamada daha uygun olduğuna ilişkin değerlendirmelerin sürdüğünü belirterek, “Kendimizi her türlü senaryoya hazırladık” dedi.
ENKS’nin temel hedefinin yalnızca siyasi makamlara sahip olmak olmadığını vurgulayan İsmail, Kürtlerin gerçek bir siyasi ortak olarak tanınmasını istediklerini söyledi.
“Gerçek ortaklık, Kürt olduğun için sana hakkının teslim edilmesidir” diyen İsmail, hükümet makamlarının da kişilere değil, Kürt temsiliyetine verilmesi gerektiğini ifade etti.
“Kürdistan isminden vazgeçmeyeceğiz”
PDK-S’nin adındaki “Kürdistan” ifadesine ilişkin tartışmalara da değinen İsmail, partinin gelecek kongresinde bu ismin değiştirilmesinin söz konusu olmadığını söyledi.
İsmail, “Hiç değiştirmeyeceğiz, bu konuda hiçbir şüphe yoktur” diyerek partinin “Suriye Kürdistan Demokrat Partisi” adını koruyacağını belirtti.
“Rojava” ifadesinin tek başına kullanılmasından da rahatsızlık duyduklarını söyleyen İsmail, kendilerinin “Rojava Kürdistanı” ifadesini kullandığını dile getirdi.
Parlamentodaki 12 Kürt vekilden 6’sı ENKS üyesi
Suriye Parlamentosu’ndaki Kürt milletvekillerine ilişkin bilgi veren İsmail, parlamentoda bulunan 12 Kürt vekilden 6’sının ENKS üyesi olduğunu açıkladı.
ENKS ve PDK-S’nin parlamentodaki temel hedeflerinin Kürtlerin haklarını savunmak ve Suriye’deki diğer toplumsal bileşenlerle ilişkiler kurmak olduğunu belirten İsmail, Kürtlerin Suriye’yi bölmek istemediğini anlatmanın da önemli olduğunu söyledi.
İsmail, parlamentodaki Kürt milletvekillerinin yalnızca Kürtlerin değil, genel olarak Suriye halkının temsilcileri olarak hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
“Kürtçe Suriye’nin dillerinden biri olmalı”
Kürtçe meselesinin ENKS’nin temel taleplerinden biri olduğunu belirten İsmail, Kürtlerin kendi dillerinde eğitim alma hakkının anayasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini söyledi.
İsmail, Kürtçe eğitimin yalnızca dil öğrenimiyle sınırlı olmaması gerektiğini belirterek, Kürt tarihi, edebiyatı, kültürü ve diğer alanların da tanınmasını istedi.
13 Sayılı Kararname’nin Kürt dili açısından yeterli olmadığını savunan İsmail, Kürtçenin eğitim dili olarak kullanılmasını ve Suriye’nin dillerinden biri olarak anayasal güvenceye alınmasını talep etti.
“Kürt dili bu ülke için bir zenginliktir” diyen İsmail, Kürtlerin kendi dilleriyle eğitim alabilmesinin temel taleplerinden biri olduğunu vurguladı.
“Kürtler ortak bir tutum oluşturmalı”
Özerk Yönetim ile ilişkilerine de değinen İsmail, ENKS’nin Özerk Yönetim kurumlarına katılmadığını ancak Kürtlerin ortak bir siyasi tutum geliştirmesi gerektiğini söyledi.
Kürtler arasındaki anlaşmazlıkların merkezi hükümetin işine yaradığını savunan İsmail, ENKS’nin gelecekte bir “pakt veya cephe” aracılığıyla ortak çalışmalar yürütmeye hazır olduğunu belirtti.
İsmail, “Görüş ayrılıklarımız çok olsa da birlikte olmaya mecburuz” diyerek, Kürtlerin yeni Suriye’de ortak bir siyasi tutum geliştirmesi gerektiğini ifade etti.
Mazlum Abdi ile işbirliği mesajı
DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile geçmişte çok sayıda görüşme gerçekleştirdiklerini belirten İsmail, taraflar arasında zaman zaman sert tartışmalar yaşansa da iletişim kanallarının açık kaldığını söyledi.
İsmail, farklı dönemlerde ABD, Fransa, İngiltere ve Mesud Barzani’nin de katıldığı toplantılarda bir araya geldiklerini belirterek, bu görüşmelerin Kürtler arasındaki gerilimin azaltılmasına katkı sağladığını ifade etti.
“Aramızdaki hat her zaman açıktır ve hiç kapanmadı” diyen İsmail, Kürtlerin çıkarına olan konularda gelecekte de birlikte çalışabileceklerini söyledi.
“Kürtler yeni Suriye’nin ortakları olmalı”
İsmail, Suriye’de yaşanan siyasi değişimin ardından Kürtlerin ülkenin geleceğinin dışında kalmaması gerektiğini belirterek, çok kültürlülük, çok partililik ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınmasını istedi.
Kürtlerin temel hedefinin yalnızca belirli makamlara sahip olmak olmadığını vurgulayan İsmail, anayasal, siyasi, kültürel ve dil haklarının güvence altına alındığı gerçek bir ortaklık istediklerini kaydetti.