Çözüm sürecine itiraz bildirisi

.

Aralarında sivil toplum temsilcilerinin, emekli büyükelçilerin, akademisyenlerin, gazetecilerin ve sanatçıların yer aldığı geniş bir grup tarafından imzalanan bildiride, “Terörsüz Türkiye” adıyla yürütülen sürece itiraz edildi. “Türk Milleti Hayır Diyor” başlığıyla yayımlanan metinde, PKK ile yürütülecek müzakere ve olası hukuki düzenlemelerin “teslimiyet” anlamına geleceği savunuldu.

Milliyetçi ve Atatürkçü çevrelerden çok sayıda isim, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” ve “çözüm süreci” olarak tartışılan girişimlere karşı ortak bildiri yayımladı.

“Biz Türk Milletiyiz, Hayır Diyoruz” çağrısıyla duyurulan bildiride, Anayasa’nın vatandaşlık tanımının ve devletin ülkesiyle bölünmez bütünlüğü ilkesinin korunması istendi.

Metinde ilk aşamada 241 kişinin imzasının bulunduğu belirtilirken, yayımlanan imza listesindeki numaralandırmanın 242’ye kadar ulaştığı görülüyor. İmzacılar arasında eski bakanlar ve milletvekilleri, emekli büyükelçiler, emekli askerler, hâkim ve savcılar, akademisyenler, gazeteciler, sanatçılar ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri bulunuyor.

İMZACILAR ARASINDA KAMUOYUNUN TANIDIĞI İSİMLER VAR

Bildiriyi imzalayanlar arasında KARAR yazarı Prof. Dr. İskender Öksüz, Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Hamit Köse, eski TBMM Başkanvekili Uluç Gürkan, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt, Millî Düşünce Merkezi Genel Başkanı Hakan Paksoy ve Türkiye-Azerbaycan Dostluk Derneği Başkanı Kürşat Karacabey yer aldı.

Türk Dil Kurumunun eski başkanlarından Prof. Dr. Bican Ercilasun, Türk Devletleri Teşkilatı Kurucu Genel Sekreteri ve emekli Büyükelçi Halil Akıncı, eski bakanlardan Namık Kemal Zeybek, Oktay Vural, Enis Öksüz ve Ramazan Mirzaoğlu da imzacılar arasında gösterildi.

Listede emekli büyükelçiler Osman Durak, Ümit Yardım ve Erkan Aydemir’in yanı sıra emekli generaller, eski milletvekilleri, avukatlar, öğretim üyeleri ve gazetecilerin de isimleri bulunuyor.

ANAYASA’NIN 66’NCI MADDESİNE VURGU

Bildiride, Anayasa’nın 66’ncı maddesindeki “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” hükmü hatırlatıldı.

Siyasi tartışmalarda kullanılan “Türk, Kürt, Arap” ayrımına itiraz edilen metinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak kimliğinin “Türk milleti” olduğu savunuldu:

“Hepimiz Türk’üz ve ‘Türk, Kürt, Arap’ söylemlerine ‘Hayır’ diyoruz.”

Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” sözünün de aktarıldığı bildiride, millî egemenliğe herhangi bir ortak getirilmesine karşı çıkıldığı ifade edildi.

“ÜLKENİN BÖLÜNMESİNE YOL AÇACAK GİRİŞİMLERE HAYIR”

Bildiride Anayasa’nın başlangıç bölümündeki Türk millî menfaatleri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, Atatürk milliyetçiliği ile ilke ve inkılaplarına ilişkin hükümlere de yer verildi.

İmzacılar, çözüm süreci kapsamında atılacak adımların Türkiye’nin üniter yapısını zayıflatabileceğini savunarak, “ülkenin bölünmesine yol açacak her türlü girişime” karşı olduklarını belirtti.

