Bir Roma öyküsü; tarihten…

Fehmi Koru

Cassius Dio (MS 155-229) memleketlimiz sayılır. Milattan 150 yıl kadar sonra bugünün Kocaeli sınırlarından Roma’ya göçen bir aileye doğmuş, o dönemin dünya imparatorluğunda senatör olarak hizmet vermiştir.

Dio’nun hayatı Roma’nın kıtalara yayılan sınırlarının giderek küçülmeye başladığı döneme denk düşüyor. Dio da, çok geçmeden çökecek karanlığın hemen öncesinde, ülkesinin kurulduğu günden MS 229 yılına kadar uzanan 983 yıllık zengin tarihini, bir bölümü günümüze kadar ulaşan yazımı 22 yıl sürmüş 80 ciltlik bir kitaba konu yapmış…

Kendi döneminde yaşananlara tanıklığını da ihmal etmeyerek…

Roma’da İmparator Commodus zamanında kendisinin de seyircileri arasında yer aldığı iki hafta sürmüş bir gösteriyi aktarıyor tarihinde Dio.

Tribünlerde ön sıralarda ülkenin yönetici sınıfını teşkil edenler oturmakta. Kadınlar ve köleler ise olan biteni izlemekte zorlandıkları arka sıralara layık görülmüşler…

İki hafta boyunca, güçlü görünmek için Herkül kıyafetine bürünmüş halde Kollezyum’a çıkan Commodus, öldürmesi için sunulan vahşi hayvanları kılıcı veya ok-yayıyla öldürmektedir. Zaman zaman da, -herhalde tehdit için veya gücünün sınırı olmadığını göstermek için- oklarını seyirci balkonlarına da göndermektedir.

En ön sıralarda oturan senatörlere doğru…

Yaşananları tarihinde şöyle aktarıyor tarihçimiz:

“Aynı doğrultuda biz senatörlere başka bir şey daha yaptı; bu da bize gerçekten birazdan öleceğimizi düşünmek için iyi bir sebep verdi. Şöyle ki: Bir devekuşunu öldürdü, başını kesti ve oturduğumuz yere geldi; sol elinde kesik başı, sağ elinde ise kana bulanmış kılıcı tutuyordu. Hiçbir şey söylemedi; fakat sırıtarak kendi başını salladı ve bize de aynısını yapacağını açıkça belli etti.

Gerçekten de, eğer ben kendi çelengimden birkaç defne yaprağı koparıp çiğnemeye başlamasaydım ve yanımda oturan diğerlerini de bunu yapmaya ikna etmeseydim, ona güldüğümüz için (çünkü içimizi kaplayan şey korku ya da sıkıntı değil, kahkahaydı) pek çoğumuz oracıkta kılıçla öldürülmüş olabilirdik. Böylece sürekli ağzımızı oynatarak güldüğümüzü gizleyebildik.”

Aradan neredeyse 2000 (ikibin) yıl geçmiş olmasına rağmen dünyaya memleketlimiz Dio’nun gözüyle bakmaya çalıştığımda, ‘imparator’ sıfatı taşımasalar bile öyle imişler gibi davranan çağdaş Commodus’lar görüyorum günümüzde…

Cumhuriyet mi imparatorluk mu kararını kuruluşu üzerinden 250 yıl geçmiş olmasına rağmen verememiş görünen ABD gibi bir ülkenin başında olması gerekmiyor çağdaş Commodus’un…

Bölgemizdeki büyüklü-küçüklü devletlerin liderleri de utanmasalar Herkül pozuna bürünecekler. Vahşi hayvanlar üzerinden mesaj vermek bir tarafa, insanların hayatları ile alenen oynayarak güç gösterisi yapabiliyor günümüzün bazı liderleri…

Netanyahu’nun İsrail’deki tavırları, ikibin yıl öncesi Roma İmparatorluğu’nun başındaki Commodus’un kendi yönetim kadrosunu tahdit amacıyla yaptığından çok mu farklı?

Gazze’ye, Batı Şeria’ya, Lübnan’a vahşi hayvanlara saldırır gibi saldırıyor İsrail…

Roma’nın derdi imparatorluğunun sınırlarını genişletmekti; bütün Avrupa’yı, Yakın Doğu’yu topraklarına katması yetmezmiş gibi, daha uzaklara da uzanmak istiyordu Roma…

Çağdaş Commodus’lar iktidardaki varlıklarını sürdürebilmek için güçlü görünmek zorunda hissediyorlar kendilerini; günümüzde Herkül pozu vermeleri gerekmediği için o pozun yerini tutacak tavırlara bürünüyor, normalde yapmamaları gereken icraatlara sapmaktan kaçınmıyorlar…

ABD’nin İsrail’in peşine takılarak başlattığı İran savaşının taraf ülkelere neye mal olduğunu az çok biliyoruz; karşı tarafı masaya gelmeye razı etmek için milyarlarca dolar heba edildi.

Üç devleti aşan maliyetleri de var savaşın. Körfez ülkeleri de hiç beklemedikleri türden zararlar gördüler. Komşu ülkelere ek olarak dünyanın dört bir tarafındaki ülkelerde bile hissedildi savaş ve ekonomilere yüklediği maliyet…

Commodus zayıflamaya yüz tutmuş, geniş coğrafyasını elde tutamayacak duruma düşmüş bir dönemin imparatoruydu ve yerini koruyabilmek, birkaç kez darbelere muhatap olmuş seleflerinin durumuna düşmemek için çareyi etrafını korkutma yoluna başvurmakta bulmuştu.

Çare olabildi mi o yöntem?

Tarih kitapları Commodus’un başarılı olmadığını söylüyor…

Dönem tarihçisi Cassius Dio da, devletin diğer yöneticilerini korkutmak amaçlı şölen düzenlemiş olan imparatorun sonunu yazmaktan mutlu görünüyor…

Kellelerini kaybetmemek için gülmekten kendilerini alamadıkları halde oturdukları yerde sürekli defne yaprağı çiğneyerek şölende kahkahalarını saklamışlardı senatörler, Dio’nun teşvikiyle…

Demokrasi iddialı günümüz ülkelerinde çağdaş Commodus’lar göz yaşlarına sebep oluyorlar; halklarının aslında defne yaprağı -veya günümüzde çiklet- çiğneyerek kahkahalarını gizlediklerini bir bilseler…

Zorlamayı fazla uzatınca kullandıkları şiddet gülünç kaçıyor çünkü…