Metinde, sürecin kapsamı veya henüz yasalaşmamış düzenlemelerin içeriğine ilişkin ayrıntılı bir hukuki değerlendirmeden ziyade, millî kimlik ve devletin bütünlüğü üzerinden siyasi itirazlar dile getirildi.

“PKK İLE GÖRÜŞME VE PAZARLIĞA HAYIR”

Bildiride PKK için yalnızca “terör örgütü” ifadesinin kullanılmasının yetersiz olduğu savunularak, örgütün “bölücü terör örgütü” olarak tanımlanması gerektiği belirtildi.

“Terörsüz Türkiye” adı altında Abdullah Öcalan’ın ve PKK’nın siyasi uzantısı olarak değerlendirilen çevrelerin muhatap alınmasına itiraz edilen metinde şu ifadelere yer verildi:

“Dolayısıyla ‘Terörsüz Türkiye’ denilerek bölücü elebaşılarıyla ve onların siyasi uzantılarıyla görüşmeler ve pazarlıklar yapılmasına ‘Hayır’ diyoruz.”

Bildiride kullanılan “siyasi uzantı” ve benzeri tanımlamalar imzacıların değerlendirmesini yansıtıyor.

“YENİLEN ÖRGÜTLE PAZARLIK TESLİMİYETTİR”

Ortak açıklamada, güvenlik güçlerinin uzun yıllar süren mücadelesi sonucunda PKK’nın mağlup edildiği ileri sürüldü.

Örgütle bu aşamadan sonra müzakere yapılmasının “teslimiyet” olacağı savunularak şu görüş dile getirildi:

“Türk güvenlik güçleri on binlerce şehidi ve gazisiyle mücadele ederek PKK’yı mağlup etmiştir. Yenilen düşmanla pazarlık yapmak teslimiyettir. Türk milleti olarak teslimiyete ‘Hayır’ diyoruz.”

Metinde, çözüm sürecini destekleyen çevrelerin dile getirdiği çatışmaların kalıcı biçimde sona erdirilmesi ve demokratik siyaset alanının genişletilmesi yönündeki görüşlere ise yer verilmedi.

ÖCALAN’IN MUHATAP ALINMASINA VE OLASI AFFA İTİRAZ

Bildirinin son bölümünde Abdullah Öcalan’ın sürecin taraflarından biri olarak kabul edilmesine karşı çıkıldı.

Öcalan’a herhangi bir hukuki veya siyasi statü verilmesinin kabul edilemeyeceği savunulan açıklamada, PKK mensuplarına yönelik olası af veya ceza indirimi düzenlemeleri de eleştirildi:

“On binlerce insanımızın katili olarak hüküm giymiş bulunan bölücübaşının muhatap alınması, ona statü verilmesi, şu veya bu şekilde bölücü terör mensuplarının affedilmesi hiçbir devlet kuruluşuna, hiçbir partiye ve gruba onur ve itibar kazandırmaz.”

Bildirinin sonunda, “Biz Türk milletiyiz ve hayır diyoruz” ifadesi tekrarlandı.

BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMALARININ ARDINDAN GELDİ

Bildirinin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” süreci ve hazırlanan çerçeve yasaya verdiği desteği yeniden açıklamasının ardından yayımlanması dikkat çekti.

Bahçeli, çerçeve yasaya ilk imzayı attığını belirterek süreci “devlet projesi” olarak nitelendirmiş; Abdullah Öcalan için umut hakkı, Selahattin Demirtaş için tahliye ve görevden uzaklaştırılan bazı belediye başkanları için göreve dönüş çağrısında bulunmuştu.

Güncel Haberleri

"Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalı"
Çerçeve yasanın teklifinin kapsamı ve maddelerin tamamı
Otomobil, İETT otobüsüne çarptı: 3 ölü
Bahçeli: Attığımız imza bin yıllık kardeşliği tescilledi, Demirtaş evine dönsün
TBMM Başkanı Kurtulmuş "çerçeve yasayı" imzaladı